‘Kayyımla kadın ve erkeğin eşit temsiliyeti yok ediliyor’

‘Kayyımla kadın ve erkeğin eşit temsiliyeti yok ediliyor’

Diyarbakır Yenişehir Belediyesi Eş Başkanı Ülkü Baytaş, kayyımla belediyenin kadın biriminin çalışmalarının durdurulmasını değerlendirdi.

Serpil BERK
Diyarbakır

Diyarbakır Yenişehir Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğüne bağlı Roza Kadın Merkezinin çalışmaları, kayyım tarafından durduruldu. Bünyesinde çalışan 5 kadın işten çıkarıldı. Bugüne kadar mahallelerde ve köylerde yaptıkları çalışmalarda yüzlerce kadına ulaşan merkezin etkisizleştirilmesine Yenişehir Belediyesi Eş Başkanı Ülkü Baytaş, “Demokrasiyi ortadan kaldırmak ve kadınla erkeğin eşit temsiliyetini yok etmektir. Bugün bu hak da gasp ediliyor” diyerek tepki gösterdi.

DBP’li belediyelere kayyım atanmasıyla birlikte belediyelere bağlı çok sayıda birim kapatılıyor. Bunlara Yenişehir Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü’ne bağlı Roza Kadın Merkezi’nin çalışmalarının durdurulması da eklendi. 7 kadının bünyesinde çalıştığı merkez de 31 Aralık’ta ihale süreleri yenilenmediği için 5 kadın işten çıkarıldı, 2 kadın da başka birimlere gönderildi. Ülkü Baytaş, kurumun önemini, faaliyetlerini ve yaşanan durumu Evrensel’e değerlendirdi.

‘YÜZLERCE KADINLA ÖNEMLİ ATÖLYELER KURDUK’

Seçimlere hazırlanırken cinsiyet eşitliği olmayan kadın politikalarını eleştiren tarzda çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Baytaş, “Kendi kentimizi ve kendimizi yönetmek üzerine seçim kampanyası yürüttük ve eş başkanlığı oluşturduk. İlk iş olarak da kadının temsiliyetinin olmadığı bütün alanlarda temsiliyeti sağlamaya dönük çalışmalar yaptık. Kadın birimleri oluşturduk. Kadın ve erkek eşitliğini önceleyen bir sistem oluşturduk ve bunun için çok ciddi çalışmalar yürüttük. Kadınlar için ilk olarak atölyeler kurduk. Geri dönüşüm atölyesi, kadınların yeteneklerini keşfettiği, ev kadınlarının haklarını korumasında destek olacak atölyeler, kurduğumuz süt kooperatifleriyle kadınlar ürettikleri sütü aracı olmadan direk satışa sunabiliyordu. Bunun yanı sıra Fidanlık Êzidî kampında yaşayan kadınlarla sosyolojik ve psikolojik birçok çalışma yaptık. Birçok mahalle ve köy dolaşıp kadınlarla çalışmalar yaptık. Örneğin bir mahallede terziye ihtiyaç vardı, dikiş makinası alıp kadınlara atölye kurduk. Gittiğimiz yerde çocuk yaşta evlilik nasıl önlenir, şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı, ya da çocuk bakımı nasıl olurdan tutun kadınların her konuda eğitimine kadar birçok çalışma yaptık bugüne kadar. Bu çalışmalarımızı Roza Kadın Merkezi olarak yürütüyorduk ”şeklinde anlattı. Bu mesele demokrasiyi ortadan kaldırmak ve kadınla erkeğin eşit temsiliyetini yok etmektir. Bugün bu hak da gasp ediliyor” dedi.

KADINLARDAN TEPKİ: ‘KAYYIM SADECE KADINLAR İÇİN Mİ GELMİŞ?’

Roza Kadın Müdürlüğünün çalışmalarıyla ulaştıkları kadınların kendilerine şimdi ne yapacağız diye sorduğunu dile getiren Baytaş, “40 mahallede kadın evleri vardı. Kadınlar buralara rahatlıkla ulaşıp sorunlarını anlatabiliyordu. Kadınların kendini var etme biçimi ortadan kaldırıldı. Şimdi kadınlar bize soruyor, ‘kayyım biz kadınlara mı geldi?’ Siz kötü bir şey yapmadınız ki niye? OHAL sadece bizim için mi? Var şeklinde tepkileri var.Yanı sıra biz kendimizi yeniden tanıdık, dertlerimizi psikologlarla aşma yollarını deniyorduk, ekonomik olarak yaşamımızı idame ettiriyorduk, bir çocuğun bakımına kadar birçok şeyi öğrendik peki bütün bunlar ortadan kalktığında nasıl bir şey olacak depreme uğramış gibi hissediyoruz diyorlar bizlere. Belediyenin yeri kapansa da kendi evimizde, boş dükkânlar da çalışmaları yürütebilir diye öneriler de geliyor kadınlardan. Kadınların bu yaklaşımı bize güç veren ve henüz hiçbir şeyin bitmediğini gösteriyor” dedi.

‘KAYYIM, ‘OTURUN MAAŞINIZA BAKIN’ DİYOR’

Kadının temsiliyetinin gasp edilmesiyle kadına karşı bir tavır takınıldığının da altını çizen Baytaş, “Kadının hakkını gasp etmek tüm toplumun hakkını gasp etmekle eş değerdir. Kadının kendisi toplumsaldır ve bir ülkenin gelişiminin ilk ayağıdır kadının toplumdaki yeri...  AKP kayyımı gelir gelmez ilk işi kadın ve kültür çalışmalarını yok etmek oldu. Birçok yerde sığınma evlerinde çalışma yürüten kadınlara kayyım tarafından ‘siz oturun yerinizde bir şey yapmayın, zaten maaşınızı alıyorsunuz’ deniliyor. Kadının derdi sadece maaşıymış gibi ve gereksiz bir işmiş gibi yaklaşılan bir bakış açısı kadınlara dayatılıyor. Kadınlar elbette ki bunu kabul etmeyecekler. Mesele kadının kendi emeğiyle ortaya koyduğu bütün birikimleri ortadan kaldırmaktır” dedi.

‘TÜM ÇALIŞMALARIMIZI KADINLARA SORUYORDUK’

Ankara’da bir otobüste yaşanan tecavüz olayına da değinen Baytaş, “Ankara’da yaşanan bu olay bile kadınların temsiliyetinin olmadığı yerlerde kadının kent ve toplum yaşamının merkezinde olmadığı her yerde taciz, şiddet ve tecavüz olağan hale geldiğinin göstergesidir. Kadınlar rahat bir şekilde ne yolda yürüyebilir ne de otobüse binebilir. Meseleye böyle bakmak kadın temsiliyetinin önemini görmek gerekiyor. Kadın müdürlüklerimiz sadece kadınlarla ilgili çalışmalar yürütmüyordu. Belediyenin yaptığı tüm çalışmalarda fikri olan bir konumdaydı. Yapılan tüm çalışmalar kadın bakış açısıyla yapılıyordu. Yaşam alanlarını bir kadın bakış açısıyla kurmaya dönük tartışmalar yürütüyorduk. Sadece kadın birimi olarak bakmamalıyız. Kadın müdürlüğünün kapatılmasıyla kadının ulaşıma nasıl rahat erişeceği hakkına, kadının ekonomik koşulunu nasıl sürdüreceğine el koyuldu, mesele sadece bir müdürlüğün çalışmalarının durdurulması ve buna haksızlık demek kadar basit değil. Esas olan kadına bakış açısın da ki zihniyetin nasıl olduğudur. Bu kentin yüzde 50’si olan kadının bütün haklarını gasp edip yaşamın diğer tarafına itildi. Kadın aç kalsa, tecavüze, şiddete maruz kalsa gidebilecek yeri kalmadı işin en önemli yanı bu” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Ocak 2017 07:31
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.