Türk-İş yönetimi ne iş yapar?

Türk-İş yönetimi ne iş yapar?

Koca konfederasyonun Başkanlar Kurulu havacılık iş kolundaki grev yasağını "antidemokratiktir" diyerek geçiştirdi. Tabanın eylem talebini cevapsız bıraktı. THY ile atılan işçiler için görüşme yapılması kararı alındı.Türk-İş Başkanlar Kurulu, hava iş kolundaki grev yasağı, Mecliste bekleyen Toplu İş İlişkileri Kanun

Türk-İş Başkanlar Kurulu, hava iş kolundaki grev yasağı, Mecliste bekleyen Toplu İş İlişkileri Kanunu ve hükümetin Ulusal İstihdam Stratejisi (UİS) konularını değerlendirdi. Toplantıda Türk Hava Yolları’ndaki (THY) grev yasağı ve işten atmalara ilişkin beklentileri karşılayacak bir karar çıkmadı. Toplantının sonuç bildirgesinde kıdem tazminatının gaspına yönelik her adımın grev kararı olduğu hatırlatıldı.

Havayollarında grev yasağı getiren düzenlemenin ardından Türk-İş’e bağlı sendikalardan acilen Başkanlar Kurulu’nun toplanması yönünde talepler gelmişti.

Beklenen toplantı dün Ankara’da konfederasyon binasında gerçekleşti. Toplantıda grev yasağı ve Türk Hava Yolları’ndaki işten atmaların yanı sıra, Mecliste bekleyen Toplu İş İlişkileri Kanunu da gündem oldu.  

KARAR ÇIKMADI

Akşam saatlerinde biten toplantıdan beklentileri karşılayacak bir karar çıkmadı.

Edinilen bilgiye göre toplantıda Türk-İş’in hava iş kolunda grev yasağı getiren yasaya tepki vermekte geciktiği, yasa gündeme gelir gelmez Türk-İş’in harekete geçmesi gerektiği yönünde eleştiriler yapıldı. Ancak eleştirilere rağmen havayolu işçilerine destek yönünde somut bir karara varılamadı.

Toplantının sonucuna göre Türk-İş yönetimi Türk Hava Yolları yönetimi ile atılan işçilerin geri alınması için temaslarda bulunacak. Sonuç alınmaması halinde ise eylem konusunda Türk-İş yönetimi yeniden karar verecek.

BİNLERCE İŞÇİ YETKİ BEKLİYOR

2821 ve 2822 sayılı mevcut sendika yasalarının yerini alması öngörülen ve uzun bir süredir Mecliste bekleyen Toplu İş İlişkileri Kanunu konusu da toplantıda tartışıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ten konuya ilişkin yapılacak değerlendirmenin beklenmesi yönünde eğilimin öne çıktığı toplantıda, özellikle yetki aşamasında bekleyen işyerleri konusunun ne olacağı tartışıldı.

Toplantının ardından açıklanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi; “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Toplu İş İlişkileri Yasası’nın çıkarılmamasını gerekçe göstererek, yüzlerce işyerinde binlerce işçimizi ilgilendiren toplu iş sözleşmeleri için yetki vermemektedir. Türk-İş Başkanlar Kurulu, bu mağduriyetin giderilmesini; TBMM gündeminde bekleyen Toplu İş İlişkileri Yasası’nın Türk-İş’in talepleri de dikkate alınarak bir an önce çıkarılmasını istemektedir.”

TAZMİNAT GASPI GENEL GREV SEBEBİ

Türk-İş Başkanlar Kurulunun, “Esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılmasına, varolan esnek çalışma biçimlerinin yasalaştırılmasına, güvenceli esneklik aldatmacasına, özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi verilmesine, asgari ücretin bölgeselleştirilmesine, işsizlik sigortası fonunun amacı dışında kullanılmasına, kıdem tazminatının hak kaybına yol açacak şekilde fona dönüştürülmesine karşı” olduğunun belirtildiği açıklamada, kıdem tazminatında hak kaybına yol açacak bir uygulamanın genel grev kararı sayılacağı hatırlatıldı.

Açıklamada direnişteki işyerleri de şu ifadelerle yer buldu, “Türk-İş Başkanlar Kurulu, başta Deri-İş Sendikamıza üye TOGO, Kampana, Savranoğlu işçileri olmak üzere  ülke çapında sendikalaşma mücadelesi veren tüm emekçiler ile Petrol-İş Sendikamıza üye Soda, Kromsan ve tuz işçilerinin sürdürdüğü grevleri desteklemektedir.” (Ankara/EVRENSEL)


TÜRK-İŞ HÜKÜMETİ CESARETLENDİRİYOR

Başkanlar Kurulunda çıkan kararları gazetemize değerlendiren Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, "Türk-İş Başkanlar Kurulundan çıkan bu sonuç beni şaşırtmadı. Oraya dönük yüksek beklentilerimiz olmadı. Sonuç bildirgesinde “Grev yasaklarına karşıyız, işten atılanlar geri alınsın, uluslararası sözleşmelere aykırıdır” deniyor. Bunu sokaktaki vatandaşlar da söylüyor. Türk-İş gibi bir örgütün vatandaşın söyleminden öte geçmesi gerekiyor. Sadece kınama sadece hakların verilmesini temenni eden açıklamalar hükümeti vazgeçmekten çok daha da cesaretlendiriyor. Hükümet bizim üzerimizden Türkiye’ye mesaj veriyor. Türk-İş ve sendikaların bunu görmesi gerekiyor. Türk-İş’te muhalif olduk hâlâ da muhalifiz ama bu başka bir şeydir, işçi sınıfına dönük böyle kapsamlı bir saldırıya göz yummak başka bir şeydir.  Türk-İş yönetimi sadece kendilerine oy verenlere karşı değil bütün üyelerine karşı sorumludur. Onlara oy veren delegeler de sadece kendi sorunlarını çözsün diye değil, bütün Türk-İş üyelerinin sorunları karşısında tavır alsın diye vermiştir.
Eğer bunu yapmıyorsa Hükümetten farkı nedir? Hükümette yandaşlarına sonuna kadar kapıları açıyor, karşıtlarına saldırıyor, Türk-İş’te sadece yandaşlarının sorunlarına çözecekse, hükümete karşı söylemden öte gitmeyen açıklamalar yapmasına da gerek yoktur.
Sonuç bildirisi hükümeti cesaretlendiren bir bildiridir. Bunun adı karşı tarafın cesaretini arttırmaktır" dedi.

www.evrensel.net