Kurtulmuş'tan Trump’a PYD ve Gülen çağrısı

Kurtulmuş'tan Trump’a PYD ve Gülen çağrısı

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Trump'a çağrıda bulunarak, ‘Gülen'in iadesini ve PYD'ye verilen desteklerin sona erdirilmesini istiyoruz’ dedi.

Bakanlar Kurulu sonrası konuşan Kurtulmuş, Türkiye'nin egemenliğin nasıl kullanılacağıyla ilgili bir tartışması olmadığını öne sürerek: “Bu egemenlik nasıl kullanacaktır. Egemenlik seçkin bir zümre tarafından bir kişi tarafından kullanılırsa buun adı başka bir şeydir, egemenlik millet tarafından kullanılırsa bunun adı Cumhuriyet'tir. Bu tartışma anayasa metninde yer almamaktadır. Türkiye Cumhuriyet, rejim tartışmasını 1923'te sonlandırmıştır dolayısıyla bu konunun altının çizilmesinin önemli olduğu kanaatindeyim” dedi.

Dün itibariyle yürürlüğe giren KHK'ların diğer bir konuları olduğunu ifade eden Kurtulmuş şunları söyledi: “Bu kararnamelerle ilgili önemli bulduğumuz birkaç hususun altını çizmek isterim. Bunlardan birincisi OHAL işlemlerinin inceleme komisyonunun kurulmuş olması. Yani işten atılanlar, açığa alınanlar, kapatılan dernekler... Bu alanlarda alınan tüm kararlarla ilgili bir itiraz mercii, ve bu kararların gözden geçirileceği bir komisyonun kurulması kararlaştırılmıştır. Bu komisyonunun 2 yıl kurulması kararlaştırılmıştır, bu çalışma takvimi Bakanlar Kurulu'nca uzatılabilecektir. Birtakım hatalı kararlar alınmışsa, düzeltilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk sürecidir, objektif bir şekilde yürütüleceğine inanıyoruz. Yine önemli bulduğumuz bir diğer husus gözaltı süresinin indirilmesi. FETÖ ile bağlantılı kişilerin ciddi bir takip sonrası alınan bu kararla, avukatlarıyla görüşme yasağı kaldırılacaktır işlem 7 günde yapılacaktır.”

‘TÜM GAZİLER EŞİT HAKLARDAN YARARLANACAK’

Bu kararnameyle 367 kişinin ihraç edildiğini, 124 kişinin ise göreve iade edildiğini söyleyen Kurtulmuş: “Bu KHK'larla beraber getirdiğimiz önemli hususlardan bir tanesi de gazilerin tümünün arasındaki farkların kapatılarak tüm gazilerin yararlanacağı hakların ortaya konmasıdır. Terörle mücadele sırasında herhangi bir uzvunu kaybetmişse 2157 liraya kadar gazilik maaşı alacaktır. Yaralanmanın derecesine göre 6 kademeyle bütün gazilerimiz bu kapsama alınmıştır. Hayırlı uğurlu olsun. Böylece OHAL'in daha düzgün işletilmesi hem de birtakım idari kararların alınması bakımından bu KHK'lar önemlidir” diye konuştu.

‘ASTANA GÖRÜŞMELERİNDEN ADİL BİR SONUÇ ÇIKMASINI BEKLİYORUZ’

Bir diğer önemli konunun Astana görüşmeleri olduğunu belirten Kurtulmuş şunları söyledi: “Türkiye olarak uzun bir süredir Suriye barışının sağlanması için ilgili muhataplarla ikili görüşmeler yapıyoruz. Bu görüşmeler sonucunda Astana görüşmeleri ortaya çıkmıştır. Suriye halkı çok çekmiştir, son derece acımasız, son derece kanlı ve maliyeti çok yüksek bir savaşla karşı karşıya kaldık. Tarih, medeniyet ortadan kaldırıldı ve yaklaşık 13 milyon Suriyeli ya Suriye içerisinde ya da Suriye dışında evsiz, göçmen, mülteci haline geldi. Artık bu ağır tabloyu geriye çevirmek, Suriye halkının isteyeceği adil ve kalıcı bir barışı sağlamak tüm uluslararası camianın sorumluluğudur. Astana görüşmelerinden adil sonuç çıkmasını temenni ediyorum.”

TRUMP'A ÇAĞRI: GÜLEN'İ İADE EDİN, PYD'YE DESTEĞİ SONA ERDİRİN

Bir başka önemli konularının da ABD'deki yönetim değişikliği olduğunu ifade eden Kurtulmuş “20 Ocak'ta bütün dünyanın izlemiş olduğu bir devir teslim töreniyle Sayın Trump göreve başlamıştır. Ümit ederiz ki hem Ortadoğuda barışı sağlayacak perspektiflere sahip olsun hem de dünya barışını sağlayacak sorumluluklar alsın. Eski yönetim zamanında tekrarlanan hataların tekrarlanmayacağı ümidindeyiz. Bu çerçevede Trump yönetiminden özellikle Türkiye-ABD ilişkilerinin yeniden güçlendirmek bakımından iki konuda görüşlerini gözden geçirmelerini temenni ediyoruz. Biri, 15 Temmuz'da bu halka karşı suç işlemiş olan Gülen'in Türkiye'ye iadesi ve bu süre içerisinde hala orada oturuyor ama uluslararası network'ünü kullanıyor. Hem bunun iadesiyle ilgili sürecin başlatılması hem de bu süre içerisinde kendi örgütüyle haberleşmesinin önüne geçilmesi ABD'nin yeni yönetiminden en temel isteğimizdir. İkinci mesele ise PYD'ye verilen desteklerin sona erdirilmesi. Bölgede birkaç bin militandan ibaret olan bu silahlı örgütün bölgedeki istikrarsızlığın temel unsuru halinde açıktır. Türkiye'ye karşıt terör faaliyeti yürüten bu örgüte destek vermekten vazgeçmesidir. Bu iki konudaki gelişmeler, Türkiye-ABD arasındaki ilişkilerin yeniden güçlenmesine fayda sağlayacak” dedi.

KURTULMUŞ: MERKEZ BANKASI BAĞIMSIZ BİR KURULUŞTUR

Kurtulmuş açıklamaları sonrasında gazetecilerin sorularına cevap verdi. 

‘Başından beri faiz artırımına karşı çıkıyorsunuz ancak bağımsız enstrümanlarından da bahsediyorsunuz’ sorusuna cevap veren Kurtulmuş “Merkez Bankası para politikaları kurulunu düzenli olarak topluyor bu olağanüstü bir durum değil. Türkiye'nin bir ekonomi politikası var, Merkez Bankası bağımsız bir kurumdur. Para politikaları konusunda kullanabileceği çok sayıda enstrüman var. Biz de hükümet olarak kendi ana politikamız konusunda görüşlerimizi söyleriz, vereceği kararı bekleriz” dedi.

‘Referandumdan önce OHAL'in kaldırılmasını düşünüyor musunuz? Bir de CHP'nin itirazları söz konusu’ sorusuna ise Kurtulmuş şöyle cevap verdi: “Meclis'e teşekkür ederek başlayalım. 9 Ocak'tan itibaren çok yoğun bir mesai harcandı. Sabahlara kadar büyük bir mesai harcandı dolayısıyla CHP'nin birtakım mazeretler üretmesine gerek yok. Meclis kararını verdi. Bundan sonra Meclis'in yapacağı bir şey yoktur CHP'li arkadaşlar boşuna heveslenmesin Meclis defteri kapanmıştır. Şimdi insanlara sandığa gidecek, sokaklara çıkacak. CHP'li arkadaşların olgunluk çerçevesinde bu süreci yürütmeli. Referanduma nasıl gidileceği ise çok açıktır. Meclis bu kararı Cumhurbaşkanlığına iletecek, onaylandıktan sonra Resmi Gazete'de yayınlanacak. Yayınladığı tarihten itibaren 60. gün referanduma gidilecek. OHAL başka bir mesele, bu başka bir mesele. Tarih bir ortaya çıksın, ortaya çıkınca bu sorunun da cevabı verilmiş olur.” 

Astana ve Filistin ile ilgili bir soruya ise Kurtulmuş şöyle cavep verdi: “Onun için son sorunuzdan başlayayım masada 6 yıldır birbiriyle savaşan taraflar var. Bir günde iki günde sonuç çıkmasını bekleyemeyiz. Astana bu bakımdan önemliydi, bir araya gelmeleri açısından. Barış diyoruz ama adil ve kalıcı bir barış olmasını temenni ediyoruz. Bu kadar acılar içerisinden gelmiş olan Suriye halkına kimse barışı dayatamaz. Halkı temsil eden grupların kabul ettiği barış adil olandır. Müzakereleri bekleyeceğiz, nasıl bir tablo ortaya çıkacağını hep beraber göreceğiz.

Trump döneminde FETO'nun iade edilmesi konusundaki taleplerimizi tekrarlayacağız. Dosyaların sunulmasıyla başlamış olan süreçtir. Sürekli olarak yeni bilgiler, bulgular ortaya çıkacak ve bunlar da ABD'li makamlarla paylaşılacaktır. Oradaki hukuki sürece müdahale etmekten çok aslolan ABD'nin niyetini ortaya koymasıdır. ABD üç beş eşkıyayı mı yoksa 85 milyonluk Türkiye'yi mi tercih edecek. Önemli olan budur, sonuç alacağımız ümidindeyiz.

İsrail'in Doğu Kudüs'teki yerleşimlerinde de çok ciddiyiz. Batı Şeria'daki bazı yerler işgal edilmiş topraklardır. Biz İsrail'in bir an önce bu işgali sonlandırması kanaatindeyiz. Doğu Kudüs'teki yerleşimlerse her anlamda BM kararlarına aykırıdır. Doğu Kudüs'ün Müslümanların ve Yahudilerin ortak yerleşim bölgesi olması ve yeni yerleşim yeri açılmaması aslolandır. Kabul edilemez bir işgaldir. Görüşlerimiz budur”

“OHAL Komisyonunun başkanı kim olacak?” sorusuna karşılık Kurtulmuş: “4 kişi başbakanlık tarafından atanacak. İçişleri ve Adalet Bakanlığı tarafından ve HSYK tarafından tespit edilecek kişiler var” dedi.

Cerablus'taki ‘normalleşme süreci’ne ilişkin soruya Kurtulmuş “Cerablus'taki operasyon çok kısa sürede başarıyla sonuçlandı. Türkiye olarak Cerabluslu kardeşlerimizin ihtiyaçlarının karşılanması için elimizden geleni yapıyoruz. Nihayetinde arzumuz bir şehirdir. İsteriz ki Cerablus'ta sağlanan bu barış ortamının Suriye'nin tüm şehirlerinde sağlanması mümkün olsun. Suriye'nin tüm şehirlerinde normalleşmenin hızlandırılması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Türkiye garantör olarak Rusya ile birlikte o süreçte yer aldı. Cerablus güzel bir örnek, diğer tüm şehirler için de örnek olsun. İstiyoruz ki yabancı gruplar bir an önce Suriye'yi terk etsin, barış ortamı yayılsın. Türkiye olarak tüm Cerablus halkına, tüm Suriyeli kardeşlerimize her türlü desteği vermeye hazırız” şeklinde cevap verdi. (HABER MERKEZİ) 

www.evrensel.net