Beştaş: ‘Varlığım Cumhurbaşkanı'na armağan olsun' anayasası’

Beştaş: ‘Varlığım Cumhurbaşkanı'na armağan olsun' anayasası’

Anayasa görüşmelerinde konuşan HDP Milletvekili Beştaş, anayasa değişikliğini ‘Varlığım Cumhurbaşkanı'na armağan olsun’ anayasası olarak tanımladı.

HDP Grubu adına Anayasa değişikliği teklifi üzerine konuşan Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, teklifin "Varlığım Cumhurbaşkanı'na armağan olsun anasayasıdır" dedi. 

Anayasa değişikliği tasarısının tümü üzerine HDP grubu adına Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş söz aldı. Beştaş, konuşmasını yaparken kürsüye tutuklu HDP eş genel başkanları ve milletvekillerinin fotoğraflarını da bıraktı. 

Beştaş, "Anayasa değişikliği diyemeyeceğimiz bir teklif karşımızda. Rus Büyükelçisi suikastle öldürüldü, Beşiktaş, Kayseri saldırısı oldu onlarca can toprağa düştü. Daha cenazeler defnedilmeden açılışlar yapıldı. Bir sarayın gündemi var bir de halkın gündemi var. Anayasal toplum halk için kamu için yapılır. Toplumsal bir sözleşmedir, sözleşmenin tarafları yoksa baştan beri bu sözleşme sakattır" diyerek, OHAL sürecinin bilançosunu ve yaşanan hak ihlalleri bir bir kürsüden aktardı. 

Beştaş, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz ne yapıyoruz birilerinin dayattığı gizli anlaşma ile oluşturdukları ittifakla önümüze bir değişiklik getirdiler. Bu gizli anlaşmada neler vaat edildi kimse bilmiyor. Gizli anlaşma daha komisyon aşamasında önergelerle hallaç pamuğuna döndü. 

'MECLİS'E DARBE YAPILIYOR'

82 Anayasası'na ilişkin değiştirilmesi konusunda güçlü bir uzlaşma vardı ama maalesef iktidar partisi o zaman elinin tersiyle itti ve komisyon çalışmalarından çekilerek devam etmesine engel oldu. O dönem Bekir Bozdağ, 'Biz yep yeni bir Anayasa istiyoruz' demişti. O dönem bunlar söyleniyordu bugün tek adamlığa doğru hızlı bir ilerleme var. Bir karanlığa doğru hep beraber sürükleniyoruz. Anayasanın gerçekten bizim gibi bölünmenin, kutuplaşmanın merkezinde olduğu bir ülkede yapılması mekaşetlidir hele OHAL sürecinde bunu yapmak. Şu anda zaten bir darbe yaşıyoruz. Darbe olsaydı yine bunlar olacaktı. Bu darbe yine devam ettirilmekte şimdi de Meclis'e darbe yapılmaktadır. Toplumsal barış kökten dinamitleniyor.

2011'de demokratik kamuoyu yol temizliği yapılsın diyorduk. Anayasa yaparken yolu temizleyelim ki güçlü bir anayasa yapalım. Şimdi tek adam rejimliğine doğru giderken, iktidar partisi farklı bir yol temizliğini kendisi için yapıyor. AKP'lileri olmayanlara hiçbir özgürlük alanı bırakılmamıştır. OHAL ile yol temizliği büyük bir hukuksuzlukla yapılıyor. AKP'li olmayan herkes bir sabah kalktığında 'terörist' oluyor.

'BU METİNDE FARKLILIKLAR YOK'

Bu metinde halk yok, 80 milyon yok. Kürtler, Aleviler, Ermeniler yok. Bu metinde farklılıklar yok. Bu toplumu örenler metinde yerini bulamamışlardır. Burada özellikle 'Bu Türk anayasasıdır' diyenlere seslenmek istiyorum iktidar millletvekilleri kendi kimliklerini reddeden bir metni kabul edebiliyor mu? Bu metinde sadece halklar değil, hükümette yok. İşleyen bir parlamento ön görülmemiş. Parlamentonun denetim görevi elinden alınıyor. Anayasal zemin tümüyle yok ediliyor. Adına anayasa dedikleri bir ferman onaylatılmak isteniyor. Hukuku bir kişinin insafına temsil eden en güzel anlatacak ifade; 'varlığım cumhurbaşkanına armağan olsun anasayasıdır.' Meclis bu Anayasa değişikliğine 'evet' derse bunu demiş olacak. HDP olarak bizler sadece varlığımızı halklarımızın özgürlüğüne armağan edeceğiz. 

Bu tip Türk tipi başkanlık meselesi olarak sunulmaktadır. Türk kavramı dayatılan bir dikta rejiminin adı olabilir mi? Hangi halk denilirse denilsin. Türk tipi nitelemesine gerçekten katılıyor musunuz? 

AKP'li olmayanlar için neler serbest hiçbir? Bu Meclis tarihe geçecek bir görüşme yapıyor. Talepleri görmezden gelen bir yöntemle bu görüşmeleri yapmaya çalışıyorlar. İktidarın kendi gücüyle Eş genel başkanlarımız ve milletvekillerimizi cezaevine atarak, görüşmeleri bu çerçevede yapması kabul edilir ve meşru da değildir. 

MEHMET TUNÇ'U, MİRAY BEBEĞİ, TAYBET ANA'YI UNUTMADIK: HAYIR 

Bu metin işkencedir, işkencenin devamı demektir. Bu metin ölüm demektir akademik özgürlüğün tümüyle kaldırılması anlamına geliyor. Bu metin Kürt düşamnlığının derinleştirmesi demektir. Ortadoğu'da saplanılan bataklığın daha da derinleşmesi, buradaki kaosun daha derinleşmesidir. 

Biz Cizre'de vahşet bodrumunda'su Heval su' diyen Mehmet Tunç'u unutmadık, bunun için hayır diyeceğiz. Biz Miray bebeği öldürenleri koruyanlara evet demeyiz. Biz Taybet Ana'yı günlerce sokak ortasında bekletenlere evet demeyeceğiz. Daha onurlu bir yaşam için, toplumsal bir barış için Kürt meselesinde çözüm için HDP olarak hayır diyoruz." (HABER MERKEZİ)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Ocak 2017 20:45
www.evrensel.net