Nükleer atıklara ‘özel hayat’ perdesi

Nükleer atıklara ‘özel hayat’ perdesi

İzmir'de ortaya çıkarılan radyoaktif atıkların geri kazanımı ile ilgili yapılan İncelem Değerlendirme Komisyonu tutanakları EGEÇEP'e gönderilmedi.

Özer AKDEMİR
İzmir

İzmir Gaziemir’de eski bir akü fabrikasının bahçesinde gömülü olarak ortaya çıkarılan nükleer atıklarla ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Yıllarca kamuoyundan gizlenen radyoaktif atıkların geri kazanımı ile ilgili yapılan projenin İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) tutanakları “özel hayatın gizliliği” gerekçesiyle dava açan EGEÇEP’e gönderilmedi.

Yüz binlerce İzmirlinin yaşadığı bir bölgede yer alan radyoaktif atıklar önce ÇED Raporu bile hazırlanmadan kamyonlara doldurulup taşınmak istendi. Bunun riskleri ile ilgili dava açan EGEÇEP’in çabaları sonucu mahkeme nükleer atıkların ÇED süreci işletilmeden taşınamayacağına hükmetti. Daha sonraki süreçte atıkların ayıklanması ve geri kazanımı ile ilgili açılan ihaleyi kazanan Turanlar Atık Yönetimi Geri Dönüşüm AŞ adlı şirket ÇED süreci başlattı. ÇED halkı bilgilendirme toplantısının ardından Ankara’da yapılan İDK toplantısına, atıklarla ilgili dava açan EGEÇEP avukatı Arif Ali Cangı ve mahalleli adına Mehmet Kurt katıldı. Toplantının açılışı ve projenin tanıtımından sonra söz verilen Cangı ve Mehmet Kurt, ÇED raporu ve işletilen ÇED sürecine ilişkin eleştiri, itiraz, görüş ve önerilerini sözlü olarak komisyon üyelerine aktardı. Ayrıca konuyla ilgili iki tane uzman görüşünü de yazılı olarak komisyon başkanına teslim ettiler. Bu iki sunumun ardından komisyon başkanı “komisyonun çalışma usulü” gerekçesiyle davet ile gelen Cangı ve Kurt’u toplantı salonundan çıkmalarını isterken, itiraz ve açıklamaları dinlemek, gerekirse ek açıklama yapmak istenmesine rağmen toplantının devamına katılıma izin vermedi.

İDK TOPLANTISI ÖZEL HAYATMIŞ!

“Şeffaf ve katılımcı” olması gereken ÇED sürecinin bu şekilde konunun taraflarından birisine kapatılarak götürülmesi projenin çevre sağlığı ve canlı yaşamı için risk oluşturmadan planlanması ve uygulanmasına dair ortaya konan kaygıları arttıran bir uygulama olarak değerlendirildi. Toplantının ardından EGEÇEP avukatı Cangı, gerek bu olaya ilişkin gerekse uygulamadaki yanlış komisyon toplantısı usulünün düzeltilmesini sağlamak için Bilgi Edinme Yasası uyarınca, İDK toplantısında tutulan komisyon üyelerinin görüşlerinin yer aldığı tutanağın bir örneğinin gönderilmesini talep etti. Geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Müdürlüğünce bu talebe gönderilen yanıt ise bir başka tartışmayı doğurdu. Çevrenin ve yüz binlerce insanın sağlığını ilgilendiren bir konu ile ilgili yapılan resmi toplantının tutanakları EGEÇEP’e; “toplantı tutanaklarının kişisel bilgiler içermesi sebebiyle Hukuk Müşavirliği’nin yazısı doğrultusunda özle hayatın gizliliğinin ihlal edilebileceği düşünüldüğünden paylaşılamadığı” gerekçesi ile gönderilmedi.

KOMİSYONUN GÖREVİ ÖZEL DEĞİL KAMUSALDIR

Bu şaşırtıcı yanıtla ilgili Bilgi Edinme Kurumu’na bir itiraz yazısı gönderen Cangı, İDK Komisyonunun oluşturulması ile ilgili düzenlemeye dikkat çekerek, “Resmi görevlendirme ile komisyon üyesi olunmaktadır. Komisyon üyelerinin görevleri de özel hayatlarına ilişkin değil kamusal görevlerdir” dedi. Cangı, İDK toplantılarının gizli olacağına dair hiçbir yasal düzenleme bulunmadığına ve bu gizleme ile sağlıklı çevrede yaşama hakkının zorunlu unsuru olan çevresel konulardaki bilgilere erişim-katılım hakkının da yok sayıldığına dikkat çekti. Cangı, dilekçesinde ‘özel hayat’la ilgisi olmayan komisyon tutanaklarının verilmemesinin açıkça yasaya aykırı olduğunu belirterek bunun aynı zamanda bilgi edinme hakkının ağır şekilde ihlal edilmesi anlamı taşıdığını kaydetti.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.