Asgari ücretle yeni yıla girerken

Asgari ücretle yeni yıla girerken

Asgari ücretle geçinen bir kadınla yılbaşı alışverişindeyiz dileklerini konuşuyoruz: Çocuklar ne yiyecek, ne giyecek diye düşünmediğimiz bir dünya.

Fulya AKKUŞ

Asgari ücretle geçinen bir kadın arkadaş ile yılbaşı alışverişine çıkıyoruz. Giderken yolda laflıyoruz. Çiğdem’in iki çocuğu var, biri lisede okuyor, diğeri henüz dokuz aylık. Büyüğü erkek, bir de kızım olsun diye yıllar sonra ikinci çocuğu yapmış; kızı olmuş, dünya tatlısı. Kocası asgari ücretle çalışıyor, “İkinci çocuğu doğurmadan önce evlere temizliğe gidiyordum, kimseye muhtaç olmadan geçinip gidiyorduk. Cumhurbaşkanı bizden üç-beş çocuk doğurmamızı istiyor, biz ikinciyi yaptık. Allah uzun ömür versin iki çocuğuma da, durum ortada işte” diyor.

Akşamın karanlığına doğru giriyoruz pazara, “Geç saate kalınca indirim oluyor, bizim gibi asgari ücretle geçinmeye çalışanlar pazarın sonlarına doğru geliyor” diye açıklıyor durumu. Ucuz tezgahları arıyoruz. “Önce patatesi, soğanı bir güvenceye alalım, sonra diğerlerine bakarız” diyerek, dolaşıyoruz. Derken ıspanak, brokoli, kıvırcık, karnabahar, yarım kilo balık, en ucuzu hangisiyse bir şeyler alıyoruz. Cüzdana bakıyor, “Yedi lira kalmış, daha ekmek alacağım” diyor. Bir kilo elma, bir kilo da portakal alıp pazardan ayrılıyoruz. Asgari ücretle geçinen bir ailenin yılbaşı için alışveriş poşetine girenler işte hepi topu bu kadar.

Yine de her şeyin güzelleşeceğine dair umut taşıyor içinde Çiğdem. “En azından sıkıntıyla geçirdiğin yılın son gününde ailenle mutlu vakitler yaratmak istiyorsun” diye konuşuyor. 

Bu arada pazardan çıkarken yere atılan yiyecekleri toplayan, bu soğukta ayağında terlik ve üzerinde bir tişört ve fileli bir bluz bulunan kız çocuğu ile yine üstü başı aynı durumda olan bir erkek çocuğu takılıyor gözümüze. Konuşmalarından anladığım kadarıyla savaştan canını kurtaran Suriyeli çocuklar.

Yeni yılda öncelikle bütün çocuklar ve hepimiz için yaşadığımız toprakları terk etmek zorunda kalmadığımız, “çocuklarımız ne yiyecek, ne giyecek” diye düşünmediğimiz, hayatlarımızın işle ev arasında sıkışıp kalmadığı, şiddetin ve ölümün kaderimiz olmadığı özgür bir dünyada yaşamayı diliyoruz...

www.evrensel.net