Mahallede Sanat Platformu 'Yaşamda Kadın' paneli düzenledi

Mahallede Sanat Platformu 'Yaşamda Kadın' paneli düzenledi

İzmir'in Bornova ilçesinde gerçekleştirilen panelde emek sürecinde kadının rölü ele alındı.

İzmir Bornova ilçesi Atatürk Mahallesinde, Mahallede Sanat Platformu 'Yaşamda kadın' adlı panel gerçekleştirdi. Atatürk Mahallesi Kültür Merkezinde gerçekleşen panele konuşmacı olarak Yazar Gülseren Mungan, SES İzmir Şube Eşbaşkanı Rukiye Çakır ve Genel İş 7 Nolu Şube Sekreteri Özgür Genç katıldı. 

Panelde ilk olarak konuşan SES Şube Eşbaşkanı Rukiye Çakır, emek sürecinde kadının rolünü anlattı. Kadınların toplumun yarısını oluşturduğunu ama hiçbir alanda görünür olmadığını ifade eden Çakır, kadınların dönemsel olarak çalıştırıldığını özellikle ucuz iş gücüne ihtiyaç duyulduğunda kadınların çalışma yaşamına dahil edildiğini söyledi. Evde olan kadının iş yapmadığının düşünüldüğünü belirten Çakır, "Aslında yarını hazırlamak için kadınlar olarak çok sayıda iş yapıyoruz. Evdeysen çocuk bakmak ve diğer tüm işleri yapmak zorundasın. Ücretsiz aile işçiliği yapıyoruz, buda görünmeyen emeği ortaya çıkartıyor" dedi. 12 milyonu aşkın ev kadının iş gücünün dışında kaldığını söyleyen Çakır, "Antidemokratik politikalara karşı evde, işte yaşamın her alanında mücadele etmek zorundayız" dedi. 

PARTONLARA KARŞI ÖRGÜTLENMELİYİZ

Taşeron işçilik ve Özel İstihdam Büroları hakkında konuşan Genel İş 7 Nolu Şube Sekreteri Özgür Genç, "Kıdem tazminatımızı alamayalım diye devlet kiralık işçi yasasını çıkarttı. Yapılmak istenen kadrolu işçileri kiralık işçi yapmak ve kamuyu özelleştirmektir" dedi. Kadınların evde, işte, yaşamın her alanında var olması için emek gücünü satmak zorunda kaldığını belirten Genç, kadınların haklarını alabilmesi için örgütlenmesi gerektiğini söyledi. Aslında tüm işçi ve emekçilerin sorunlarının aynı olduğunu ifade eden Genç, "Patronların sendikaları, partileri, medyaları ve güçleri var. Patronlar örgütlü, bizde güçlü olmak için patronlara karşı sendikalarda örgütlenmeyiz" şeklinde konuştu. 

KADINLARI AŞAĞILAYAN ÇOK SAYIDA DEYİM VE ATASÖZÜ VAR

Yazar Gülseren Mungan ise, kadınları aşağılayan atasözleri ve deyimleri derlediği kitabı üzerinden konuştu. Atasözlerinin toplumun görüşünü ve ulusal karakterini yansıttığını ifade eden Mungan, "Biz bu çalışma ile atasözlerinin kadınları aşağıladığını, yok saydığını gördük. Evde, iş hayatında, sanat hayatında kadınları kötü yerde gören çok sayıda atasözü olduğunu gördük. Günümüzde bu atasözlerinin toplumda kadını ne kadar kuşattığını görüyoruz. Erkekleri kötüleyen atasözleri bulmak zordur. Belki bir iki tane vardır. Ama deyimler ve atasözlerinin genelinde kadına yönelik kötü söylem vardır" dedi. Kitapta inceledikleri deyimler ve atasözlerinden örnekler veren Mungan son olarak şunları söyledi; "Bizlerin eril dile karşı kendi dişil dilimizi yaratmamız lazım. Bunun yanında kadınlar olarak dayanışma içinde örgütlü olmalıyız." Panel soru cevap kısmıyla son buldu. (İzmir/EVRENSEL)  

www.evrensel.net