Antalyalı emekçinin derdi Anayasa değil geçim

Antalyalı emekçinin derdi Anayasa değil geçim

Rejim değişikliği getiren anayasa teklifi ile ilgili Antalya'da emekçiler görüşlerini paylaştılar. Emekçiler Anayasa maddeleri değil, geçim derdinde.

Mahir DOĞAN
Mehmet ZENGÜL
Antalya

Meclis Genel Kurulunda görüşülülen Anayasa değişikliği ile ilgili maddeleri Antalya’da Küçük Sanayii Sitesinde ve çeşitli merkezlerde farklı meslek gruplarından yurttaşlara sorduk. Konuştuğumuz sohbet ettiğimiz insanlar Anayasa maddelerinden haberdar değil ve görüşünü aldığımız vatandaşların tamamı başkanlık ya da anayasa tartışmalarından ziyade geçim derdindeler. 

Antalya’da pazarcılık yapan Salih Tefo, ekonomiden şikayetçi ve iş yapamadıklarını söylüyor. Başkanlık ve anayasa değişikliği ile ilgili de “Zaten ülkede başkanlık yapıyorlar, başkanlık olsa ne olur, olmasa ne olur. Tutturmuş başkanlık yapacağım. Dün Meclis’te vurmuş kırmışlar. Gelse ne olur, gelmese ne olur" diyor.

‘BÜYÜKLERİMİZ BİLMEMİZİ İSTEMİYOR’

Murat Kader Oto sanayii sitesinde kaportacı “Bir vatandaş olarak neler olup bittiğini bilmek benimde hakkım, fakat gerek medya olsun, gerekse büyüklerimiz bizim bir şey bilmemizi istemiyorlar” diyor. Anayasa değişikliği ile ilgili referandum için oy verme işlemi yapılacağını hatırlattığımızda ise, “Yarın nasıl olacak, başımıza ne gelecek ben yarını göremiyorum diyor ve ekliyor: Türkiye parlementoyla yönetilsin, başkanlık bence iyi bir şey değil” diyor. Geçim sıkıntısından bahseden Murat Kader, “Şimdi kış tamam anladık, fakat işler tamamen durmuş durumda. Para kazanamıyorum. Türkiye nereye gidiyor anlamıyorum, sonumuz kötüye gidiyor, korkum Suriye gibi olacaz, allah sonumuzu hayır etsin. Barış sevecen bi dünyada yaşayıp gideriz fakat televizyonu bi açıyom kavga dövüş” diyor.

‘KAFAM ÇOK KARIŞIK İŞLER DE KÖTÜ’

İsmail Salar da oto tamircisi. O da Anayasa maddelerinden habersiz. Açıklama yapılmamasından şikayetçi.  Salar, “Açıklama yapılsa belki ‘evet’ deriz, ama ben ‘hayır’ diyeceğim. Çünki bizi dışarda bırakıyorlar. Benim kafam karışık, bazen iyidir belki evet diyim diyorum, sonra hayır diyorum. Anlayacağın kafam karışık, bölge bölgemi olacak, ayrı ayrımı olacak” diyor. Sonrada ekliyor “Bizim düşmanımız çok, Avrupanın oynadığı oyun ortada, bizi karıştırıyorlar’’ diyor. Peki işler nasıl diyince “İşler çok kötü otuz senedir bu işi yapıyorum. Allaha şükür karnımız doyuyor. Fakat son üç, dört aydır iş yok. Bak dinle sokaktan çekiç sesi gelmiyor. Bir sıkıntı var ama milletce bu sıkıntıyı çekeceğiz” diyor.

‘TARTIŞMALARI DA ANLAMIYORUM’

Halil Kafes de oto tamircisi “Ben televizyonu açınca o ona atıyor, öteki ona atıyor hiçbir şey anlamıyorum. Hangisi doğru bakcaz bakalım, bir fikrim yok’’ diyor ve konuyu ekonomik sorunlara getiriyor. “On yaşından beri sanayideyim. Açık söylemek gerekirse sabah bir iş yaptım, veresiye gitti, Allah inandırsın daha siftah yapmadım. Açık söyleyim Suriyeli geliyor ona her türlü olanağı sağlıyorlar ama bize sağlamıyorlar. Aşağı yukarı 7-8 aydır Bağ-Kur primimi yatıramıyorum. 580 lira oldu Bağ-Kur primi. Emekliye 100 lira zam yaptı, Bağ-Kurluya 130 lira zam oldu. Ben dün 40 lira verip de özelde çocuğuma ciğer filmi çektiremedim. Bağ-Kur primlerimi yatıramadığım için benim çocuğuma baktıramıyorum. Ama büyüklerimiz daha iyisini bilirler. Sen bana Başkanlık desen ben anlamam, biz cahiliz. Aha orda oda başkanımız var halin nedir diye bize sormuyor. 1.000 lira da odaya borcum var, borcu yapılandıramadım. Üç çocuğum var sağolsun Cumhurbaşkanımız 3 çocuk yapın diye tavsiyede bulundu Allah bin kere razı olsun geçinip gidiyoruz. Allah zeval vermesin hükümetimize” diyor.

‘BAŞKANLIK OLSA DAHA KÖTÜ OLABİLİR’

Giyim mağazası sahibi Emel Ünal “Malesef  değişecek Anayasa maddeleri hakkında hiç bir şey bilmiyorum. Başbakanlığı biliyorduk fakat bu Başkanlık hakkında bilgim yok, yarın oylamaya gidecekler ben bilmiyorum, halkda bilmiyor çünkü kimse okumuyor ve eğitim yok. Valla işler çok kötü üç aydır cirom yarı yarıya düştü ben iş yapamıyorum. Başkan seçilse daha da kötü olur diye düşünüyorum. Memleketin halinden belli oylama yapılacak ve çoğu bilmeden ‘evet’ diyecek, ülkenin halinden bellidir.Halkın çoğu Başbakan ve Cumhurbaşkanı ne diyorsa doğrudur diyor ve araştırmıyor. İyi bir muhalefet olmadığı için, halk kimi seçelim diyor. Belki Başkanlık iyidir ama biz bilmiyoruz yarın ne olacak’’  

BU KADAR YETKİ ORTAYA BİR DİKTATÖR ÇIKARTIR

Mecliste görüşülen Cumhurbaşkanlığı sistemi (rejimi) ile ilgili Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan, OHAL rejimi içerisinde Anayasa değişikliğinin tartışılamayacağına dikkat çektikti. Balkan, “Değişiklik neden şimdi ve kim için isteniyor? Önerilen sistem (rejim) değişikliğinin sosyolojik ve tarihsel olarak karşılığı var mıdır, varsa nedir? sorularının yanıtının verilmesi gerektiğini söyledi. “Tabuta çakılacak son çivi” anlamına gelen bu öneri yasalaşırsa toplum çözülür. Önerilen değişiklik kabul edilirse, Anayasal bir devlet olmaktan çıkar; yalnızca Anayasası olan bir devlete gerileriz! İflah olmaz bir iyimserlikle, kararlılıkla mücadele etmeliyizdedi. Başkan devamında şu ifadelere yer verdi: “1791 tarihli Fransa Anayasası’nın orijinal metninin sergilendiği kütüphanede, Anayasanın altındaki etikette ‘İnsan derisiyle kaplıdır’ yazdığını söyler Tarık Zafer Tunaya. Anayasalar bu kadar can alıcı, bedel ödeten metinlerdir. Hak ve özgürlükleri güvence altına almak, devletin ve yönetenlerin egemenlik alanını daraltmak için yapılır. Çağdaş demokrasilerin temeli hukuk devletine dayanır. Hukuk devleti de kuvvetler ayrılığına ve denge/denetleme mekanizmalarına dayanır. Önerilen Anayasa metni bu anlamda tehlikeli ve yok edicidir. Kuvvetler tekliğini, bir başka söyleyişle bütün yetkilerin bir kişide toplanmasını öngörmektedir. Bu kadar yetki kimin eline geçerse ortaya bir diktatör çıkar. Cumhuriyet tarihinin en ağır ve karanlık sürecinden geçiyoruz”. 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.