Patron parası bir genç kadının parmağını satın alabilir mi?

Patron parası bir genç kadının parmağını satın alabilir mi?

İş kazasında parmağını kaybeden Yeşim Peksan, kaza sonrası görüşmek istediği patronunun kendisini dilenci yerine koyduğunu söylüyor.

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Ankara’da  soğuk hava deposunda  sigortasız çalıştırılan Yeşim Peksan, iş kazası geçirerek, bir parmağını kaybetti. Peksan, kaza sonrasında görüşme istediği patronun tavrını, “Beni orada ‘dilenci’ yerine koydu ve konuşmak istemedi. Onun parası her şeyi satın alabilir ancak bir insanın kaybolan yaşamı ve bir parçasını satın alamaz” diye anlatıyor. Şimdi mahkemede adalet arayan Peksan, kaza sonrasında bağlanan 175 lira aylıkla ve ailesinin yardımıyla geçinmeye çalışıyor.

Bir çocuğu olan Yeşim Peksan, eşinden ayrılmıştı. Geçinmek ve çocuğuna bakmak için mart 2010’da bir soğuk hava deposunda iş bulmuştu. İşe başlayalı yaklaşık 5 ay olmuştu. 8 Temmuz günü kendi makinesinin işini bitiren Peksan, iş yoğun diye tulum peyniri paketleme makinesine geçirildi. Bu makinenin emniyeti Şirket Müdürü H.Ö. tarafından hızlı üretim yapılsın diye çıkarılmıştı. Çıkarılan emniyetin sonucu ise iş kazası oldu. Emniyeti çıkarılan makinede çalışan Peksan, sol baş parmağını kaybetti, 2 de parmağı kırıldı.

'DİLENCİ YERİNE KOYDU'

Kaza sonrası Peksan’a “Dava açma bizimle ömür boyu çalış” dediler. Makinenin emniyetini çıkaran şirket müdürü ‘Davayı geri çek. Yoksa kötü olur’ dedi. Bunlar üzerine başka bir şirketi daha olan patronla görüşmeye giden Peksan, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Kaza öncesinde eşimden ayrılmış, çalışmak zorundaydım. İşe başladığım zamanlar 24 yaşındaydım ve gençtim. Bana sigortamı yapacaklarını söylemişlerdi. Yapmamışlar. Bunu kazadan sonra öğrendim. Şimdiki aklım olsa sözlerini güvenmez, sigortam olup olmadığını kontrol ederdim.  Şirket sahibinin ikinci firmasına gittim. Patronla görüşmek istedim. Beni orada ‘dilenci’ yerine koydu. Konuşmak istemedi. O gün benim başıma gelen kendisinin ya da çocuğunun başına da gelebilirdi. Onun parası her şeyi satın alabilir ancak bir insanın kaybolan yaşamı ve bir parçasını satın alamaz.”

ŞİRKET MÜDÜRÜ YIRTTI, ŞİRKET İSE TAZMİNATI ÇOK BULDU

Peksan, şirkete 29 Eylül 2010 tarihinde Ankara 20. İş Mahkemesinde maddi manevi tazminat davası açtı. Davada mahkeme karara vardı. Maddi 35 bin 243 lira ve manevi de 5 bin liranın Peksan’a,  verilmesini istedi. Ancak Peksan, bunu Yargıtaya taşıdı. Yargıtay da manevi tazminatı  az bularak  mahkemenin manevi tazminat kararını bozdu. Mahkemede 11 Kasım 2016 tarihinde yeni bir karara vardı. Peksan’a şirket tarafından maddi 35 bin 243 lira, manevi 20 bin lira verilmesini istedi. Bu sefer de şirket tazminat miktarlarını çok buldu ve karara itiraz etti.  Peksan, Şirket Müdürü H.Ö. hakkında dava açtı. Güvenlik emniyetini çıkaran Şirket Müdürü H.Ö’ye Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/531 Esas sayılı dosyası ile taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan  4 bin 500 lira para cezası verildi. 

BİR PARMAĞA 175 LİRA MALİLİYET 

Peksan, çocuğuna domates dahi doğrayamaz durma geldiğini söyleyerek, “Annelik vazifesini yapamıyorum, kazadan sonra zaten psikolojik olarak yıkılmıştım.  Bir parmak gibi gözüküyor ancak büyük bir parçam gitti. Bu bedenimde bir ömür boyu gidecek. Bu kazada hayatımı da kaybedebilirdim. İki sefer ameliyat oldum çektiğim acıyı size anlatamam. Yine ameliyat olmam gerekiyor ancak onun acısına cesaret edemediğimden olamıyorum” diyor. Geçimi ailesinin desteğiyle sağlayan Peksan, açtığı davanın bir an önce sonuçlanmasını isteyerek,  “Artık sabrımın sonuna geldim. Çalışamıyorum ailemle kalıyorum. Onlar bana da çocuğuma da bakıyor. Sigorta kaza sonrasında maluliyet oranı üzerinden 175 lira para bağladı. Ne kadar komik bir rakam değil mi?” diye soruyor.

www.evrensel.net