Erdemir’de fişleme ve kara listeye ‘zorunlu’ onay

Erdemir’de fişleme ve kara listeye ‘zorunlu’ onay

Patron, TİS'in eki olarak işçilere skandal bir belge imzalatıyor.

Muzaffer ÖZKURT
İstanbul

Erdemir patronu, Türk Metal’le imzalanan sözleşmenin ardından fişleme ve kara liste uygulaması için harekete geçti. İşçilere imzalatılan ve Türk Metal yöneticilerinin ses çıkartmadığı belgeye göre patron, elektronik ortam da dahil işçilerin tüm bilgilerini toplayabilecek, yurt dışı dahil üçüncü şahıslarla bu bilgileri paylaşabilecek. Toplusözleşmenin eki olarak imzalatılan belgeye işten atılma korkusuyla imza attıklarını anlatan işçiler, sendikacıların sessiz kalmasını patrona destek olarak değerlendirdi. İşçiler, bu belgenin ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmedikleri için endişe ettiklerini dile getirdi.

YAZILI, SÖZLÜ, SESLİ...

İşçilere imzalatılan belgenin ilk maddesinde “Bu izin formu 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile düzenlenen gerçek kişilerin ‘kişisel verilerinin’ işlenmesi, depolanması ve paylaşımı kapsamında tarafınız ile mevcut iş sözleşmenizin eki ve ayrılmaz parçası olarak hazırlanmıştır” ifadesi yer alıyor.

Belgede kişisel veri olarak nelerin ele alınabileceği ise şöyle sıralanıyor: “İşe girişinizden itibaren iş başvuru formunda ve personel özlük dosyanızda yer alan bilgileriniz de dahil olmak üzere her türlü güncel bilgi anlamına gelecektir. Bu bilgiler yazılı, sözlü, sesli, görüntülü veya elektronik ortamda elde edilebilecektir.”

Bu verilerin işlenmesi maddesi de patrona oldukça geniş bir yetki tanıyor: “Şirketimizin bağlı şirketleri, danışmanları, hissedarları ya da çözüm ortakları ile sair ilgili kişileri tarafından kişisel veri üzerinde yapılacak her türlü işlemin kişisel verinin işlenmesi olarak kabul edilebileceğini bildiririz.”

HERKESLE PAYLAŞILABİLECEK

Aynı geniş hakları bu bilgilerin paylaşılmasıyla ilgili maddelerde de yer alıyor. “Kişisel verileriniz ilgili mevzuat kapsamında işveren olarak; dolaylı/doğrudan, yurtiçi/yurtdışı iştiraklerimiz ya da bağlı ortaklıklarımız, şirketimizce hizmet/destek/danışmanlık alınan ya da işbirliği yapılan ya da proje/program/finansman ortağı olunan yurtiçi/yurtdışı/uluslar arası, kamu/özel kurum ve kuruluşlar, şirketler ve sair 3. kişi ya da kuruluşlara aktarılabilecektir.”

İşçilerin aleyhlerine çıkacak sonuçlara itiraz etme hakkının bulunduğu belirtilen belgede, itiraz için gerekli masrafın da yine işçi tarafından karşılanacağı bildiriliyor.

AÇIK RIZAM İLE ONAY VERİYORUM

Belgenin imza bölümünde de işçi adına şu ifadeler yazılı: “...İzin formunu okuyup anladığımı ve bu şekilde alınan aşağıdaki beyannamenin geçerli olduğunu kabul ediyorum.... Kişisel  ve/veya özel nitelikteki kişisel verilerimin tamamen veya kısmen elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, değiştirilmesi, güncellenmesi, periyodik olarak kontrol edilmesi, yeniden düzenlenmesi, sınıflandırılması, işlendikleri amaç için gerekli olan ya da ilgili kanunda öngörülen süre kadar muhafaza edilmesi, kanuni ya da hizmete bağlı gereklilikler halinde şirketinizin birlikte çalıştığı ya da kanunen yükümlü olduğu kamu kurum ve kuruluşlarıyla ve/veya Türkiye’de veya yurt dışında mukim olan 3. kişi hizmet sağlayıcı, tedarikçi firmalar, şirketiniz ve/veya şirketinizin ortakları ile paylaşılması, kanuni ya da hizmete bağlı fiili gereklilikler halinde yurtdışına aktarılması da dahil olmak üzere yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında işlenmesine, konu hakkında tereddüde yer vermeyecek şekilde bilgi sahibi olarak, aydınlatılmış açık rızam ile onay veriyorum.”

İŞÇİ TEPKİLİ

Toplusözleşmenin eki olarak kendilerine böyle bir belge imzalatılmasına tepki gösteren işçiler, belgenin imzalanmasında işçinin rızası alınıyor gibi gözükse de aslında işten atılma korkusu nedeniyle zorunlu kaldıklarını söyledi. Türk Metal’in yöneticilerinin bu duruma sessiz kalmasını da imza atılmasına destek vermek olarak değerlendirdiklerini söyleyen işçiler, sosyal medya dahil her türlü özel bilgilerinin incelenerek fişleme yapılacağını, bu bilgilerin paylaşılmasıyla da kara liste uygulamasının hayata geçirileceğini dile getirdi.

İHBARCILIK MEKANİZMASI GİZLİLİK HAKKININ İHLALİNE YOL AÇIYOR

Konuyla ilgili Avukat Devrim Avcı şu değerlendirmede bulundu: “24 Mart 2016 tarihinde kabul edilen Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek olarak açıklanmıştı. Kişisel veri ise, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak ifade edilmiştir. Kişisel verilerin internet ortamında veya şirketler, kuruluşlar tarafından rızasız olarak kullanılmasının önüne geçilmek için çıkarıldığı belirtilen kanuna göre, kişisel verilerin kullanılabilmesi, aktarılması, yurt dışına aktarılması, anonim hale getirilmesi ancak kişinin açık rızası ile olabilmektedir. İşverenler de işçilerin bir çok kişisel bilgilerine sahip olmaktadır. Bu kanun kapsamında da işçilerden rıza aramaktadırlar. Ancak, burada önemli olan konu, kimse kişisel verilerinin kullanılması için zorlanamaz. İşçiler, bu açık rızayı vermekle yükümlü kılınamaz. Aksi halde, kişi hak ve özgürlükleri, özel hayatın gizliliği gibi anayasal ilkelere aykırılık teşkil edecektir. Aksi halde, kişilerin özel nitelikteki verileri olarak kanunda kabul edilen ve paylaşılması için işçilere imzalatılmak istenen özel nitelikteki veriler olan, kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri paylaşıma açık hale gelecek ve işçiler açısından örneğin, sendika üyesi olarak, etnik köken olarak, siyasi düşüncesi olarak bir kişinin özel hayatı ve gizliliği, eşit muamele görme hakkı ihlal edilebilecektir. Ki ülkemizin geldiği ihbarcılık mekanizması da buna açıktır.”

www.evrensel.net