Masumiyeti kanıtlanıncaya kadar suçlu!

Masumiyeti kanıtlanıncaya kadar suçlu!

ULUSLARARASI İnsan Hakları Federasyonunun (FIDH) hazırladığı rapor, “Suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar herkes masumdur” ilkesinin Türkiye’de “Masumiyeti kanıtlanıncaya kadar suçlu” olarak değiştiğini ortaya koydu.Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ve Dünya İşkence Karşıtı Örgütünün (O

Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) ve Dünya İşkence Karşıtı Örgütünün (OMCT) Uluslararası Bilirkişi Heyetinin raporu bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezinde duyuruldu. “İnsan Hakları Savunucuları:Masum Oldukları Kanıtlanıncaya Kadar Suçlu” başlıklı raporda, Türkiye’de insan hakları savunucularının üzerindeki baskı ve tutuklamalar ele alındı.

İHD Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısına İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ve FIDH Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş katıldı.

Rapora ilişkin bilgiler veren FIDH Genel Başkan Yardımcısı Alataş, Türkiye’de özellikle 2000’li yıllarla birlikte “demokratikleşme” söylemlerinin yaygınlaştığını, bazı pozitif adımların da atıldığını ancak, 2005 yılından sonra otoriter bir rejime dönüş işaretlerinin belirdiğini söyledi.

Alataş, 2005 yılında özellikle “Kürt Açılımı”nın içerisinin doldurulamadığını ve Türkiye’nin birden otoriter bir rejime evrildiğini vurguladı. Yargılamaların da hızla değiştiğini ifade eden Alataş, raporda özellikle altını çizdikleri “İnsan hakları savunucularının masum oldukları kanıtlanıncaya kadar suçludur” ifadelerinin bugün yargının izlediği yöntem olduğunu belirtti.

Hazırlanan raporun Perşembe günü Brüksel’de yapılacak basın toplantısıyla uluslararası kamuoyuna da duyurulacağını bildiren Alataş, ayrıca Avrupa’da yetkili kurumlara da raporun sunulacağını kaydetti. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan’da “Özel yetkili ve ağır ceza mahkemeleri ve savcılıklarının mutlaka kapatılması gerekiyor” dedi. Diyarbakır’da KCK adı verilen operasyonlarda tutuklanan kişilerin avukatlığını yapanlara soruşturma izninin verildiğini hatırlatan Türkdoğan, avukatların savunma sınırını aştığı gerekçe gösterilerek yargılandıklarına dikkat çekti. “Avukatlar nerelerde konuşursa savunma sınırı aşılarak yargılanmalarına karar veriliyor. Örneğin bu toplantı da söylediklerim üzerine yargı süreci başlatabilirler” diyen Türkdoğan, bu durumu bir hukuk skandalı olarak değerlendirdi. Türkdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bütün bu uygulamalara karşı hazırlanan “İnsan Hakları Savunucuları: Masum Oldukları Kanıtlanıncaya Kadar Suçlu” raporunu dikkatle okuması gerektiğini ifade etti.

TUTUKLANANLARDAN ÖZÜR DİLENMELİ

TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ise, 2005-2007 yılları arasında Türk Ceza Kanunu, Türk Ceza Muhakemeleri Kanunu, Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılan değişiklileri hatırlattı. Yapılan değişikliklerin nedeninin muhalif kesimleri baskı altına almak olduğunu belirten Bakkalcı, “Adalet Bakanı, 2005’te 16 bin kişi hakkında dava açılmışken, 2010’da 63 bine yükseldiğini açıkladı. Yüzlerce insan tırnak içerisinde terörün arka bahçesi diyerek yargılanıyor, tutuklanıyor. Tutuklanan insanlardan özür dilenmelidir. Bu insanlar bırakın suç işlemeyi, insanlığa hizmet etmişlerdir” dedi. Toplantıda raporun Meclis ve Adalet Bakanlığı gibi kurumlara da gönderileceği bildirildi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net