Avustralya Açık başlıyor: Kış ortasında yaz

Avustralya Açık başlıyor: Kış ortasında yaz

Önder Karakaya, yarın başlayacak Avustralya Açık öncesi erkekler ve kadınlar klasmanındaki son durumu kaleme aldı.

Önder KARAKAYA

Hayatın her alanında fırtınalı geçen 2016 yılını geride bırakan insanlık, 2017’ye haddinden büyük anlamlar yükleyerek giriş yaptı. 1 gecenin ardından yaşanan takvim değişikliğinin neticesinde tüm olumsuzlukların ortadan kalkmasını beklemek insanın doğasındaki saflıkla paralellik gösterse de fazlaca iyimser. Buna karşın, gezegende halen güzel şeylerden bahsetmek mümkün; yılın ilk büyük tenis organizasyonu olan Avustralya Açık gibi.

Wimbledon, Roland Garros ve Amerika Açık ile birlikte “Grand Slam” olarak lanse edilen tenisin en prestijli 4 organizasyonundan biri olan Avustralya Açık’ta ana tablo müsabakaları yarın başlıyor. Ben yazıyı kaleme aldığım esnada pek çok sporcu ana tablo bileti alabilmek adına eleme mücadelesini sürdürmekteydi. İlk kez 1905’te tertip edilen bu turnuva 1988’den bu yana Melbourne Park’ta sporseverlerle buluşuyor. Organizasyon Melbourne Park’a taşınmadan evvel tıpkı Wimbledon gibi çim kort üzerinde oynanıyordu, fakat o günden bu yana sert kortta icra ediliyor. Avustralya Açık’ı diğer 3 “Slam”den ayıran en önemli noktanınsa güney yarım küre faktörü olduğunu ifade etmek yanlış olmaz. Dünya nüfusunun neredeyse yüzde 90’ının kuzey yarım küreden nefes aldığını düşününce ocak ayında yaz mevsimini deneyimlemek haliyle olaya enteresanlık katıyor. Bu renkli turnuvayı yerinde izleyemeyen pek çok tenis bağımlısının da her sene kış ortasında en azından ekran başında içini ısıtıyor. Avustralya Açık tribünlerinin tenise olan ilgisi ve hakimiyeti de şüphesiz turnuvayı ekstradan eğlenceli kılan bileşenlerden bir tanesi.

FEDERER HERKESE KARŞI

Cuma sabaha karşı turnuva kuraları çekilirken pekçoğumuzun gözü 17 numaralı seribaşı Roger Federer’in üzerindeydi. Ekim 2002’den bu yana ATP sıralamasında ilk 10’un dışına hiç çıkmamış 17 Slam şampiyonu “Ekselansları” için kuraya 17. basamaktan dahil olmanın ironik yanı eşliğinde bazı sıkıntılar doğurması kaçınılmazdı. İsviçreli ilk 2 turda talihli biçimde elemelerden gelecek rakiplerle eşleşti, fakat kuranın geri kalanı uzay-zaman bükülmesine sahne olabilecek düzeyde bir yoğunluğa sahip. Federer ilk 2 turda kaza yapmadığı takdirde muhtemel şampiyonluk yolu sırasıyla Tomas Berdych-Kei Nishikori-Andy Murray-Stanislas Wawrinka-Novak Djokovic beşlisini barındırıyor. Bu noktada Djokovic yerine Rafael Nadal’ın da yazılabileceğini vurgulamamak mümkün değil, zira iki yıldız da hata yapmadan yarı finale ulaştığı takdirde yüz yüze gelecekler. Bu noktada Sırp raketin finale yürüyeceğini düşündüğüm için ilk tercih olarak değerlendirdim.

Djokovic’ten söz açmışken ilk turda dişli bir rakibe karşı sınav vereceğini belirtmek gerek. 2 numaralı seribaşı turnuvayı yaklaşık 10 gün önce Katar’da karşılaştığı ve tur atlamak için 4 tanesi peş peşe olmak üzere 5 maç puanı çevirmek zorunda kaldığı Fernando Verdasco ile açacak. Verdasco gününde olduğunda ne derece tehlikeli bir isim olduğunu defalarca göstermiş bir oyuncu, fakat 5 set üzerinden oynanacak bir müsabakada Djokovic bir şekilde yola devam edecektir. Sırbistan temsilcisi ilk turu atlattığı takdirde yarı finale kadar çok güçlü bir rakiple yüzleşmeyecek. Ancak o noktada karşısına Rafael Nadal çıkabilir. Rafa’yı da aştığı takdirde taraftarları “şampiyonluk yakın, meşaleyi yakın” modunu açabilir; çünkü Djokovic burada 1 kupa daha kaldırdığı takdirde tarihte Avustralya Açık’ı 7 kez kazanan ilk sporcu olma unvanını elde edecek.

MURRAY MOMENTUMU KULLANMA PEŞİNDE

Erkekler kanadının 1 numarası da hiç kuşkusuz ayrı bir paragrafı hak ediyor. Enfes bir 2016 sezonunu geride bırakan Andy Murray geçtiğimiz hafta Katar Açık’ta finale dek yürüdü, ancak Novak Djokovic’e boyun eğmekten kurtulamadı. İskoç raket için Avustralya Açık’ta muhtemel Roger Federer çeyrek finali öncesi ciddi bir engel bulunmuyor. 29 yaşındaki yıldız ilk turda Illya Marchenko ile karşılaşacak. Marchenko özellikle rallilerde tutarlı bir isim olsa da Murray’e zorluk çıkarabileceğini sanmıyorum. Ukraynalı oyuncuyu Eylül 2014’te TED İstanbul Challenger boyunca çıplak gözle takip etme fırsatım olmuştu. O turnuvada finale yürümeyi başarmıştı ve geçen 2.5 yıl boyunca oyununu sürekli pozitif yönde inşa etmeyi başardı. Ne var ki, tarzı doğrultusunda savunmada kalmayı seven ve rakibinden hata beklemeyi şiar edinen bir isim olması Murray gibi bir ralli ustası önünde sürpriz yapma ihtimalini ortadan kaldırıyor.

ÇAĞLA BEKLENTİYİ YUKARI ÇEKTİ

Son dönemde Serena Williams hükmünde geçen kadınlar kanadında beni heyecanlandıran yegane gelişmelerden bir tanesi Çağla Büyükakçay’ın muazzam çıkışı. Çukurova’nın yetiştirdiği gurur verici yetenekler arasına adını çoktan yazdıran Çağla’nın ilk kez ana tabloda mücadele edeceği Avustralya Açık’ta 4. turu görmesi hiç kimseyi şaşırtmasın. İlk turda genç Fransız Oceane Dodin ile yüzleşecek olan 27 yaşındaki yıldızın rakibiyle ilgili keskin bilgiler almak adına yabancı basından birkaç arkadaşımı aradım. Zira 20’lik yıldızı şu ana dek sadece 2 kez ekran başından izleme fırsatı bulmuştum ve hakkında kesin kanaat getirecek intibam mevcut değildi. Eşleşme üzerine ortak kanı Çağla’nın az da olsa favori olduğu yönünde, ancak olmazsa olmazlar var: Tutarlılık ve sabır. Çünkü Dodin’in özellikle rallilerdeki agresif tavrını tutarlılıkla bertaraf edebilmek mümkün. 7-8 vuruşun üzerine çıkacak rallilerde Çağla’nın avantaj sağlayacağı apaçık ve bu noktada az basit hata ile oynamak kilit rol teşkil edecek.

Çağla Büyükakçay ilk turu aştığı takdirde Kateryna Bondarenko-Caroline Garcia galibiyle karşı karşıya gelecek, ki belki de geçen sezondan bir hesap görme fırsatı bulacak. Hatırlanacağı üzere Çağla 2016 Wimbledon ilk turunda Garcia’ya 6-2, 6-3’lük setlerle kaybederek düş kırıklığı yaşamıştı. Büyükakçay için 3. tur ufkunda 16 numaralı seribaşı Barbora Strycova görünürken 4. tur için Serena Williams duvarı örülmüş durumda. Geçtiğimiz sezon Roland Garros ve Amerika Açık’ta 2. tur görmeyi başaran Çağla’nın şahsı ve Türkiye spor tarihi adına bir ilki gerçekleştirerek 3. tur görebileceğini düşünüyorum. Hatta “4. tura yürüse ve Serena’yı karşısına alarak hepimizi heyecanlandırsa ne güzel olur” diye iç geçirmekten de kendimi alamıyorum.

KİME MERCEK TUTMALI?

Bu tarz turnuvalarda büyük isimlerin ne yapacağını öngörmeye çalışmak işin nispeten rahat kısmı olarak adlandırılabilir, ki bu pek de yanlış bir beyan olmaz. Bu noktada sözü fazla uzatmadan sizlere kadınlar ve erkekler kanadından birer ismin müsabakalarını takip etmenizi tavsiye edeceğim. Kadınlar cephesinde oyununu durmaksızın yükselterek Melbourne Park’a gelen Britanya’nın yeni gözdesi Johanna Konta kesinlikle tenis severleri pişman etmeyecek maçlara imza koyacaktır. Erkeklerde ise henüz 19 yaşındaki Alexander “Sascha” Zverev’in kapışmalarını seyretmeyi ihmal etmemenizi tavsiye ederim. Umarım her sezon olduğu gibi bol sürpriz barındırarak enerjimizi üst seviyeye çıkaracak bir Avustralya resitalini deneyimleme fırsatı buluruz.

www.evrensel.net