Cizre'den Van'a bitmeyen yaşam mücadelesi

Cizre'den Van'a bitmeyen yaşam mücadelesi

Yaşadıkları travma ve yokluk nedeniyle göçe maruz kalan Özdek ailesi yaşadıklarını Evrensel'e anlattı.

Sedef ERDEM
Van

Cizre’de operasyon ve çatışmalı ortam arasında hayatta kalma mücadelesi veren Özdek ailesi yaşadıkları travma ve yokluk nedeniyle göçe maruz kaldı. Van’a göç eden aile şimdi burada engelli çocuklarıyla yaşama tutunmaya çalışıyor. Cizre’de dönecekleri bir evleri kalmayan aile,’Yardıma muhtaç hale geldik, çocuklarımız hâlâ travma yaşıyor” diyerek yaşadıklarını Evrensel’e anlattı. 

Cizre’de 4 Eylül 2015 tarihinde başlayan operasyonlar ve sokağa çıkma yasağının ardından ilçede aylarca bir vahşet yaşandı. Binlerce kişinin göç ettiği, binlerce evin yerle bir edildiği ilçede bodrumlarda mahsur kalan insanlarla birlikte onlarca kişi hayatını kaybetti. 

Yaşananların üzerinden iki yıla yakın bir süre geçmesine rağmen Cizre’den göç etmek zorunda bırakılan aileler yaşam mücadelesi vermeye devam ediyor. Cizre’yi terk eden Özdek ailesi de bunlardan biri. Çatışmalı süreçte kiracı olarak kaldıkları evin zarar gördüğünü ve hayatta kalabilmek için hiç bir eşyalarını almadan Cizre’den çıkmak zorunda kaldıklarını belirten aile, Van’ın Süphan Mahallesi’ne sığınmış. Burada rutubet kokusunun had safhada olduğu bir evde 7 çocuklarıyla yaşam mücadelesi veren aileyi evinde ziyaret ettik.

‘YEĞENİM ÖLDÜRÜLDÜ, BABASI KALP KRİZİ GEÇİRDİ’

Cizre’de de yaşam koşullarının zor olduğunu şoförlük yaparak geçimlerini sağladıklarını anlatan Abdulsamet Özdek, “Savaş başlamadan önce hepimiz işimizde gücümüzdeydik. Cizre’nin Cudi Mahallesi’nde yaşıyorduk.Bir oğlum 1. sınıfa diğeri de 3. sınıfa gidiyordu. Kızım da 6. sınıftaydı. Çatışmalar arttığında evimizde mahsur kaldık. Günlerce evden çıkamadık. Dışarı çıkamıyorduk, çünkü çıkanlar terörist denilerek vuruluyordu. Benim öz yeğenim bu şekilde sokakta vuruldu ve cenazesi sekiz gün boyunca sokakta kaldı. Çıkıp alamadık. Onun babası da üzüntüden kalp krizi geçirip öldü” diyerek o günleri duygulanarak anlattı.

‘ÇOCUKLARIM ENGELLİ, ONLARA BAKAMIYORUM’

Evden bir süre güvende olduklarını sanarak çıkmadıklarını kaydeden Özdek, evlerine bomba isabet etmiş ve yaralanmış. Özdek bu durumu şöyle anlatıyor, “Çocuklarımı korumak istedim. bir sopanın ucuna beyaz mendil bağlayarak korka korka sokağa çıktım. Hiçbir eşya almadan can telaşıyla çocuklarla birlikte ilçeden ayrıldık. Van’a geldik. Buradaki halkın dayanışma ve desteğiyle bir süre ayakta kaldık. Çocuklarımdan ikisi duyma ve konuşma engelli olduğu için Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğüne başvurdum. Ancak aylar sonra bakım maaşı almaya başladık. Bu parayla geçinmeye çalışıyoruz. Ama çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Bu evde çocuklar da perişan oldu. Evin kirası 200 lira ama onu bile ödeyemiyoruz. İki aylık kira borcum birikiyor, borç alarak kapatmaya çalışıyorum. Artık işim de yok, en azından bir işim olsun istiyorum.” 

‘KARTON YAKARAK ISINMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Yaşadıklarını halen unutamadığı yüzünden okunan anne Hezni Özdek ise Cizre’deki huzurlu ortamlarındaki yaşamlarını özlediğini söylüyor. “Bu yaşananları Allah kabul etmesin” diyen Özdek şöyle devam ediyor, “Çatışma seslerinden çocuklarım deliye döndüler. Korkudan sürekli ağlıyorlardı.susturamıyordum.yiyecek ve içeceğimiz çok kısıtlıydı. Günlerce böyle bekledik. Sonra bize Cizre’yi terk etmemizi söylediler. Devlet anons yaptı. Eşim yaralanmıştı ve bacağını kendi imkanlarımızla sarmıştık. Öylece Van’a geldik. Burada  eşim iş bulamıyor ve yakacak kömürümüz bile yok. Karton yakarak ısınmaya çalışıyoruz. Ailemiz ve akrabalarımız orada kaldı. Yoksulluk nedeniyle çocuklarımı burada okula gönderemiyorum. Eski yaşamımızı çok özlüyorum.”

‘BABA POLİS GELDİ, SES ÇIKARMAYIN’

Kürt siyasetinin önemli ölçüde etkili olduğu ilçede yaşanan çatışmaların AKP’nin tek başına iktidar olma çabalarının bir sonucu olarak değerlendiren Özdek ailesinin damadı Fevzi Mungan ise “Yaşananlara anlam veremiyoruz. Hiç birimiz etkilerini üstümüzden atamadık. Çocuklarım kapı çalsa ya da bir ses duysalar ‘Baba polis geldi ses çıkarma’ diyorlar. Korna sesinden bile korkuyorlar’ dedi. Dönecekleri bir evlerinin kalmadığını vurgulayan Mungan ‘ Yardıma muhtaç hale geldiler ben de seyyar satıcılık yapıyorum ve üç çocuğum var ancak onlara bakabiliyorum. Bu yaşadıklarımızın dışında nedenlerini bile konuşamayacak duruma getirildik” diyor. 

www.evrensel.net