Diyarbakır Barosu: Anayasa düzenlenmesi geri çekilsin

Diyarbakır Barosu: Anayasa düzenlenmesi geri çekilsin

Diyarbakır Barosu, Meclis’te görüşülmeye devam edilen “başkanlık sistemi”ni içeren anayasa paketinin geri çekilmesini istedi

Diyarbakır Barosu, partili cumhurbaşkanlığının önünü açan ve TBMM'de görüşülmekte devam edilen anayasal değişikliğe ilişkin Baro Adli Yardım Binasında basın toplantısı düzenledi. 

Açıklamanın yapıldığı baro binası çevresinde polisin zarlı araçlarla yoğun güvenlik önlemi alması dikkat çekti. Baro Başkanı Ahmet Özmen, son dönemde Türkiye ve Ortadoğu'da yaşanan olumsuz gelişmeler, kent merkezlerinde yaşam hakkında yönelik saldırılar nedeni ile büyük acıların yaşandığı belirterek, yaşanan çatışmalı süreç ile birlikte toplumsal ve siyasal sorunların çözümünden uzaklaşıldığı bir sürecin içine girildiğini ifade etti. Toplum olarak birliği ihtiyaç duydukları bu dönemde yeni gerginlik ve sorunlarla karşı karşıya bırakılmış durumda olunduğunu söyledi.

‘TOPLUM-BİREY MERKEZLİ OLMAKTAN ÇIKACAK’ 

Olağanüstü hal koşullarında ülkenin hukuk ve siyasal sistemini etkileyecek bir anayasa değişikliği sürecine tanıklık edildiğine dikkat çeken Özmen, Anayasaların "toplumsal bir sözleşme" olduğunu, hukuk devleti olmanın garantisi olan anayasaların içeriği kadar yapılış süreçlerinin de önemli olduğunu vurguladı. Özmen, "Anayasa değişiklik teklifinin ülke gündemine getirildiği ilk andan itibaren uyulması gereken demokratik, anayasal teamüllere ve hatta mevcut anayasanın öngördüğü usule aykırı davranıldığı herkesçe gözlemlenmektedir. Muhalefette bulunan siyasi partiler, toplumun farklı kesimleri ile sivil toplum örgütlerinin bütün uyarıları görmezden gelinmiş, devam eden süreçte teklifin komisyona getirilmesi, kamuoyunda tartışılması, hukuk ve yargı sistemini ne yönde etkileyeceği konusundaki itirazlar ve beklentiler siyasal iktidarca dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla yapılması istenen değişikliklerden önce yapılış usullerindeki bu aykırılıklar ve yapılması istenilen değişiklikler, anayasayı toplum-birey merkezli olmaktan çıkarıp, tamamen devlet lehine bir sözleşme şeklini almasına neden olacaktır. Bu haliyle yapılması istenen anayasal değişiklikler anayasayı toplumsal sözleşme olma vasfından uzaklaştıracak hatta kaybettirecektir" dedi.

‘PERVASIZ VE DENETİMSİZ OLACAK’ 

Yapılmak istenen anayasa değişikliği "sorunlu olan yargı sisteminde, ağır aksak işleyen yasama ve yürütme faaliyetlerinde yapısal çözümler yerine adeta bu erklerin tek elde birleştirilmesi çözümsüzlükte ısrarın tezahürüdür" tespitini yapan Özmen, "Demokratik parlamenter sistem bu haliyle bile yetkileri kuvvetler ayrılığını redde dayanan cumhurbaşkanlığı sisteminden evladır. Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nin 16. maddesinde '... Erkler ayrılığının bulunmadığı toplum(lar)da anayasa yoktur' demek suretiyle erkler ayrılığının evrenselliğine vurgu yaparken, yaşadığımız ve içinden geçtiğimiz bu dönemde çoğulcu siyasal rejimi, meclisi ve yargıyı aynı otoritenin hakimiyet alanına çekmenin ne derece demokratik olduğu izaha muhtaçtır. Ülkemizde sorunlu olan demokratik sistemin iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi gerekirken, henüz bu demokratik olgunluk tam olarak gerçekleştirilmeden yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin kişilerden bağımsız olarak bir siyasal partinin liderine tevdi edilmesi, sadece bugünün veya iktidarda olan partinin değil, başkaca siyasal odakların da gelecekte toplum karşısında pervasız ve denetimsiz olacağı kaygısını gözler önüne sermektedir" diye belirtti.

‘PAKET SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE KATKI SUNMUYACAK’ 

"Önemle belirtmek isteriz ki Anayasalar, kişi iktidarını değil halk iktidarını eşitlik, özgürlük ve adalet temelinde sağlamaya çalışan birer toplumsal mutabakat metinleridir" ifadesini kullanan Özmen, "Bu amaçla toplumsal barışı önceleyen, bütün farklılıklara güvence tanıyan bir metne dönüştürülmelidir. Bu sebepledir ki sadece içinde olduğumuz zamana göre değil bir gelecek perspektifine de anayasa metninde ve ruhunda yer vermelidir. Diyarbakır Barosu olarak, her fırsatta ve her platformda dile getirdiğimiz üzere bir darbe ürünü olan ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamayan bundan dolayı da defalarca değişikliğe uğrayan mevcut 1982 Anayasasının yerine yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğuna ilişkin görüşümüzü bir kez daha tekrarlamak isteriz. Toplumun ihtiyacı olan, demokratik, sivil ve kuvvetler ayrılığına dayanan yeni bir anayasadır. Bu vesileyle bir kez daha siyasal iktidardan siyasi partilerin, sivil toplum örgütü ve kuruluşlarının yani toplumun tüm kesimlerinin hazırlık sürecine dahil edileceği demokratik, özgürlükçü, evrensel insan haklarına dayalı ülkedeki bütün farklılıkları ve zenginlikleri gözeten yeni bir anayasa yapım sürecinin başlatılmasını; mevcut değişiklik taleplerini içeren paketin sorunların çözümüne katkı sunmayacağı inancı ve yeni sorun alanları yaratacağı kaygısıyla meclis gündeminden çekilmesini talep ediyoruz" diye vurguladı.

Açıklama sonrası toplantı sona erdi. (DİHABER)
 

www.evrensel.net