Muhalefet ‘hayır’ için sokak sokak gezecek

Muhalefet ‘hayır’ için sokak sokak gezecek

Olası Anayasa değişikliğinin neler getireceğini, referandumda neler yapılması gerektiğini kitle örgütü temsilcileriyle konuştuk.

Şerif KARATAŞ
İstanbul

AKP’nin, MHP desteğiyle çıkarmak istediği anayasa değişikliği teklifine karşı olan muhalefet, olası referandumda halkın “hayır” demesi için çalışmalarını sürdürüyor. Çarşamba günü ikinci tur oylaması başlayacak değişikliğe, muhalefet ,“tek adam sultasına dayalı tekçi bir yönetim” ve “seçilmiş tek adam rejimi” olacağı için itiraz ediyor. OHAL koşularını göz önüne alan muhalefet, etkin bir propaganda için nasıl bir hat üzerinde çalışma yürüteceğini tartışıyor. Muhalif basına yönelik kapatmaları ve tutuklamaları da dikkat alan muhalefet, ev ev, sokak sokak gezerek halka gidip, değişikliğe hayır vermeleri için ikna çalışmaları yürütecek.

Geçtiğimiz cuma günü Önce Demokrasi Girişimi, Anayasa Der ve çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi Şişli Kültür Merkezinde yaptıkları toplantıda değişikliğin neler içerdiğini ve buna karşı neler yapılabileceğini konuştu. Toplantıya katılan kitle örgütü temsilcileriyle, hem anayasa değişikliğinin ne getireceğini hem de olası bir referandumda neler yapacakları üzerine konuştuk.

TÜRMEN: MİZAH DİLİNİ KULLANABİLİR

Demokrasi İçin Birlik Meclisinden Rıza Türmen şunları söyledi: “Kamuoyunu bilgilendirmek gerek. Eğer referanduma gidilecekse, oy verecek insanlar neye oy vereceklerini bilmeleri gerekir. Bu değişikliğin Türkiye’ye neyi getirip neyi götüreceğini iyi anlatmak gerekir. Bunun yollarını bulmak gerekir. Bu mizah dili olabilir. Her şeyle dalga geçmek lazım. Kendimizle  de dalga geçebilmek lazım. Çok daha etkili oluyor.

KARAKAŞ: REFERANDUM BİR FIRSAT OLACAK

Önce Demokrasi çalışmalarını yürüten Eski Kültür Bakanı, SODEV Onursal Başkanı Ercan Karakaş, söz konusu değişikliğin büyük bir sürpriz olmaması durumunda Meclisten geçeceğini belirterek, yapılmak istenen değişikliği, “Diktatörlüğü yasal, anayasal hale getiriyor” şeklinde değerlendirdi. Karakaş, şunları söyledi: “Buna karşı başta muhalefet partileri, bütün sivil toplum örgütleri, özgürlük, eşitlik, barış diyen herkesin dayanışma içerisinde toplumu gerçekten harekete geçirmesi ve bunu sandıkta önlemesi. Bu Türkiye için bir devrim olur. Ve Türkiye tekrar kaldığı yerden demokrasiyi gerçek demokrasi halinde geliştirmeye  çalıştırır. İnsan haklarını hakim kılmaya çalışır, emekçi haklarını hakim kılmaya çalışır. Yani yeniden doğru yönde bir hamle yapmak için fırsat doğar. Bunu kullanmamız lazım.”

Muhalefettin bunu başaracağına inandığını söyleyen Karakaş, “Bir kere şöyle bir avantajı var. AKP’ye yakın kamuoyu araştırma şirketleri bile şu anda evet oyunu görmüyor. Hayır oyları çoğunlukta arada çok büyük fark yok. O zaman buna niçin karşı olduğumuzu çok yalın bir dille, sanatı, mizahı, yayını, sosyal medyayı kullanarak ama örgütlü gücü harekete geçirip anlatarak bunu önleyebiliriz” diye konuştu. Önce Demokrasi olarak şimdiye kadar değişik illerde 17 toplantı yaptıklarını anlatan Karakaş, artık halka gitmek gerektiğini ifade etti. Karakaş, “Halka gitmeden evvel de hangi araçlarla, hangi yalın söylemle halkı gideceğiz bunu belirlememiz lazım” dedi. Halka yalın bir dille gidilmesi gerektiğini anlatan Karakaş, “Türkiye’de bu birikim var aslında, örgütlü kesimlerde bir mücadele birikimi var. Bütün bunlar devreye girdiğinde uçurumun kenarından geri döneriz. Daha doğru bir çizgiye döneriz esas demokrasiye. Belki de bu referandum bir fırsat olacaktır. Köklü tekrar bir dönüşüm yapmak için” şeklinde konuştu.

NAS: EV EV, SOKAK SOKAK ANLATACAĞIZ

Yurttaş Girişiminden  21.dönem İstanbul Milletvekili ve Anavatan Partisi eski Genel Başkanı Nesrin Nas, yapılmak istenen değişikliği halkın bilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Böyle bir rejim artı sistem değişikliğinin hayatlarına ne getireceğini öğrenmeleri gerekiyor. Bu şaka değil yani. Basit bir değişiklik değil. Kendi çocukları, gelecekleri, sofrasında ekmekleri bütün bunları kökünden değiştirecek, hatta izlediği kanallar değişecek, yürüdüğü yollar değişecek, gittiği okul değişecek, bütün yaşamı baştan sonuna kadar değiştirecek bir, değişiklik getiriliyor.”

Bu değişimin birden olmayacağını da hatırlatan Nas, bunun en az altı ay bir zaman diliminde gerçekleşeceği ifade ederek, “Ekonomiyi canlandırmak için, A’dan Z’ye kadar her şeyi teşvik veriyorlar... Bütün idari yapı değişiyor. Esnaf en az altı ay belki bir yıl boyunca o teşvikleri hangi birim verecek, kim imzalayacak, kime gidecek, nasıl başvuracak bütün bunları bilemeyecek. Bütün işler duracak. Böyle bir yapıyla karşı karşıya olduklarını anlatmak zorundayız” diye konuştu. Türkiye’nin buğday ithal edecek duruma geldiğini anlatan Nas, tarımda gelinen yeri ortaya koydu. Nas devamla şunları söyledi: “Eskiden çocuklarımızın mürüvvetini görmek isterdik, şimdi ise çocuklarımızın mürüvvetini görüp göremeyeceğimizden emin değiliz. Çocuklarımızın bırakın mürüvvetini görmeyi, cenazelerini artık kaldırıyoruz. Bütün bunları anlatmamız lazım. Muhalefettin bunları bir bir anlatması lazım. Ev ev, sokak sokak anlatacaksınız. Elimizde medya yok, televizyonlar yok. Elimizde gazeteler yok. Bunu anlatacak kadar cesur, namusla ve vicdanlı gazetecilerin çoğu hapiste zaten. Bugünlerde dahi henüz bir referandum ortada yokken, ‘hayır’ diyenler, ‘hayır’ı yazanlar gözaltına alınıyor. Bu koşullarda yolunu bulmak zorundayız. Bu bizim hayatımız.”

KALAYCIOĞLU: MİLLETİN AYMASI LAZIM

Anayasa çalışmaları üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Mecliste görüşülen anayasa değişikliğinin yürütmenin üstünlüğüne dayalı bir anayasa olduğunu belirtti. Kalaycıoğlu devamla şunları söyledi: “Yasama ve yargıyı da büyük ölçüde denetleyen biraz yeni yürütme üretiyorlar. Türkiye’nin çok uzun zamandır bin seneden fazladır devam etmiş olan yürütme yapısını, başbakanlardan, bakanları ve bakanlar kurulunu yok ederek, kabine sekreterliği haline dönüştürüyorlar. Ve yepyeni ve hiç denenmemiş bir şey çıkartacaklar ortaya.temel amacı bu gibi gözüküyor. Burada olabildiğince çok sayıda alanda cumhurbaşkanının tek başına kararlar verip uygulayacağı bir ortam peşindeler, bunu sıkı bir denetime tabi tutucak bir düzenleme de yok. Bu denetleme ve dengeler açısından ciddi sorunlar oluşturuyor. Dolayısıyla denetsiz bir güç ortaya çıkartıyor. Bu hem gücü uygulayan için problem hem de aynı zamanda gücün uygulandığı insanların elinde fazla biraz direnme gücü kalmadığı ve dolayısıyla giderek daha geniş bir kitlenin bu çerçevede Sami Selçuk’un yazısında söylediği şekliyle ‘büyük bir felaketle karşılaşma rizikosu’ var.”
Bunun bir problem olduğunu anlatan Kalaycıoğlu şu uyarıları da yapıyor: “Milletin buna ayması lazım. Temel itibariyle görmesi gerekiyor. Burada atılan adımın bedeli yüksektir. Şöyle ki, buradaki yürütmenin bu kadar denetimsiz kalması, orada atılan adımların herhangi bir şekilde yargı veya yasama tarafından denetlenememesi, medyanın özgür ve rahat çalışacak bir ortam oluşturmadaki zorluklarıyla birleştiğinde, mağdur olacak kişilerin haklarını arayabilecekleri ortamın kalmaması söz konusu.”

www.evrensel.net

1 yorum yapılmış

  1. Korkma der istiklal marşı 9 ay önce Yanıtla  /  Beğendim 0  /  Beğenmedim 0

    Türkiye de artık tek adam partili başkan benim Türkiye nin ekonomisi partiye akacak . aym,hsyk,yargıtay,sayıştay ,vekilleri ben seçiyorum. Bunlarmı engel olacak. Halkmı engel olacak güldürmeyin. İmza bende. Güç zehirlemesi yaşanıyor

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.