Kadın hakları insan haklarıdır!

Kadın hakları insan haklarıdır!

ABD'deki seçim sürecinde gerçekleşen tartışmaların bir çok kesimi tehdit ettiğini, ötekileştirdiğini söyleyen kadınlar, alana çıkmaya hazırlanıyor.

Lili Can

Amerika’daki seçim sürecinde gerçekleşen tartışmaların her statüdeki göçmenler, Müslümanlar ve diğer inançlardan olanlar, LGBT bireyler, Amerikan yerlileri, Afrikalı Amerikalılar, engelliler, cinsel saldırıya uğramış kişiler başta olmak üzere birçok kesimi tehdit ettiği, aşağıladığı, ötekileştirdiğini söyleyen bir grup kadın, alanlara çıkmayı planlıyor. Donald Trump’ın resmen başkanlık görevine başlama tarihi olan 20 Ocak 2017’den bir gün sonra gerçekleştirilecek yürüyüş, Linda Sarsour, Carmen Perez ve Tamıka Mallory adlı üç aktivist kadının seçimlerden hemen sonra harekete geçmesiyle planlanmış.

Ana sloganlarından biri ‘Kadın Hakları İnsan Haklarıdır.’ Katılımcı sayısının on binleri bulacağı düşünülüyor ki öyle olursa bu yürüyüş tarihe, bir Amerikan başkanı göreve başlarken yapılmış en geniş katılımlı eylem olarak yazılabilir. “Farklı toplulukların ülkemizin gücü olduğunu bilerek haklarımızı, güvenliğimizi, sağlığımızı, ailelerimizi korumak için çocuklarımız ve eşlerimizle dayanışma içinde olacağız” diyen kadınlar, sadece kadınlara değil toplumun birçok kesimine çağrı yapıyor. Aslında Washington’da gerçekleşecek bu yürüyüşe destek amacıyla, dünyanın başka yerlerinde de yürüyüşler düzenlenecek.

TRUMP’IN İLK ADIMLARI

Amerika’daki kadınları böyle büyük bir yürüyüş düzenlemeye iten onlarca neden var. Onlardan biri Trump’ın kürtaj ve doğum kontrol karşıtı söylemleri ve başkan olduktan sonra attığı ilk adımlar. Trump başkanlığı kazandıktan sonra Temsilci Tom Price’i Sağlık Bakanı yaptı. Price, Planned Parenthood (aile planlaması) programına verilen bütçenin kesilmesini istiyor. Doğum kontrol haplarının kullanımının bile cinayet olduğunu iddia eden Price’ın tutumu, Amerika’daki kadınların sağlığını her zamankinden daha fazla tehdit ediyor. Önleyici sağlık hizmetlerinin sigorta tarafından karşılanmasını içeren Affordable Care Act’ı (Bütçeye Uygun Sağlık Yasası) tamamen kaldırmayı hedeflediği söyleniyor. Daha önce mecliste, doğum kontrol hapı kullanmaları ya da kürtaj yaptırmalarına bağlı olarak kadınları işyerlerindeki ayrımcılıktan koruyacak bir yasa tasarısına karşı oy kullanmıştı.

‘KARANLIK MADDE’Yİ ÇÖZEN KADIN YAŞAMA VEDA ETTİ

2016, pek çok değerli insanı kaybettiğimiz bir yıl oldu. Bunlardan biri de bilimsel çalışmalara imza atmış bir kadın, Vera Cooper Rubin.

Rubin, ilk olarak 1933’te Fritz Zwicky tarafından ortaya atılan ‘karanlık madde’ kavramını, 1970’te tekrar ortaya attı ve tıpkı Zwicky gibi onun görüşlerine de pek değer verilmedi.

TÜBİTAK’ın yaptığı açıklamaya göre ‘karanlık madde’, kozmoloji ve astronomi ile ilgili gözlemleri açıklamak üzere öne sürülen bir madde türüdür. “Karanlık madde parçacıkları, ışıkla etkileşmediği için doğrudan gözlemlenemez, ancak çevrelerinde sebep oldukları etkiler sayesinde varlıkları anlaşılabilir.” Rubin’in teorisine göre, galaksiler karanlık maddeler ile bir arada tutuluyor.

Vera Rubin’in çözmeye çalıştığı bir diğer ‘karanlık’ şey ise kadınların bilim dünyasında kabul edilmesi oldu. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Princeton Üniversitesi’ne başvuran Rubin, kadın olduğu için kabul edilmedi çünkü o tarihte kadınların lisansüstü astronomi programına girmesi yasaktı! Cornell Üniversitesi’nde çalışmalarına devam eden Rubin, cesaret kırıcı birçok deneyim yaşamış olsa bile bilimsel çalışmalarının yanı sıra kadınların bilim dünyasındaki yeri için de mücadele etti. Şimdi bilim çevresi en büyük bilinmeyenlerden birine ışık yakmış Rubin’in neden Nobel Fizik Ödülü’nü alamadığını tartışıyor.

 

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Ocak 2017 21:25
www.evrensel.net