Ekvador: Ekonomik fiyasko ve siyasi sonuçları

Ekvador: Ekonomik fiyasko ve siyasi sonuçları

Ekvadorlu Gazeteci Guido Proaño A, şubat ayında devlet başkanlığı seçimlerinin yapılacağı ülkesindeki gelişmeleri Evrensel için yazdı.

Guido PROAÑO A.

Ekvador ve Türkiye’yi ayıran binlerce kilometreye rağmen, iki ülke arasında birçok benzerlik mevcut. Örneğin, hükümetlerinin -en hafif ifadeyle- otoriter profili, ülke sınırlarının içinde ve dışında sahte bir imaj yaratmaktaki başarıları, ve o sınırların içinde yaşananlardaki benzerlik... 

Bir yıldan az bir süre önceye kadar, Devlet Başkanı Rafael Correa’nın hükümeti dünyaya sağlam ve kazançlı bir ekonomi imajı satıyordu. Bir ekonomik analiz dergisinde, 2013 yılının sonlarında, ekonomideki büyüme ritmine atıfla “Ekvador mucizesi” kavramı icat edilmişti. 

Hükümet bu nitelendirmeden olabildiğince faydalandı ve içeride ve dışarıda bu sözde başarısıyla dolaştı.

Gerçekte ise, son on yılın ilk yarısında tüm bölge ülkeleri, uluslararası piyasalardaki hammadde fiyatlarındaki yüksekliğe bağlı olarak önceki yıllarda elde edilenleri aşan ekonomik büyüme oranlarına sahip olmuşlardı, bu bölgesel bir eğilim olarak ortaya çıkmıştı.   

Ekvador petrol ihracatçısı bir ülke ve o yıllarda hidrokarbonun varili 100 ABD dolarına yaklaşmıştı. 

Şimdi ise kimse o sözde ‘mucize’den bahsetmiyor. 

2016’YI EKONOMİK KRİZLE KAPATTI

Son beş üç aylık dönemde, art arda olarak, Ekvador ekonomisi düşüşe geçti ve 2016 yılını negatif büyüme ile kapattı. Ekonomik kriz Ekvador’u vurdu ve sosyal sonuçları çok ağır oldu. Geçtiğimiz yıl boyunca özel sektör ve kamu sektöründen 350 bin işçi işlerini kaybetti, bu sayı Ekvador nüfusuna göre oldukça yüksek. Ülke hiçbir zaman bu seviyede bir durumla karşı karşıya kalmamıştı. 

Petrolün varil fiyatındaki düşüklüğün yarattığı kaynak yetersizliği ve ekonomik durgunluğun karşısında, hükümet eskiden reddettiği önlemleri hayata geçirdi: Büyük bir dış borçlanma, para rezervinin kullanılması, tahvillerin emisyonu, devletin emekli maaşları için yasal olarak ödemesi gereken parayı düşürmesi, esnek çalışma getiren yasaların çıkarılması ve benzeri... 

2009 yılında dış borç 7 milyar 300 milyon dolara çıkmıştı, bugün ise 40 milyar doları aştı. 

Son aylarda hükümet yüksek faizli ve kısa dönemli ‘tahvilleri’ uluslararası pazara ihraç etti.

Geçtiğimiz 10 Ocak’ta 1 milyar dolar tutarında, 10 yıl vadeli ve yüzde 9.65 faizle yeni bir tahvil emisyonu gerçekleştirildi; Aralık 2016’da da kamu sektöründeki ücretlerin ödenebilmesi için 750 milyon dolar tutarında benzer bir operasyon yapılmıştı. 

Fakat Devlet Başkanı Correa ekonomideki “Hayranlık verici iyileşmeden”  bahsediyor; tabii ki, Ekvadorluların çoğu ona inanmıyor. 

HÜKÜMETİN BÜYÜK YOLSUZLUKLARI

Bu durum ve devlet başkanlığındaki artan otoriterizmi Rafael Correa’nın popülerliğinde bir süredir düşüş yaşanmasına neden oldu. Correa’nın güvenirliği bu yıllarda temel siyasi sermayesiydi fakat bahsedilen uygulamalar artık onun aleyhine işliyor.  

Hükümetin güvenirliği de ülkenin siyasi yaşamında yaygın bir olgu nedeniyle giderek sarsılıyor: Yolsuzluk. 

Ülkenin tarihindeki skandal boyuttaki milyonluk soygunlar bu hükümet döneminde gerçekleştirildi  ve bunların bazıları doğrudan Devlet Başkanı Yardımcısı Jorge Glas’a bağlı sektörlerde yaşandı. Glas bugün, yine hakkında benzer yolsuzluk iddiaları bulunan Lenin Moreno ile birlikte, aynı görev için yeniden aday oldu. 

Lenin Moreno mevcut hükümetin devlet başkanı adayı, Quito itfaiyesi çalışanlarını ‘motive edici’ bir konuşma yapması, onlara fıkralar anlatması için, akrabalarına ait bir vakıf adına 10 bin dolar aldı. Bu bir şaka değil, gerçek bir olay. Moreno, paranın vakıf için olduğunu kendi cebine gitmediğini söylüyor; ama bir saat konuşmak için 10 bin dolar!

Bugünlerde Brezilyalı bir inşaat şirketi olan Odebrecht’in, aralarında Ekvador’un da bulunduğu birçok ülkede karıştığı yolsuzluklar gündemde. 

Ekvadorlu yetkililere inşaat ihaleleri karşılığında 33 milyon dolar komisyon ödediği biliniyor. 

Bu konuda gözler Başkan Yardımcısı Glas’a çevrilmiş durumda, çünkü inşaatlar kendi görev alanına giriyor. Hükümet kanadında bu konuda açıkça endişe mevcut. Yeniden aday olan Glas, artık düşük bir profil sergiliyor ve Devlet Başkanı Correa, birkaç gün önce, “Seçim kampanyasına zarar vermek için Correa ve Glas bu olayla ilişkilidir diyecekler” diyerek, iddiaların güvenirliliğini sarsmaya çalıştı. 

Kolombiya ve Peru’daki aynı olayda, yolsuzluğa karışan memurların isimleri ortaya çıkarıldı ve tutuklandılar; Ekvador’da bu yapılmadı. Önceden Correa’nın kişisel avukatlığını yapmış olan ilgili savcının isimleri sakladığı söyleniyor. 

19 ŞUBAT SEÇİMLERİNDE NE OLUR?

Ekvador işte bu koşullarda Cumhuriyetin başkanını ve başkan yardımcısı ile Ulusal Meclis milletvekillerini belirleyeceği bir seçim süreci yaşayor. Bir yıl önce Correa, bir dönem daha başkanlığa aday olabilmek için anayasa reformu yapmayı denemişti, fakat sokaktaki halk eylemleri nedeniyle çark etti. Bu geri adım Correizm (Correa yanlıları) için siyasi bir darbe oldu. Hükümet partisi Alianza Pais (Ülke İttifakı) içindeki açık anlaşmazlıkla birlikte, Lenin Moreno, Correa’yı da aşan yüksek popülaritesi nedeniyle devlet başkanlığına aday gösterildi. Moreno, bir önceki iktadır döneminde Correa’nın başkan yardımcısıydı. 

Fakat yolsuzluk skandalları ve hükümet tarafından yaratılan gelişen ülke masalının yerle bir olması, Correizmin adaylarına pahalıya patlıyor. 

Oy araştırmaları hükümet adayının oylarında düşüş trendine işaret ediyor, bu şekilde sadece ilk turda kazanabilir görünüyor.  

Tüm veriler 19 Şubat seçimlerinde (ilk tur) yeni başkanın seçilemeyeceğine, mayısta ikinci tur yapılacağına işaret ediyor. 

Correizmin sonu yakın, halkın çoğu, farklı siyasi pozisyonları da olsa, muhalefet sathına katılıyor.  

8 devlet başkanlığı/yardımcılığı adayından sarece dördünün ikinci tura geçme şansı var görünüyor: Hükümetin adayı, siyaseten açıkça sağda bulunan partilerin iki adayı ve kitle örgütlenin, ilerici ve sol partilerin ittifakı olan Değişim için Ulusal Sözleşme’nin adayı.

Seçimlere neredeyse bir ay kala sonucu öngörmek mümkün değil, hala seçmenlerin yüzde 50’i kime oy vereceği konusunda kararsız. Dört hafta için birçok şey olabilir, fakat açık olan hükümet kanadındaki huzursuzluğun büyüdüğü ve Değişim için Ulusal Sözleşme’nin adayının umudunun arttığı. 

(Çeviren: Elif Görgü)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.