Cumartesi Anneleri 617 haftadır adalet arıyor 

Cumartesi Anneleri 617 haftadır adalet arıyor 

Cumartesi Anneleri 617'nci hafta oturumunda gözaltında kaybedilen İsmail Şahin ve 2015 yılında yaşamını yitiren kayıp yakını Kiraz Şahin'i andı. 

Cumartesi Anneleri 617'nci hafta oturumunda gözaltında kaybedilen İsmail Şahin ve 19 yıldır eşinin kemiklerini bulabilmek için mücadele ettikten sonra 2015 yılında yaşamını yitiren Kiraz Şahin'i andı. 

22 yıldır her cumartesi Galatasaray Meydanı'nda toplanarak kayıplarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri'nin 617'nci hafta buluşmasına CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı. 

Cumartesi Anneleri Beyoğlu Belediyesi'nde temizlik işçisi olarak çalışırken 18 Ocak 1996'da kaybedilen İsmail Şahin'in akıbetini sordu. Eşini bulmak ve faillerinin yargılanması için 19 yıl mücadele veren ve 2 yıl önce hayatını kaybeden Kiraz Şahin'i de unutmayan Cumartesi İnsanları, İsmail Şahin'in akıbetini sormaya devam edeceklerini söyledi. 617'nci hafta oturumunda, Kiraz Şahin'in ölmeden kısa süre önce yazdığı mektup tekrar okundu. 

'KİRAZ ŞAHİN'İN ADALET ARAYIŞINI SÜRDÜRECEĞİZ'

Gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın oğlu Şerif Taşkaya, Kiraz Şahin'in devletin yumuşak yüzüyle karşılaşmadan öldüğünü hatırlatarak, "Devletin yumuşak yüzüyle 100 yıldır tanışamadık. Devlet yıllardır kaybettiklerini açıklamıyor. Çeyrek asırdır bu meydandayız, olacağız da. Kiraz Şahin keşke devletin yumuşak yüzüyle karşılaşıp öyle ölseydi" dedi. 

Kayıplardan Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin ise, "Kiraz Şahin 19 yıl bu meydanda oturduktan sonra amansız hastalığa yakalanıp göçüp gitti. Kiraz Şahin rahat uyusun biz burada oturduğumuz sürece İsmail Şahin'in fotoğrafını tutmaya ve nerede diye sormaya devam edeceğiz" diye konuştu. 

Kiraz Şahin'in adalet arayışını sürdüreceklerini söyleyen Hasan Ocak'ın kardeşi Ali Ocak, "Adalete ulaşmadan Kiraz aramızdan ayrıldı onun adalet arayışını biz devam ettireceğiz. Yöneticiler o gün de bugün de körü, sağırı, dilsizi oynamaya devam ediyor. İsmail Şahin'in akıbetinin açıklanması dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sorumluluğudur" diyerek sorumluların hesap vermesini istedi. 

'CİNAYETLERİ MİLLİ MUTABAKATLA İŞLEDİLER'

CHP Milletvekili ve kayıpların avukatı Sezgin Tanrıkulu ise şöyle konuştu: "Her gününe bir acı sığmış bir geçmişimiz var. O geçmişin karanlığıyla yüzleşemeden bugüne geldik. Yeni kuracakları devletin adının milli derin devlet olacağını söylüyorlar. Biz o derin devleti çok iyi biliyoruz. Bu cinayetleri milli mutabakatla işlediler. Ben isterim ki yumruk sallayan kadınların saçını yolan meclisteki kadın vekiller de buraya gelsin ve bu dayanışmayı görsünler."

Haftanın basın açıklamasını Cumartesi İnsanlarından Rezan Karaman okudu. 617'inci haftaya parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişi öngören anayasa değişikliğinin Meclis'ten geçmesiyle girdiklerini belirten Karaman, "Bugün en çok ihtiyacımız olan otoriter bir yönetimden demokratik yönetime geçiş sürecinin yaratılmasıdır. Hak ve özgürlüklerin askıya alındığı OHAL koşullarında anayasa değişikliğine gitmek, sürecin demokratik meşruiyetini ortadan kaldırmak demektir. Özgürlük yalnız haklara sahip olmak değil aynı zamanda bu haklardan yararlanmaktır. Bu topraklarda sahip olduğunuz hakları kullanmamızı engelleyen anti demokratik bir sistem var" dedi. 

'DEVLET ORTADAN KAYBOLAN KİŞİLERİN AKIBETİNİ ARAŞTIRMAKTAN DA SORUMLUDUR'

Ortadan kayboluşunun 21'inci yılında İsmail Şahin'in akıbetinin açıklanması talebiyle buluştuklarını kaydeden Karaman, Şahin'in kaybedilmesine ilişkin devletin etkili bir soruşturma yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini söyledi. Karaman, "İsmail Şahin, 18 Ocak 1996'da saat 06.30'da iki belediye çalışanı ile birlikte görev yaptığı 34 ATX 59 plakalı temizlik aracında iş başı yaptı. Temizliğe İstiklal Caddesi'nde başlayan araç Mimar Sinan Üniversitesi'ne geldiğinde iş arkadaşları Şahin'in elindeki süpürgesiyle birlikte ortadan kaybolduğunu söyledi. Aynı günlerde İsmail'in 4 yaşındaki kızı annesine, babasını televizyonda polislerle gördüğünü söyledi. Aile tüm başvurularına rağmen dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşemedi. Devlet yalnız gözaltında kaybedilenlerin değil, ortadan kaybolan kişilerin de araştırmak ve açığa çıkarmakla sorumludur" diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Ocak 2017 14:27
www.evrensel.net