Hrant Dink İzmir’de anıldı

Hrant Dink İzmir’de anıldı

Hrant'ın katledilişinin yıl dönümünde İzmir'de de eylem yapan Hrant'ın arkadaşları, barışın dilini inşa etmeye sürdüreceklerini vurguladılar.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Hrant Dink'in katledilişinin 10. yılında basın açıklaması yaptı. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nin girişinde bir araya gelen kitle 'Hrant İçin Adalet İçin', 'Hepimiz Hrantız Hepimiz Ermeniyiz' ve 'Faşizme İnat Kardeşimsin Hrant İçin'sloganları ile katliamın aydınlatılmasını istedi ve adalet çağrılanı yinelediler.

Basın açıklamasını son OHAL KHK'sı ile ihraç edilen akademisyen Prof. Dr. Zerrin Kurtoğlu okudu. Uzun yıllar boyunca adalet arayışlarının sürdüğünü belirten Kurtoğlu "Son olarak 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında AKP iktidarı, o dönemde iktidarda olan sanki kendileri değilmiş ve cinayette hiçbir dahli yokmuş gibi şimdi tüm sorumluluğun Gülen cemaatinde olduğunu söylüyor. Ey muktedirler; ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın ama bizi aptal yerine koymayın! Çok iyi biliyoruz ki hepiniz o gün cinayet mahallindeydiniz: Polisinizle, jandarma istihbaratçınızla, valinizle hepiniz oradaydınız, hepiniz Hrant’ın katlinden sorumlusunuz" dedi.

Bugünkü ülkenin, her bakımından 10 yıl öncesinin çok gerisinde olduğunu da dile getiren Kurtoğlu şunları söyledi " Ama en kötüsü, kötülüğün sıradanlaşması sürecinin tamamlanmış olması… Öyle ki, artık adaletten, vicdandan, özgürlükten, barıştan söz etmek suç ve suçluyu övmekle eş anlamlı hale geldi. Faşizmin bin bir yüzünün cirit attığı; muhalif her sesin, cebirle, tehditle, kanun kılığına sokulmuş kararnameler ile susturulmaya çalışıldığı; nefreti ve ayrımcılığı temel alan yeni bir resmi tarihin yazılmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu nedenle 10 yıl önce Hrant’ı katleden zihniyeti hayatın her alanında çok daha yaygın ve yoğun olarak görmeye devam ediyoruz".

Umudun yok edilmek istendiğini de ifade eden Kurtoğlu "İstiyorlar ki, her renk griye dönüşsün, herkes aynı şeyin doğru olduğunu düşünsün; sorgusuz sualsiz her şeye EVET desin. Yüreğinden dökülen barışın, hakikatin, cesaretin ve umudun sesinin ulaştığı herkes seni çok özlüyor sevgili Ahparig. Ancak herkes çok iyi bilmeli ki, bize miras bıraktığın ve hafızamıza kayıtlanan umudu, hücrelerimizden çıkıp dünyaya açılma imkânını, barış içinde bir arada yaşama ihtimalini yok etmek artık hiçbir şekilde mümkün değil. Bu umut, bu imkân, bu ihtimal, bu bir aradalık aynı zamanda senin bize vasiyetin idi. Bu vasiyete inatla sahip çıkarak her ne pahasına olursa olsun barışın dilini inşa etmeyi sürdüreceğiz. Tıpkı senin gibi, derin bir dünya ve insan sevgisiyle, alçak gönüllülükle, insanın yapma ve yeniden yaratma kudretine inançla, umutla, vicdanla demlendirilmiş bir akılla, eleştirel ve eylemden kopmayan bir düşünme cesaretiyle ve bedel ödemeye hazır bir şekilde, mutlaka ama mutlaka direneceğiz" dedi. (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.