Kâr muhafızlığı

Kâr muhafızlığı

Herkesin milli gelirden aldığı pay azaldı. Peki bu koşullarda grev olmadan daha da yoksullaşmaktan nasıl korunacak emeği ile geçinen?

Bülent FALAKAOĞLU

OHAL uygulamasını savunurken şöyle demişti: “Grevdir, boykottur, ıvır zıvır bir şey var mı? Yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sözüyle, az çok demokratik bir ülkede tartışılması söz konusu dahi edilemeyecek haklara “ıvır zıvır” demişti. Ekmek peşinde greve çıkmayı adeta suçmuş gibi göstermişti. 

Böyle olunca da grev yasaklarının arka arkaya gelmesi sürpriz olmuyor! 

“OHAL var daha da yoksullaşmak yasak. Sofrada katığın eksilmesi tümden yasak” diyen yok. Öyleyse emekçi ekmeğini küçülmekten nasıl koruyacak? 

Mutlak yoksulluk artmış ve 12.5 milyon olmuş.

Memleketin yüzde 70’i borçla yaşıyor.

Bu ülkenin İstatistik Kurumu diyor ki... En zengin yüzde 20’lik kesim hariç herkesin milli gelirden aldığı pay azaldı. Peki bu koşullarda grev olmadan daha da yoksullaşmaktan nasıl korunacak emeği ile geçinen?

Döviz kurlarındaki yükseliş, artan petrol fiyatları, tarım başta olmak üzere üretim maliyetindeki artış ve benzeri sebeplerle enflasyon oranı artacak. Enflasyonun çift haneli olması çok yüksek olasılık. Hayat daha pahalı olacak. Böylesi ekonomik ortamda düşük zam dayatması işçinin ekmeğinin küçülmesi demek. 

TÜSİAD’ı hükümeti, ‘dış düşman’ deneni baş tacı edileni fark etmeksizin... İşçilerin  karşısında hemen birlik olur. Kimse Renault’a, “Türkiye’yi AB’de istemeyen dış güç Fransızların firması” demez. Renault işçisi hakkını aradı mı hemen dikilir karşısına devlet, polisiyle, savcısıyla, grev yasağıyla yani bütün gücüyle. 

İktidarın bir sözüyle TÜSİAD’ı hedef haline getiren yandaş basını da, iktidarın hedefindeki merkez medya organları da... Ayrımsız işçinin karşısına ortak yayın yaparlar. Ekmeği peşinde koşan işçileri ‘kışkırtılmış piyon’ olarak göstermekten imtina etmezler. İşçinin karşısında ortak bir duvardır patronu, hükümeti, medyası... OHAL’de işçiye hak aramayı yasaklayan zihniyet işçi karşısındaki duvarı iyice kalınlaştırdı. 

Muhafazakâr iktidar kâr muhafızlığında sınır tanımıyor. Sadece “güç ve iktidar” kıymetli geriye kalan her şey ‘ıvır zıvır’ diyen anlayış başkanlık sistemine geçerse ne olur? 

Sanırım cevap, hani bir iş ya da olayın nasıl sonuçlanıp sonuçlanamayacağının şimdiden belli olmasını anlatan şu atasözü: Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir!

www.evrensel.net