Kaç merdiven silersem maaşımı çıkarırım?

Kaç merdiven silersem maaşımı çıkarırım?

Önce küçük atölyeler kepenk indirdi, sonra daha büyük atölyeler. Ve her zaman olduğu gibi olan kadınlara oldu. Önce kadınlar atıldı işten...

Fatma GÜLHAN

Çekmeköy’de bolca tekstil atölyesi var, yüzlerce işçi çalışıyor. Son zamanlarda bu atölyeler bir bir kapanıyor, işçiler işsiz kalıyor. Önce küçük atölyeler kepenk indirdi, sonra daha büyük atölyeler. Ve her zaman olduğu gibi olan kadınlara oldu. Önce kadınlar atıldı tekstil atölyelerinde. Evin kesesinden eksilen bir maaş ile ortada kaldılar. Mesleklerinde iş bulmakta zorlanan usta makineciler, kalıpçılar, ütücüler merdiven silme, ev temizliği gibi işler arar halde.

İş bulabilen kendini şanslı saydı, bulamayan ise “nasıl kurtulurum bu yokluktan”ın hesabını yapmaya başladı. Kimi “Kaç merdiven silersem maaşımı çıkarırım?” diyor, kimi çaycılık, ev temizliği gibi işler bulma derdinde... Aileler her geçen gün biraz daha borç batağına sürükleniyor.  

Ev kredisi ödediklerini, eşinin aldığı asgari ücretin yetmediğini belirten Nermin, 120 TL’den 13 apartmanın merdivenini silse “biraz daha rahat ederiz” hesabı yapıyor. 13 merdiven işini nasıl bulacağını sorduğumuzda ise “Eşe dosta haber verdim, elbet birisinden haber gelir” diye yanıt veriyor.

Çiğdem, çalışmak için çocuğunu annesine bıraktığını anlatıyor. “Ev kira, eşim iş bulamıyor, birikmiş kira borçlarım var” diyor. “İyi kötü paramızı alabiliyorduk, fakat işyeri kapanınca ne yapacağımızı şaşırdık. Keşke önceden haber verselerdi, iş bakardık kendimize...” Uzak yere gidemeyeceğini söylüyor Çiğdem; “Çekmeköy’de atölyeler kapanmaya devam ederse ne yaparım bilmiyorum. Zaten aldığımız para ucun ucuna yetiyordu, her şeyden kısarak yaşamaya çalışıyoruz işte...”

Hunav, Cizreli Kürt bir kadın. O da işsiz kalanlardan. Birkaç büyük firmaya başvurduğunu ama memleketinden dolayı işe alınmadığını anlatıyor. “9 nüfus benim elime bakıyor, ben çalışmazsam hepimiz açız. Ev sahibi her gün kapımızda, kirasını istiyor, bugün yarın deyip gönderiyoruz. Ne zamana kadar bekler bilmiyorum… Ben demedim, ‘Gelin evimizi yıkın, bizi yerimizden yurdumuzdan edin’ diye. Cizre’de hiçbir şey  yapamasak, bahçemizi eker yine de kimseye muhtaç olmazdık. Yokluğu zor yoldan öğrendik. Önce evsiz kaldık, sonra işsiz kaldık…” Büyük şehirde sokakta kalmaktan korkuyor Hunav, en büyük tedirginliği kardeşlerinin kötü alışkanlıklar edinmesi.

Uzun lafın kısası milli gelirden payımıza düşen, ama hiç görmediğimiz 370 dolar ile Çekmeköy’de kadınlar bunları yaşıyor. Ve soruyorlar; birilerinin dediği gibi, herkes bizi kıskanıyorsa, peki biz kimi kıskanalım? Bizden daha zor koşullarda yaşayanları mı yoksa bizim sırtımızdan zenginleşenleri mi?

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.