Suriye krizinde saflar netleşiyor

Suriye krizinde saflar netleşiyor

Suriye krizinde uluslararası örgütlerin ve tek tek ülkelerin aldıkları tutum giderek netleşyior. Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap Birliği Suriye özel temsilcisi Kofi Annan, Suriye’deki şiddeti sona erdirmek için yeni bir strateji hazırlığı yaparken BM Genel Sekreri Ban Ki-moon, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın meşruiyetini kaybettiğini

Bugün üç ülkeden “Esad hemen gitsin” açıklaması geldi. İlk açıklama, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ortak basın toplantısında geldi. İstanbul’daki Terörle Mücadele Küresel Forumu Koordinasyon Komitesi toplantısının ardından Davutoğlu ile kameraların karşısına geçen Clinton, Hama’da yapılan katliamı hatırlatarak, “Esad rejimi, gaddarlığını ve ikiyüzlülüğünü ikiye katladı” ifadelerini kullandı.

Suriye’nin Dostları Grubu dışişleri bakanlarıyla İstanbul’da yaptıkları toplantılarda vardıkları mutabakatı açıklayan Hillary Clinton, “Suriye hükümeti, Annan planını uygulamalı. Esad, iktidarı devrederek Suriye’den ayrılmalı. Müzakereler yoluyla geçici hükümet kurulmalı. Geçiş süreci; demokratik, temsil kabiliyeti olan ve geniş katılımlı bir hükümete yönelik olmalı. Güvenlik güçleri sivillerin kontrolünde olmalı. Kurulacak yönetim; hukukun üstünlüğüne saygı ve tüm Suriyelilerin kanun önünde eşitliği temelinde olmalı” diye konuştu.

Clinton, toplantıda Suriye rejimine yönelik yaptırımlara yoğunlaştıklarını fakat bir yandan da uluslararası toplumun Esad sonrası döneme hazırlık yapması gerektiğini ifade etti. Suriye’de, rejim değişikliği halinde durumlarının kötüleşeceği endişesinde bulunan kesimlerin de olduğunu hatırlatan Clinton, Suriye’de pozitif ve geniş katılımlı demokratik yol haritasını desteklediklerini vurguladı. Clinton, “İşte bu kesimleri, Esed rejimine desteği kesmeleri için bu noktaya getirmeliyiz. Böylece kendileri ve Suriye için daha iyi bir gelecek umabilirler.” diye konuştu.

Davutoğlu, “Maalesef uluslararası toplumun büyük desteğiyle devreye sokulan Annan Planı, Suriye yönetimi tarafından ihlal edildi. Bırakın 6 noktasını, en temel noktası olan ağır silahların şehirlerden çekilmesi ve ateşkes bile sağlanamamıştır. Bu tabloyu hepimizin doğru okuması lazım” diye konuştu. İran ve Rusya’nın da katliamlara destek vermediklerini söylediğini aktaran Davutoğlu, “Ama sessiz kalınması da uluslararası toplumun zafiyetini oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Davutoğlu, “Esed’in mevcudiyeti istikrar sağlamıyor, bazılarının iddia ettiği gibi. Esed rejiminin uyguladığı yöntemler, bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Gittikçe artan dozda, bir iç savaşın önünü açıyor” dedi.

‘ESAD MEŞRULUĞUNU KAYBETMİŞTİR’

Resmi bir ziyaret için Norveç’in başkenti Oslo’da bulunan İngiltere Başbakanı David Cameron, burada yaptığı basın açıklamasında, Esad rejimine yapılması planlanan uluslararası bir müdahaleyi Rusya ve Çin’in bloke etmeye devam etmesini eleştirerek, “Tüm dünya, Şam yönetiminin değişmesi gerektiği yönündeki isteğini göstermesi lazım” diye konuştu. “Son gelen raporlar doğruysa eğer, ülkede vahşice bir katliam yaşanıyor” diyen Cameron, uluslararası kamuoyunun Esad rejimine yönelik yaptırımları arttırması ve daha güçlü tecrit politikası uygulaması gerektiğini ifade etti.

‘ESAD; SURİYELİLER İSTERSE GİDER’

Rusya’dan yapılan açıklama ise “Yemen modeline destek” olarak duyuruldu. Ancak, Moskova’nın şartı, Suriye halkının geleceğiyle ilgili dışarıdan herhangi bir karar dikte edilmemesiydi. Esad’ın geleceğiyle ilgili kararın kendilerine ait olmadığını hatırlatan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, “Yemen senaryosu Yemen halkı tarafından tartışıldı. Bu senaryo Suriye halkı tarafından da adapte edilirse, biz buna karşı çıkmayız” dedi. (DIŞ HABERLER)


RUSYA VE ÇİN’DEN SURİYE’YE DESTEK

Türkiye’nin “diyalog ortağı” olarak kabul edildiği Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi sona erdi. Zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride Suriye’ye müdahaleye karşı karar çıktı.
Pekin’deki Büyük Halk Sarayı’ndan yapılan ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi’nin 12. Toplantısı bugün sona erdi. Zirvenin sonunda örgüte üye ülkelerin liderleri imza törenine katıldı. Liderler, başta “Kalıcı Barış ve Ortak Refah İnşasına Dair Açıklama” olmak üzere on belgeyi imzaladı. İmzalanan belgeler arasında üye ülkelerin önemli uluslararası sorunlardaki ortak tutumları, ŞİÖ’nün uyumlu bir bölge olarak inşa edilmesi, ŞİÖ’nün orta ve uzun vadeli gelişme stratejisi planı, bölgede barış, güvenlik ve istikrara tehdit oluşturan durumlarla mücadele amaçlı siyasi ve diplomatik önlemler ve mekanizma yönetmeliği, terörizm, bölücülük ve aşırıcılıkla mücadele 2013-2015 işbirliği programı bulunuyor.
Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman ve Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un katıldığı törenin ardından konuşan Hu, Afganistan’ın tam gözlemci statüsüyle Türkiye’nin “diyalog ortağı” statüsünü kabul ettiklerini söyledi. BM yaptırımlarıyla karşı karşıya bulunan ve Rusya’nın da karşı çıktığı İran’ın üyelik başvurusu bu zirvede kabul edilmedi. Zirvenin ardından bir sonuç bildirgesi de yayımlandı. Bildirgede Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve ateşkesin bir an önce sağlanması gerektiği vurgulandı.

www.evrensel.net