Trump ve Ortadoğu

Trump ve Ortadoğu

Geçtiğimiz hafta Arap coğrafyasının gündeminde Putin ve Trump arasındaki Suriye tweetleri, Astana ve Mehmet Şimşek'in Esad açıklaması vardı.

Ali KARATAŞ

Donal Trump’ın ABD’de başkanlık koltuğuna oturması Arap basınında farklı yönleriyle değerlendirdi. Lübnan’da yayınlanan an Nahar gazetesinden Semih Saab, Obama’nın yönetiminin son dönemlerinde esas tehlike olarak IŞİD’e ya da el Kaide’ye değil Rusya’ya odaklandığını ve Trump’ı da bu konuda ikna etmeye çalıştığını yazdı. Saab, Turmp’ın Rusya ile mücadele mi edeceği yoksa iş birliği mi yapacağının Suriye’deki gelişmelerden görülebileceğine dikkat çekti.

Yazar Abdulbari Atwan da aynı konuyu işlediği makalesinde, Arap ve Müslüman olarak Trump’a hiç sevgi beslemediğini yazdı; ilk kararı ABD büyükelçiliğini işgal altındaki Kudüs’e taşımak olursa da şaşırmayacağını ifade etti. 

Öte yandan Atwan, “Trump’ı ve onun ırkçılığını kapıları göçmenlerimize kapatmasıyla değerlendiriyoruz. Hükümetlerimiz daha iyi bir örnek mi gösterdiler? Suriyelilerin yaşadığı felakette kapıları mı açtık? Ülkelerini parçalamak için milyarlar sunmak dışında ne yaptık?” diye yazdı. 

Mısır’da yayınlanan ve devletin yarı resmi sözcüsü olarak bilinen el Ahram gazetesi de Trump tartışmasına katılarak, “Seçim kampanyasının hesapları ile Beyaz Saray’ın kararları daima farklı olduğu”nı iddia etti. 

Al Kuds al Arabi gazetesi ise baş yazısında, Trump’ın Kudüs ile ilgili sözlerine karşılık binlerce kişinin Filistin sokaklarındaki protestosuna yer verdi.

TARAFLAR ASTANA’YA HAZIR

Öte yandan Ortadoğu’nun en önemli gündemlerinden biri hâlâ Suriye. Middle East’in sitesinde yer alan haber, Astana görüşmeleri için yapılan hazırlıklarla ve katılımcılarla ilgili bilgi veriyor. Haberde Ankara ve Moskova’ın Washington’un yokluğunda Suriye krizi üzerine çabalarını birleştiğine vurgu yapılıyor. Kasım 2015’te Türkiye’nin Rus savaş uçağını Suriye’de düşürmesini takiben bozulan ilişkilerin düzeltilmesinden sonra iki ülkenin, geçen hafta ilk defa, IŞİD’e ait hedeflere yönelik ortak hava saldırısı gerçekleştirdiğine dikkat çekiliyor.

KÜRTLERE KARLIŞIK ESAD

Bu arada Suudi Arabistan sermayeli Şark al Awsat gazetesi, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in Davos’taki Dünya Ekonomi Forumu’nda yaptığı açıklamaya geniş yer verdi. Şimşek; “Türkiye’nin, Esad’sız bir uzlaşmada ısrarcı olamayacağını” söylemişti. Haberde, ABD’li New York Times gazetesinde yayınlanan bir habere dikkat çekilerek, Türkiye’nin Kürtlerin Suriye’de özyönetim oluşturmalarını engellemek için güvenli bölge oluşturmasına karşılık, Esad’ı devirme çabasından vaz geçtiği değerlendirmesine yer verildi.


  • Karikatürde Trump’ın saçında Arapça ‘Rusya’ yazıyor.

TRUMP’I BEKLERKEN

Başyazı
Al Ahram

Şu günlerde birçok kişi Mısır’ın yeni ABD başkanı Donald Trump ile ilişkilerinin hangi seyirde izleyeceğini soruyor. Trump’un siyasetinin Obama’dan daha iyi mi daha kötü mü olacağı konusunda büyük tartışmalar yaşanıyor. Ama gerçek olan, bazılarının birçok noktayı gözden kaçırdığı. 

Mısır köklü bir devlettir. Dış siyaseti bütün dünyaya açık ve nettir. Bu siyaset; herkesle iş birliği, denge, saygı; kimsenin iç işlerine karışmama ve kimseyi de iç işlerine karıştırmama üzerine kuruludur. İkincisi, ABD kurumların devletidir. İki devlet arasındaki ilişkiler kişisel izlenimler, medyadaki açıklamalar veya gazetelerdeki köşe yazıları üzerinde yükselmemektedir. İlişkiler stratejik çıkarlar ve iki tarafın milli güvenliği üzerine inşa edilmiştir. 

Üçüncü nokta; seçim kampanyasında Trump’tan duyduğumuz açıklamalar, başkanlık koltuğuna oturduğunda fiili siyaseti olmayacaktır. Şimdiye kadar Amerikan başkan adaylarından çok şeyler duyduk. İktidar dizginlerini aldığında ise tamamen farklı gerçeklerle karşılaştık. Gerçekten Trump’ın birçok açıklaması Arapları ve Müslümanları rahatsız etti. Lakin seçim kampanyasının hesapları ile Beyaz Saray’ın kararları daima farklıdır. Her halükarda önümüzde beklemekten ve Trump’ın yetkisini almasından başka yol yok.


TRUMP İLE PUTİN ARASINDA SURİYE TWEETLERİ

Semih SAAB
An Nahar

Barack Obama Yönetimi, iktidarının son aylarında Suriye’den Ukrayna’ya kadar Vladimir Putin’in Rusyası’nı ABD’nin çıkarları için en büyük risk olarak gördü. Obama, son dönemlerinde Rusya’nın ABD’nin ulusal güvenliği için en büyük tehdit olduğu ikna etmeye uğraştı.

Obama yönetimi, IŞİD, el Kaide gibi örgütlere odaklanmak yerine ağırlığı “ABD ve dünya için en büyük risk” olarak nitelendirdiği; kendilerinin ifadesiyle “Rusya şeytanına” verdi. Bu odaklanma neticesinde Irak’ta IŞİD’e karşı savaşta ABD’nin rolü azaldı. Sonuç olarak Musul savaşı bundan etkilendi. Sınırın diğer tarafında IŞİD, Palmira’yı yeniden ele geçirdi. ABD’nin liderlik ettiği koalisyonun gözü önünde Deyrizor’u da ele geçirmekle tehdit ediyor. Bu gelişmeler Suriye bakımından oldukça endişe verici gelişmelerdir. Lakin ABD, Rusya’nın Halep’teki başarısını boşa çıkarmak için buna izin verdi. 

Bundan dolayı Rusya, Astana görüşmelerinin gerçekleşmesi için acele etmektedir. Türkiye’nin eliyle birçok grubu Astana’ya gitmek konusunda ikna etmeye çalışmaktadır. Bu amaçla stratejik el Bab kentinde,“Türkiye’nin IŞİD’le savaşan kuvvetlerine” güvenli hava sahası sağlanmasını yanlış görmüyor. Ve Rakka’ya doğru hareket etmesini zorunluluk olarak değerlendiriyor. Koalisyonun savaş uçakları da el Bab’ın üzerinde etkisiz sortiler yapmaktadır. Burada Türk ortağa önemli mesajlar verilmektedir; eğer uzağa gitmek istiyorsan Suriye’de ve Ortadoğu’daki diğer savaş alanlarında Moskova ve İran’la yakınlaşma seçeneği vardır. 

Şimdi yeni bir Amerikan yönetimi ve sahada yeni ilişkiler mevcut. Trump, önceliklerini belirleyecek. Rusya ile mücadeleye devam mı edecek yoksa sınırlardan sızan teröre karşı iş birliği mi yapacak? Her halükarda Suriye, Trump ile Putin arasında çatışma veya iş birliği konusunda haber alınan alan olacak. Trump’ın başkan seçilmeden önceki tweetleri turnusol testi olarak kabul edilemez.


FİLİSTİN VE BAŞKENTİ KUDÜS

al Kuds al Arabi
Başyazı

ABD başkanının Donald Trump’ın, büyükelçiliği Tel Aviv’den işgal altındaki Kudüs’e taşıma kararını protesto etmek için binlerce Filistinli sokağa çıktı. Bu protesto, İsrail’i savunmaya adanmışlığına rağmen Amerikan yönetiminin atmadığı adıma yönelik bir hazırlığı ifade etmektedir. Çünkü durum Filistin’in, Arapların ve İslam’ın kırmızı çizgisini temsil etmektedir. Filistin sorumlusunun dediği gibi “elçiliğin Kudüs’e taşınması”, bütün anlaşmaların suikasta uğraması, Filistin devleti kurulması için herhangi bir umudun kalmaması ve işgalin kutsanmadır.

Filistinlilerin yaptığı, halkın yaptığı bilinçli eylem, aslında temel haklarının savunulması oldu. Bu davranış, bütün kainatta olduğu üzere hayatta kalma iç güdüsü gibi gözüküyor. Bu noktada Filistin halkı dünyadaki halkların çoğunluğundan ayrılıyor. Çünkü egemen olduğu gerçek bir devleti bulunmamaktadır. Hikayenin başına dönecek olursak: devletin adı Filistin ve başkenti Kudüs.


SURİYELİ TARAFLAR İLK KEZ ASTANA’DA YÜZ YÜZE GELİYOR

Middle East 

Suriye Hükümeti ve muhalifler yaklaşık altı yıldır devam eden savaştaki düşmanlıkların sona erdirilmesi için pazartesi günü ilk kez müzakere masasında bir araya gelecekler.

Kazakistan’ın başkenti Astana’nın ev sahipliğinde yapılacak görüşmelerde, isyancıların destekçisi Türkiye’nin ve rejimin müttefiki Rusya ve İran’ın desteklediği bir girişimde sadece isyancı gruplardan oluşan bir muhalefet delegasyonu Beşar Esad rejimi ile müzakere edecek. 

KİM KATILIYOR?

Moskova, bu haftanın hedefinin, gelecek ay Birleşmiş Milletler gözetiminde Cenevre’de yapılacak olan yeni tur için bir temel oluşturmak üzere kan dökülmesini sona erdirmek için ateşkesi “pekiştirmek” ve isyancıların saha komutanlarını “siyasi sürece” dahil etmek olduğunu söyledi. 

Geçmişte başarısız Cenevre görüşmelerine katılan deneyimli bir müzakereci olan Suriye’nin BM Büyükelçisi Beşar Caferi, Astana’da rejim heyetinin başında yer alacak. 

BM Suriye Özel Temsilcisi Stefan de Mistura da Rusya, Türkiye ve İran temsilcilerinin yanında katılacak. İsyancı grup Ceyş-ul İslam (İslam Ordusu) Komutanı Muhammed Alluş (Aralık 2015’te rejim güçleri tarafından düzenlendiği iddia edilen bir hava saldırısında ölen Zahran Alluş’un kuzeni) yaklaşık sekiz kişilik bir “askeri heyete” önderlik edecek. Bunlar muhalif şemsiye grup Yüksek Müzakere Komitesi’nden dokuz hukuki ve siyasi danışman tarafından desteklenecek.

ABD DAVET EDİLDİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın ekibi Astana’ya davet edilmişti ancak henüz resmi olarak yanıt gelmedi*. Esad’ın geleceği ve diğer anlaşmazlıklar konusunda mevcut anlaşmazlıklara rağmen, Ankara ve Moskova Washington’un yokluğunda Suriye krizi üzerine çabalarını birleştirdi. Kasım 2015’te Türkiye’nin Rus savaş uçağını Suriye’de düşürmesini takiben bozulan ilişkilerin düzeltilmesinden sonra iki ülke IŞİD’e ait hedeflere yönelik bu hafta ilk ortak hava saldırısını gerçekleştirdi. 

İran Haber Ajansı ISNA, müzakerelerin üçüncü sponsoru İran’ın Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Cabbar Ensari tarafından temsil edileceğini duyurdu.

Gözlemciler Esad’ın uzun zamandır müttefiki olan İran’ın, Astana müzakerelerini Halep’in alınmasında oynadığı kilit rolün ardından bölgede etkisini arttırmanın bir fırsatı olarak gördüğünü söylüyor.

Avrupa diplomatik kaynakları Fransa ve İngiltere’nin büyükelçi düzeyinde temsil edileceğini ifade ediyor. 

Avrupa Birliği Dışişleri Temsilcisi Federica Mogherini, Cuma günü heyet hakkında ayrıntılı bir bilgi vermeksizin “biz orada olacağız” dedi. Rus Ortadoğu Uzmanı Boris Dolgov, “Astana’nın başarısı ya da başarısızlığı önceden belirlenmiş değil. Astana’da bir şeyler elde edilebilirse, silahlı muhalefetin bir kısmının Cenevre görüşmelerine katılacağını düşünüyorum” dedi.

*ABD adına Astana’ya  Kazakistan büyükelçisi katılıyor


TÜRKİYE ESAD’IN KALMASINI KABUL EDİYOR

Şark al awsat

Türkiye’nin Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda cuma günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Esad’sız bir çözümde ısrarcı olmayacağını söyledi. Şimşek, sahadaki gelişmelerin çarpıcı bir şekilde değiştiğine işaret etti. 

Amerikan New York Times gazetesi günler öncesinde web sitesinde “Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerdeki derinleşmenin”, ABD’yi Suriye’nin geleceği ile ilgili marjinalleştirdiği yönünde bir haber yayınladı. Gazete, Moskova’nın Washington’un, IŞİD’in başkenti olan Rakka’yı geri almaya odaklandığı bir süreçte NATO üyesi olan Türkiye ile askeri ilişkiler kurma fırsatını istismar ettiği ifadelerini ekledi. Aynı yazıda Rusya’nın, Suriye’deki bombardımanlarını, uçağının Türkiye tarafından düşürüldüğü Kasım 2015’ten bu yana yaşanan bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.ABD ile Türkiye arasında gerilimin yaşandığı bir süreçte Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın, ABD’nin  PYD ile ittifakının  artmasından endişe duyduğu gelişmelerin gölgesinde, ABD ile Türkiye arasında gerilimin yaşandığı bir süreçte Moskova, Washington olmadan Ankara’nın fiili olarak Suriye’de ateşkesin sağlanmasına katılmasını istedi.

New York Times, yazıda bazı siyasi analistlerin görüşlerine de yer verdi. Bu görüşlere göre Türkiye, Kürtlerin kuzeyde özyönetim kurmalarını engellemek için güvenli bölge oluşturmasına karşılık Beşar Esad’ın gitmesi yönündeki çabalarını durduracak.


CEZAYİR VE FAS’IN ALDIĞI SİLAH, AFRİKA’NIN YARISINDAN FAZLA

Al Kuds al Arabi

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü dünyadaki silah ticareti ile ilgili yıllık raporunda, Fas ve Cezayir’in Afrika kıtasının aldığı silahların yarısından fazlasını oluşturduğu belirtildi. Fas’ta yayınlanan rapora göre Rabat, Rusya’dan denizaltı almak için görüşmeler yapıyor. Stockholm Enstitüsü’nün açıklamalarına göre Fas, 1956’dan 2015’e kadar 10.5 milyar dolarlık silah aldı. Bu da 102 milyar dirhemden fazlasına tekabül ediyor. Sadece 2014 ile 2015 arasında 614 milyon dolarlık silah aldı.

Raporlara göre ABD, dünyadaki silahın üçte birini satıyor. Fas’taki ithalatın çoğunluğu Amerika’dan yapılıyor. Buna karşılık Cezayir’in silah satın almadaki önceliği Rusya. Fas şu an iletişim araçlarını ve çeşitli uçaklar arasındaki askeri haberleşmeyi yeniliyor. Sahillerin korunmasına yardımcı olmak için Rusya’dan yeni denizaltıların alınması için görüşmeler sürüyor.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.