Sur'da kentsel dönüşüme tepkiler artıyor

Sur'da kentsel dönüşüme tepkiler artıyor

‘Yeni Sur’da ne kentin eski dokusu ne de dar sokak kalacak’

Serpil BERK
Diyarbakır

Diyarbakır’da billboardlara asılan ilanlarla duyurulan ve Sur’da yapılması istenen kentsel dönüşüme ilişkin detaylar, öne sürülen iddialara tepkiler gelmeye devam ediyor. Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şube Başkanı Büşra Cizrelioğlu Sadak, projenin kentin dokusunu tamamen ortadan kaldıracağını, özdeşleşmiş dar sokakların artık olmayacağını ifade etti. Sadak, yapılacak dönüşümle halkın iç içe yaşadığı ortamın dağıtılarak, karakolların ağırlık kazandığı bir yer yapılacak.Yapılmak istenen insanların kendi yaşam şekillerini değiştirip tek tipleştirmeye çalışarak kentlerin, mahallelerin, sokakların kimliğini tamamen yok saymaktır” dedi.

Sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi ve operasyonların ardından Eski Başbakan Davutoğlu’nun “Sur’u Toledo yapacağız” söylemleriyle başlayan ve aylardır yıkımı devam eden Sur’da neredeyse taş üstünde taş bırakılmadı. Şimdi dönüşüm adı altında Sur için bir proje olduğu ve bunun startının verileceği duyuruluyor. Başbakan Binali Yıldırım’ın fotoğraflarının yer aldığı  ve “Sur için Bismillah”, “Sur sevgiyle yükseliyor” yazılı afişler şehirdeki billboardlara asıldı. Dönüşüm işaretleri verilirken yapılacak projeye ilişkin detaylar da bir bir ortaya çıkıyor. En az altı karakolun inşa edileceği ortaya çıkarken, yeni projeyle dar sokakların genişletileceği iddia ediliyor. İddialara ve projeye ilişkin Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şube Başkanı Büşra Cizrelioğlu Sadak’ın görüşüne başvurduk.

Sadak,”Sur’u yeniden ayağa kaldıracağız’ deniliyor, ama maalesef o projenin içinde burada yaşayan yurttaşlar yok. Burada yaşayan insanların içinde yer almadığı projelerden nasıl bir karşılık bekleniyor” diyen Sadak, projenin tamamen güvenlikçi politikanın parçası olduğunu ifade etti. Göz göre göre kadim bir kentin yıkılmak istendiğine, yapısının, dokusunun tamamen değiştirilmek istendiğine vurgu yapan Sadak, “Özellikle Hasırlı Mahallesi’nde neredeyse taş üstünde taş kalmamış durumda. Bu süreç sonrasında ‘acele kamulaştırma’ kararları alındı. 2012 yılında Sur için afet riskli alan kararı alınmıştı ve buna dayandırılarak acele kamulaştırma kararı alındı. Parselleri incelemeden verilen acele kamulaştırma kararı söz konusu. Bütün senaryonun bir parçası bu kararlar aslına bakarsanız”dedi.

‘KARARI YARGIYA TAŞIYACAĞIZ’

‘Acele kamulaştırma’ kararını yargıya taşımaya hazırlandıklarını anlatan Sadak, “Gerekli hazırlıklarımızı yapıp dava sürecini başlatacağız. Sur’da yaşayan yurttaşların bir çoğu da projeye karşı dava açtı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin Diyarbakır ziyaretinde Sur’un, koruma kararına uygun bir şekilde inşa edileceğine dair söylemleri olmuştu. Sur’da 2012 yılında belediyenin, Çevre Şehircilik Bakanlığının ve Koruma Kurulunun onayladığı ‘Koruma Amaçlı İmar Planı’ var. Bu plana göre Sur’u inşa edeceklerini söylüyorlardı ama bugün başka bir plan askıya çıkardılar. Yani, Sur için ‘koruma planı’nı değiştirdiler. Bu yeni plan değişikliğinde 6 tane karakol yer alıyor. Bu karakollar Sur içinde bulunan Hasırlı, Cevatpaşa, İskender Paşa, Melik Ahmet ve Ali Paşa Mahallelerinde yer alıyor. Aynı zamanda da bu karakolları birbirine bağlayan yollar yapılmış veya o meşhur ve tarih olan dar sokaklar yok ve buralar genişletilmiş durumda. Bu yollar genişletilirken hiçbir şekilde Sur’un mevcut dokusunu göz önüne almamışlar”diye konuştu.

‘SUR’UN DOKUSU YOK EDİLİYOR’

Yapılması istenen projeden Sur’un tamamının etkileneceğinin altını çizen Sadak, “ Sur’da yapılacak olan karakollardan da anlaşılacağı üzere burayı savunma temelli bir yer olarak inşa etmek istiyorlar. Bunu hazırladıkları planda çok net bir şekilde söylemişler; ‘Terörle mücadele kapsamında ve güvenlik gerekçeleriyle’ şeklinde ifadeler var. Sur, kendi dokusu ile UNESCO koruma kararı alınan bir yer olması bakımından da 2 yılda bir plan değiştirebileceğiniz bir alan değil. 7 bin yıllık bir tarihi içinde barındıran bir bölgeden bahsediyoruz. 7 bin yıllık camilerin, kiliselerin yanına karakollar kuruyorsunuz ve bu plana göre o tarihi yapıların yollarını yıkıp genişletiyor ve orada ki dokuyu komple ortadan kaldırıyorsunuz. Bu kabul edilemez”dedi.

30 GÜN OLAN ASKI SÜRELERİ 15 GÜNE DÜŞÜRÜLDÜ

Sadak, “Normal koşullarda Çevre Şehircilik Bakanlığının hazırladığı bu tip projeler 30 gün askıda kalır bu planlar şeffaf bir şekilde duyurulur, İnternet sitesinde yayımlanır ve insanlara duyurusu yapılır. Fakat OHAL kapsamında ve ‘terörle mücadele’ yasasına ekledikleri ek madde ile çatışmaların yaşandığı kentler de askı süresini 30 günden 15 güne düşürmüşler. Dolayısıyla 15 gün içerisinde kimseye bir şey anlatılamayacak. Zaten süreç şeffaf yürütülmüyor, örneğin Sur içindeki bir çok yapının alt yapı ihaleleri yapılmış bile. Kurşunlu Caminin restorasyon ihalesi yapıldı bile... Tüm bunlar yurttaşlardan ve Sivil Toplum Kuruluşlarından gizli yapılıyor. Bizler hâlâ 6 mahallenin içine dahi giremiyoruz”dedi.

SUR DÜNYANIN ORTAK MİRASIDIR

Geri dönüldüğünde Sur’un özelliklerini taşıyan hiçbir şeyin kalmayacağını söyleyen Sadak, “Yapılmak istenen insanların kendi yaşam şekillerini değiştirip tek tipleştirmeye çalışarak kentlerin,mahallelerin, sokakların kimliğini tamamen yok saymaktır. Her şeyi bir kenara bırakırsak Sur İçi sadece Diyarbakırlıların ya da Türkiyelilerin değil tüm dünyaya mal olmuş bir mirastır. Sur’da evi yıkılsa da insanlar yaşam alanlarına geri dönmek istiyor. Ancak bu projeyle zor ve zamanla bir kaos yaşatacak” diye konuştu.

SESİMİZİ DUYURABİLECEĞİMİZ KURUM KALMADI

Son olarak Sadak, “Maalesef bölgedeki bir çok kurum kapatıldı, basına ket vuruldu ve sesimizi duyuramıyoruz. İnsanlar burada gerçekte ne olup bittiğine dair fikir sahibi değil. Kendi olanaklarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama yeterli olmuyor. Bir tarih, miras yok ediliyor. Kamuoyu sessiz kalmamalı”diyerek çağrıda bulundu.

Son Düzenlenme Tarihi: 07 Ocak 2017 03:01
www.evrensel.net