‘Şengal’de halkın talepleri dikkate alınmalı’

‘Şengal’de halkın talepleri dikkate alınmalı’

DTK, PSK ve EMEP Başbakan Binali Yıldırım ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani arasındaki görüşmeyi değerlendirdi.

Hasan AKBAŞ
Serpil BERK
Diyarbakır

Hafta başında Irak’a giden Başbakan Binali Yıldırım burada Irak Başbakanı İbadi ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani ile görüştü.  Yıldırım’ın bu görüşmelerinde Şengal’deki YBŞ (Şengal Direniş Birlikleri) ve  Irak’taki PKK varlığı gibi Kürt sorunu ile ilgili pazarlıklar öne çıktı. Bu görüşmelerle ilgili gazetemize değerlendirmeler yapan  DTK, PSK ve EMEP temsilcileri, bu pazarlıkların Kürt sorununda çözümsüzlüğün bir sonucu olduğunun altını çizerek, Kürt sorununu çözme adına başka ülkelere müdahale girişimlerinin sorunları daha da büyüteceğini belirterek halkların kendi kaderini kendilerinin belirlemesi gerektiğine vurgu yaptı.

Başbakan Binali Yıldırım, hafta başında Irak ve Kürdistan Federe Bölgesi’nin başkenti Erbil’e ziyarette bulunmuştu. Kürdistan Federe Devlet Başkanı Mesut Barzani ile yapılan ortak basın toplantısında taraflar, bölgede IŞİD saldırılarına karşı birleşik bir cephe oluşturan Êzidîlerin içerisinde yer aldığı Şengal Direniş Birliklerinin (YBŞ) bölgeden uzaklaştırılması konusunda mesajlar verdiler. Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım YBŞ’nin varlığına ilişkin, “Şengal bölgesinde yuvalanması da asla ve asla kabul edeceğimiz bir şey değildir” yorumunda bulunmuştu. Kürt sorunu konusunda çözümsüzlüğün derinleştiği bir eksende bu mesajların bölgeye yansıması ve olası çatışma durumunun çözüm getirip, getirmeyeceğini bölgedeki siyasi kurumlardan DTK, PSK ve EMEP Bölge Örgütünün temsilcileriyle konuştuk.

DTK: ‘SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ DIŞARIDA ARAMAK NAFİLE BİR ÇABA’

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven Ortadoğu’da kartların yeniden karıldığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “Daha önce sınırların çizilmesini sağlayan anlaşmalar süresini doldurduğu için yeniden bir dizayn yapılmaya çalışılıyor. Fakat Kürtler yüz yıl önceki Kürtler değil, çok yol katedildi. Kürtler her parçada eşit ve özgür olarak yaşamak istediklerini ifade ettiler. Bunun en somut örneği Rojava’dır ve buradan tüm dünyaya Kürtler kendi statüleriyle, özerk yaşamak istediklerini gösterdiler. Türkiye demokratik, laik ve parlamenter sistem yapısıyla Kürtlerin talep ettiği demokratik özerkliği kabul edecek yapıya sahiptir. Çözüm süreci Türkiye halklarında bir umut yarattı özellikle Kürtler artık yeter bu sorunu çözün dedi ciddi adımlar da atıldı fakat bugün sorunu çözme adımlarını yok sayıp çözümü dışarıda arayan bir noktaya gelindi. Sorunun çözümünü dışarıda aramak nafile bir çabadır. Ayrıca Türkiye halklarına kaybettirir. Her gün ölümler yaşanıyor. Kim olduğu ayrımı yapmadan ölenlerin hepsi bu ülkenin evlatlarıdır. Bu kanın durması için Türkiye halkları iradesini ortaya koyarak bu sorunu çözün dedi. AKP’ye ‘Bu sorunu çöz seninleyiz’ dedi. Bu iradeyi yok sayıp, Dolmabahçe görüşmelerinde masayı devirip yeniden kendince güvenlikçi bir politika geliştirerek sorunu çözemezsiniz. Kaldı ki kendi sorununun çözümünü dışarıda aramak sorunu çözmeyecektir. Öcalan’ın varlığını sorunun çözümünde şans olarak değerlendirmek gerekiyor.”

PSK: KÜRT HALKINI VE HAKLARINI, BASTIRMAYIN KABUL EDİN

Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Başkanı Mesut Tek, Başbakan Binali Yıldırım’ın Irak ziyaretinde PKK’nin bölgede varlığını kabul etmeme yaklaşımının yeni olmadığını belirterek şunları söyledi: “Geçmişten bugüne Irak, Rusya, Suriye ve Türkiye bu anlamda sık sık yan yana gelmişlerdir, fakat bu yan yana gelme biçimi Kürt sorununu nasıl çözerizden ziyade nasıl çözmeyiz tarzında yaklaşımları var. Bu anlamda ittifaklar, ikili anlaşmalar yapılmıştır ama gelinen süreçte bu yaklaşımın dün çözüm getirmediği gibi bugünde çözüm getirmeyeceği ortadadır. Bu ikili görüşmelerde biz nasıl olur da Kürtlerin ulusal kurtuluş mücadelesini engelleriz mantığıyla yürütülüyor. Bu yaklaşımlar sorunu çözmek bir yana daha da derinleştiriyor. Suriye’de ki sorunu çözmek için oraya girdiğinizde Suriye’de sizin topraklarınıza girer. Bu coğrafya böyle bir coğrafya ve siz içinde yaşadığınız coğrafyanın şartlarını, gerçeklerini, tarihi sürecini gözetmezseniz yaşadığınız durum bu oluyor. Bu yaklaşım yerine burada Kürt halkının yaşadığını, bu halkın ulusal demokratik hakları olduğunu kabul edin. Siz bu halkın bu taleplerini karşılayan bir politika mı uygulayacaksınız? yoksa onu bastıracak mısınız? Bugüne kadar ikinci yol denendi ama başarı sağlanmadı. Bu durumu gözeterek adımlar atılması gerekiyor.”

EMEP: HALKLAR KENDİ KADERİNİ KENDİSİ BELİRLEMELİ

Emek Partisi (EMEP) Bölge Örgütü Yöneticisi Mehmet Türkmen ise Êzidîlerin tarih boyunca yaşadığı katliamlara dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bugün Êzidîlerin üzerinden bir pazarlığın söz konusu olması aynı katliamların yaşanabilirliği anlamında kaygı vericidir. İŞİD’in saldırısı karşısında Êzidîlerin yardımına koşan PKK güçleridir ve bunu hepimiz biliyoruz. Binlerce insanın IŞİD katliamından kurtulmasını sağladılar. Kimse o koşullarda Êzidîleri sormadı ama bugün onları kurtaran güçlerin bölgeden çıkarılması isteniyor. Orada yaşayanlar kendi kaderini kendisi belirlemelidir. HPG’nin tutumunun bu yönde olduğunu herkes biliyor zaten. Türkiye’nin dış politikada uğradığı hüsran sonucu karşılığı Şengali, Kerkük’ü pazarlık konusu yapmak Başika’dan çekilme şartı ve benzerleri sorunun bir yanıyken bir diğer yanı da Kürtlere karşı düşmanlığı sürdürmekte ısrar etmektir. Türkiye hükümeti, içerde sorunu savaş konseptiyle çözme mantığını dışarıya da taşıyan bir noktada duruyor. Bu tutumu Suriye’de de Kürtlere karşı onların kazanımlarına yönelik de sergilendi. Yine aynı yöntem Irak’ta deneniyor. Bu tutumun sorunu çözmediğini halklar arasında savaşı daha da derinleştirdiğini hepimiz görüyoruz. Barzani, Kürt halkıyla ortak bir tutum almak yerine AKP ile ortak bir tutum alarak orada yaşayan halkların çıkarına olmayan bir tutum içerisindedir. Biz Emek Partisi olarak bu tutumu da eleştiriyoruz. Şiddet ve çözümsüzlüğü derinleştiren yaklaşımlar yerine halkların talepleri dikkate alınmalıdır.”

Son Düzenlenme Tarihi: 12 Ocak 2017 07:22
www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.