İstanbul’un talanı afişe edildi

İstanbul’un talanı afişe edildi

TMMOB Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, KESK Tarım Orkam-Sen İstanbul Şubesi ve Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi’nin birlikte Dünya Ormancılık Günü etkinlikleri kapsamında düzenledikleri “Belgrad Ormanı Su Kaynakları Teknik Gezisi ve Basın Açıklaması” geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirildi.

Üç kurumun bileşenlerinden oldukları Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu üyelerinin de içinde yer aldığı grup otobüslerle Kemerburgaz’da yer alan Ekolojik Enerji A.Ş. önünde buluştu.

SU KİRLETİLDİ

Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nden Süleyman Metin Akar, Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu adına yaptığı konuşmada; Ekolojik Enerji A.Ş. Atık Gazlaştırma ve Enerji Geri Kazanım Tesisi’nin İstanbul su ihtiyacını karşılayan bölgede olduğunu ve alanın 90’lı yılların sonuna kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çöp toplama amacıyla kullanıldığını, ardından Büyükşehir Belediyesi tarafından sözde rehabilite edilerek, katı atıkların yakılarak enerji üretilen sözde bir ekolojik tesis oluverdiğini belirtti. Kemerburgaz ve İstanbul halkının kullandığı suyun ve havanın buradaki sızıntıyla kirlendiğini belirten Akar, tesisin hemen alt tarafında Hamidiye Kaynak Suları’nın ve Kemerburgaz halkının bulunduğuna dikkat çekti. Akar, 2008 yılında tesiste ortaya çıkan yangınlar sonrasında açıklanan itfaiyeraporları ve Hamidiye Kaynak Suları’nın tespitlerinde tesiste depolama sonucu oluşan sızıntı ile Hamidiye Kaynak Suları’nın kirlendiğinin ortaya çıktığını anlattı.

BÜROKRATLAR GÖREVİ KÖTÜYE KULLANDI

Platform adına konuşan Prof. Dr. Beyza Üstün, Büyükşehir Belediyesi’na ait İZAYDAŞ’ın aynı görevini yapan ve toprakta gömülü olan tehlikeli atıkları izinsiz olarak yakan bu tesisin, resmi olarak kayıtlarda başka bir adla biyogazdan enerji üretmek üzere kurulan bir limited şirket olduğu bilgisini verdi. Üstün, firmaya Çevre ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu “ÇED gerekli değildir” belgesi verildiğini belirtti. Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ve Valilik tarafından konunun Bakanlık makamına taşınması gerektiği halde bunu yapmadıklarını, çünkü tesisin tehlikeli atık yakma tesisi olduğunu ifade eden Üstün, başından beri izinsiz olarak çalışan bu tesisin işletilmesi noktasında bürokratların görevlerini kötüye kullandığını kaydetti.

KANSER YAPICI GAZLAR

Üstün konuşmasının devamında uzaklık ne kadar olursa olsun bu tesisten çıkan kanser yapıcı gazların rüzgarla taşınımından bütün çevredeki yerleşkelerin, ormanın ve ekosistemin zarar göreceğini belirtti. Bu tesisten çıkan atıkların depolanmasının dikkatli yapılması gerektiğini söyleyen Üstün, ancak 2008 yılında bir yangınla karşı karşıya kalmış bu tesisin o dönemde tutulan tutanaklardan anlaşıldığı kadarıyla atıkların bir kısmının uygun olmayan koşullarda bekletildiği ve depolandığını belirtti. Bu nedenle çevredeki Hamidiye’ye ait 9 numaralı kuyunun kapatıldığını, zira suyun sahip olduğu değerlerin içme suyu standardında olmadığını belirten Üstün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı zapıta ekiplerinin tutanaklarında tesisin zararlarının ortaya koyulduğunu ve tesisin  mühürlendiğini söyledi. Üstün buna rağmen mühürlü olan bu tesisin çalışmasına göz yumulduğunu, hem tesis sahibi hem de buna göz yuman bürokratların suç işlediklerini söyleyerek sözlerine son verdi.

SUYU TİCARİ META YAPTILAR

Açıklama sonrasında ‘Ormanıma, suyuma, yaşamıma dokunma’, ‘Sermaye elini ormanımdan çek’, ‘Orman yoksa su da yok’ ‘AKP sağlığa zararlıdır’ sloganları atan grup daha sonra tesisin hemen altındaki Hamidiye Kaynak Suları’nın önüne geldi. Burada ilk konuşmayı Kemerburgaz Halk Konseyi’nden Şamil Bedir yaptı. Bedir konuşmasında şunları söyledi: “108 yıl önce İstanbul halkına ücretsiz su sağlamak üzere kurulan ve kendisine emanet edilen vakıf Hamidiye suları günümüzde ticari bir meta haline getirilerek Hamidiye A.Ş. tarafından satılmaktadır. Bununla kalmayıp kendisine emanet edilmiş su kaynaklarını korumak bir yana buraya tehlikeli atık bertaraf tesisi kurulmasına göz yummuştur. Kemerburgaz halkı olarak havamıza, suyumuza, çevremize zarar veren bu tesisin tehlikesi fark ederek ilgili kurum ve kuruluşlara dilekçe vererek, şikayette bulunarak ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunarak itirazlarımızı dile getirdik. Ancak bunların sonucunda hiçbir netice alamadık.”

SU HEPİMİZİNDİR

Daha sonra söz alan Kemerburgaz Halk Konseyi’nden Hasan Fazıl Afacan, tehlikeli bertaraf tesisinin Hamidiye Kaynak Suları’nın 50 metre üzerinde olduğunu, bu fabrika kurulurken Hamidiye yetkililerinin kılını bile kıpırdatmadıklarını dile getirdi. Afacan, “su hepimizindir hepimizin olmalıdır” diyerek, olası bir İstanbul depreminde ilk ihtiyaç olarak kullanılacak bu suların buradaki su firmalarına peşkeş çekildiğini, Hamidiye’nin buradaki diğer su firmalarından su alarak üzerine kendi etiketini yapıştırdığını belirtti.

TABAN SUYU SEVİYESİ DÜŞTÜ

Grup daha sonra otobüslerle Orman Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin mahkemeye verdiği Erpınar İçme Suyu Dolum Tesisleri Ltd.Şti. önüne geldi. Burada sloganlar eşliğinde oda adına yapılan basın açıklamasını oda yönetim kurulu üyesi Kader Cihan okudu. Cihan, İstanbul ormanlarında büyük bir yağma ve yıkımın sürdüğünü vurguladığı konuşmasında, “İstanbul’un Anadolu yakasında 21 ticari su firması su çıkarıp şişeleyip satarken; yalnızca Şile ormanlarında faaliyet gösteren su firması sayısı 13 civarındadır. Belgrad ormanında ise 9 firma su çıkarıp şişeleyerek satmaktadır. Bunların yanı sıra ön izin alıp faaliyet gösteren ancak ismine ulaşamadığımız 20’nin üzerinde firma olduğu bilinmektedir” dedi.

Belgrad ormanlarındaki taban suyu seviyesinin, sayıları hızla artan su dolum tesisleri nedeniyle düştüğünü söyleyen Cihan, “Ağaçlarda kurumaların olduğu İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyelerinin tespit ve raporlarında ve İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 2009 yılında düzenlenen Çalıştay’da, müdürlüğe bağlı mühendisler tarafından ifade edilmiştir” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net