Şirvan'da işten atılan maden işçisi öfkeli

Şirvan'da işten atılan maden işçisi öfkeli

Siirt Şirvan’da Ciner Grubu'na ait bakır madeninde 16 arkadaşını göçüğe kurban veren maden işçileri işten çıkarılmalarına oldukça öfkeli.

Diren YURTSEVERSiirt Şirvan’da Ciner Grubu'na ait Türkiye'nin en büyük bakır madeninde çalışan 400'e yakın madencinin gerekçesiz bir şekilde işten çıkarılmasına karşı oturma eylemi başlatıldı. Daha Kasım ayında 16 arkadaşlarını göçüğe kurban veren madenciler, canlarını ve sağlıklarını ortaya koyarak çalıştıkları işten çıkarılmalarına oldukça öfkeli. 

Siirt’in Şirvan ilçesi Maden Köyü’nde Ciner Grubuna ait bakır madeninde 17 Kasım’da meydana gelen göçükte 16 maden işçisi göçük altında kalmış, günler süren aramanın ardından cenazelere ulaşılabilmişti. Facianın üzerinden 2 ay gibi bir süre geçerken firmaya bağlı çalışan 7 mühendis ihmalleri olduğu gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine konuldu. Şirketin tepe isimlerine ise dokunulmadı. 

Maden faciasının yaşandığı 17 Kasım’a kadar bin 80 çalışanı olan madende, önce 4 taşeron firma tarafından 200’ün üzerinde işçi çıkarılmış en son geçen günlerde ana firmaya bağlı Park Elektrik bünyesinde çalışan 449 işçiden 142’sinin işine son verildi. Bu işçiler arasında yakınlarını göçükte kaybeden aileler de var. Geriye kalan işçilerin ise fabrikada stokta bulunan cevherin işletilmesinin ardından işlerine son verileceği ana firmanın KAP’a gönderdiği bir yazıda bildirilmişti. Gerekçesiz olarak işten çıkarılan madenciler, dün Maden-İş Sendikası desteğiyle Park Elektrik Bakır İşletmesi önünde oturma eylemi başlattı.

ÖLEN MADENCİLERİN AİLELERİ DE ÇIKARILDI 

Madende çalışan işçilerin çoğu soludukları bakır tozu nedeniyle ciddi sağlık sorunları yaşıyordu. Hayatlarını riske atan, 16 arkadaşlarını göçüğe kurban veren madenciler, her şeye rağmen işlerini istiyor. Üstelik listede göçükte yaşamını yitirenlerin babaları ve kardeşleri de yer alıyor. Firmanın gelen tepkiler üzerine listeyi gözden geçireceği iddia edildi.

‘İHMALDEN DOLAYI MADENDE KAZA GEÇİRDİM’

Ana firmada 6 yıldır çalışan 5 çocuk babası Fehim Gündüz (50), bir yıl önce madende iş kazası geçirdiğini, bu nedenle başka yerde çalışma koşullarının olmadığını anlattı. Gündüz, “İş kazasında iki ayağım kırıldı, ayaklarımda platin var. Madende dolumun olduğu yerde ihmalden dolayı göçük meydana geldi ve içinde bulunduğum kamyon devrildi. Ben de yaralandım. Bu sürede firma doğru düzgün benimle ilgilenmedi bile. Şu an işten çıkarılanların adının olduğu listede ilk benim adım var. Bu halimle bundan sonra ne yaparım ben. Bu halimle başka yerde çalışamam. Burada taleplerimizi dile getiriyoruz. Ve taleplerimiz yerine getirilene kadar burada olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘NE YAPACAĞIMIZI BİLMİYORUZ’

10 yıldır madende çalışan Erdal Gündüz (40) ise, şu an sudan çıkmış balık misali ne yapacaklarını bilemediklerini dile getirdi. Gündüz, “10 yılın 6 yılını yer altında çalışarak geçirdim. En son inşaat biriminde çalışıyordum. Şirketin tek beton santralcisi benim, fakat şu an santralde taşeron var. Çıkışımı verdiler. Ve bize herhangi bir gerekçe sunmadılar. Adımızı listelerde gördük. Yaptığımız her şey boşa gitti. Göçük yaşandı, 16 arkadaşımızı kaybettik. İşimize devam ettik, ama ister istemez korku ve kaygılarımız vardı. Daha bunun acısını yaşarken bir de böyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Şirket yer altına geçmeyi düşünüyor. Yer altına geçtiğinde bizimle tekrar çalışacağı yönünde bir teminat verebilirdi. Fakat vermedi. Çin’den işçi getiriyorlar burada bu işi yapacak bu kadar işçi varken neden Çin’den getiriyorlar? Biz işimize tekrar dönmek istiyoruz” diye konuştu. 

ENERJİ BAKANLIĞI İSTEMİŞ

Madendeki durumu değerlendiren Maden-İş Siirt İşçi Temsilcisi Mehmet Açıkça da, ana firmanın kendilerine göçükten 4-5 ay önce üretime ara verilmeden açık işletmenin çalışmalarına devam edeceğini söylediğini, ancak gelinen aşamada açık işletmenin kapatılarak işçilerin işlerine son verilmesinin firmanın art niyetli olduğu gözler önüne serdiğini söyledi. Açıkça, “Bundan 4-5 ay önce ana firma bize ‘2017 Mart ayında yer altı hazırlıklarına başlayacağız. 2018 Mart ayında ise üretime başlayacağız. Bu sürede de açık işletmede üretime ve çalışmaya devam edeceğiz hiç ara vermeden’ demişti. Göçükten önce bu şekilde vaatlerde bulunmuşlardı. Göçükten sonra da biz üretime devam ettik. Stokta 300 bin cevher vardı. Fabrika işçisi stoktaki cevheri işletiyordu. Yani üretim devam ediyordu. Oysa şu an firma yetkilileri bize işçi çıkarılmasına gerekçe olarak üretimin olmadığını gösteriyor. Ve göçük meydana gelmeseydi bile ekonomik koşullardan dolayı yine işçiler çıkarılacakmış diyorlar, yok öyle bir şey. Öncesinde bize üretimin olacağı ve çalışmaların devam edeceği yönünde açıklamalarda bulunmuşlardı. Göçükten sonra açık işletmede çalışan 211 işçinin yüzde 50’sini fabrikada çalıştırıyorlardı. Yüzde 50’sini de yıllık izne çıkarttılar. Gerekçe olarak ise Enerji Bakanlığı’ndan açık işletmeyi durdurma yönünde gelen talimat olduğunu söylediler” dedi.

ÜRETİM HÂLÂ VARKEN...

İşçilerin işten çıkarılacağını duyduklarında yönetim kurulu ve patronla görüşmek için Ankara’ya gittiklerini, ancak görüşmeye kabul edilmediklerini aktaran Açıkça, firmanın kendilerine listeye rağmen kimseyi işten çıkarmadıklarını bildirdiğini söyledi. Açıkça, “Yönetim sürekli bu durumu inkar etti. Ta ki biz İş-Kur’daki listeye ulaşıncaya kadar. Biz şunu merak ediyoruz? Üretim hala devam ediyorken ve stokta 300 bin cevher varken neden bu kadar işçiyi işten çıkardılar. Hem de gerekçe olarak üretimin olmadığını ileri sürerek. Biz bunu kabul etmiyoruz. Hatta kendilerine ‘Elbistan’da 11 işçinin yaşamını yitirdiği faciada 7-8 ay boyunca 880 kişiye maaş ödemeye devam ettiniz de hala üretimi devam eden Şirvan’a neden bunu yapmıyorsunuz?’ dedik. Üstelik burada bu kadar işçi varken neden Çin’den işçi getiriyorsunuz?” diye sitem etti.

‘İŞÇİLER CEZALANDIRIYORLAR’

Açıkça, işletmenin madencileri işten çıkarmasını ise şöyle değerlendirdi: “Müdürlerle yaptığımız görüşmelerde bize 7 mühendislerinin göçükten dolayı cezaevinde olduğunu, bu yüzden işletmeyi çalıştırmayacaklarını söylediler. Yani devlet onları cezalandırdı onlar da işçileri cezalandırıyor. Biz de onlara Elbistan’da 11 kişiyi, Şirvan’da 16 kişiyi toprak altında bıraktınız, böyle bir hakkınız var mı diye sorduk” dedi.

‘MÜCADELE EDECEĞİZ’

Son olarak işçilerin mağdur olmaması için hukuksal mücadelelerine ve eylemlerine devam edeceklerini belirten Açıkça, işletmenin kapatılmaması ve işçilerin işe geri alınması gerektiğini belirterek taleplerini sıraladı. (Siirt/DİHABER)
 

www.evrensel.net