Ekonomik fatura büyüdü

Ekonomik fatura büyüdü

Kurlar yüksek, çekler karşılıksız, kart borcu çok.

Bülent FALAKAOĞLU

Yapılan “Dövizini sat” kampanyasına karşılık dolardaki yükseliş durmuyor. Güvenlik riskleri ve ekonomideki bozulmalara bağlı olarak lirada zayıflama sürüyor. Avro, dün 3.8425 lira seviyesine çıkarak tarihi rekoru kırdı. Önceki gün 3.6401 liraya çıkarak rekor kıran dolar da dün 3.61 lira seviyesindeydi.

TL’nin, geçen yılki yüksek değer kaybının ardından yeni yıla da değer kaybıyla girmesi, yüksek döviz borçluluklarından dolayı şirketleri zorluyor. Kimi şirketlerin kârları borca gidiyor, kimi şirketlerin zararları büyüyor. Batık kredilerin büyüme ihtimali artıyor. Söz konusu durum işçilere düşük ücret, ağır çalışma ve işsizlik olarak yansıyor.

Reel sektördeki sorun, kredi geri ödemelerinde yaşanacak sorunlarla birlikte bankalara yansıyacak. Böylesi bir yükün altından bazı bankalar kalkamayabilir.

Bankalara yansıyan sorunun kamu kesimine yansımaması düşünülemez.

Nitekim zincirin ilk halkasında yani şirketlerde ve ticarette işlerin iyi gitmediğini gösteren veriler gelmeye başladı.

KARŞILIKSIZ ÇEKLER 25 MİLYAR TL’Yİ AŞTI

Bankalara ibraz edilen ve karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tutarı, geçen yılın ilk 11 aylık döneminde 25.5 milyar lirayı buldu.

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezinin Kasım 2016 raporuna göre, 2016 yılının ilk 11 aylık döneminde, önceki yılın aynı dönemine göre karşılıksız çek tutarı yüzde 3.2 arttı. Karşılıksız işlemi yapılan çek adedindeki artış ise yüzde 4 oldu.

TBB verilerine göre, parasal tutarı 25.5 milyar lira olan 730 bin adet çeke karşılıksız çek işlemi yapıldı. Aynı dönemde, karşılıksız işlemi yapılan 4.5 milyar lira tutarındaki 151 bin adet çek daha sonra ödendi.

En çok karşılıksız işlemi yapılan çek tutarı ve adedinin yazıldığı il İstanbul olurken bunu sırasıyla Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa takip etti.

PROTESTOLU SENET TUTARI YÜZDE 21 ARTTI

Türkiye genelinde geçen yılın ilk 11 ayında protesto edilen senet tutarı yüzde 20.7, senet adedi ise yüzde 1.7 arttı.

TBB Risk Merkezi Kasım 2016 raporuna göre 2016 yılının ilk 11 ayında, toplam tutarı 10 milyar 685 milyon lirayı bulan 927 bin adet senet protesto edildi.

Adet olarak en fazla senedin protesto edildiği il İstanbul olurken bunu Ankara, İzmir, Konya ve Antalya izledi.

MAHKEMELİK KREDİ BORÇLARI

Bireysel kredi veya bireysel kredi kartı borcu nedeniyle hakkında yasal takip başlatılan kişi sayısı geçen yılın ilk on bir ayında 1 milyon 220 bin kişiye ulaştı.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezinin banka verilerinden yaptığı derlemeye göre, bu süre içinde 902 bin kişi kredi kartı borcundan, 667 bin kişi de bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alındı.

DOLAR DAHA DA ARTACAK

Amerikan Merkez Bankası Fed’in faiz artırması gibi dış sebeplerin yanı sıra TL’nin değer kaybetmesinde iç etkenler de önemli rol oynuyor. Türkiye’de doların dünyadakinden farklı bir seyir izliyor olması bunun kanıtı.

Başkanlık sistemi dayatması, OHAL’in uzatılması, ekonomik çarkların dönmesindeki sıkıntılar, Türkiye’nin ‘terör ve jeopolitik’ riskleri kaldıracak politikalar ortaya koyamaması gibi etkenler dünyadan farklı olarak Türkiye’de kurları zıplatıyor.

2017 yılında da dış etkenler lehte değişecek gibi durmuyor. ABD’de 20 Ocak’ta başkanlık koltuğuna oturacak Donald Trump’ın ekonomi politikaları doları daha değerli hale getireceği gibi faizleri artırıcı bir etki yapacak. Buna bir de Fed’in faiz artırımı eklenecek.

Türkiye Suriye’de savaşı büyüttükçe yurt içinde terör eylemlerinin ve patlayan bombaların sayısı artıyor.

Anayasa dayatması ‘iç siyasi çekişmeleri’ artırdıkça ekonomi süreçten daha fazla etkileniyor.

DÖVİZ REZERVİ ERİYOR

Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervi bir haftada 3 milyar 683 milyon dolar düşüş gösterdi. Böylece döviz rezervleri 4.5 yılın en düşük seviyesine inmiş oldu.

Faiz yükselmesin diye kurları serbest bırakan hükümet enflasyona ve döviz rezervlerindeki erimeye çare bulamıyor. Döviz satış kampanyasına rağmen rezerv yetersiz. Yani rezerv Türkiye’nin 6 aylık ithalatını karşılamıyor. Yüksek enflasyon, müdahalelere rağmen yüksek faiz, düşük ücret ve maaş, işsizlik. Fatura hep emeği ile geçinenlere...

HAYAT DAHA PAHALI OLACAK

Enflasyonun çift hanelere çıkma ihtimali her geçen gün artıyor. Dolardaki yükselişin önümüzdeki aylarda enflasyona yansıması kaçınılmaz. Enerji fiyatları dünyada yükseliyor. Daha yüksek kur ve daha yüksek fiyattan ithal edilecek enerji fiyatlara yansıyacak. İğneden ipliğe zam demek bu!

Rusya’ya meyve sebze ihracatının başlayacak olması da mutfakta yangın çıkaracak. Rusya’ya satılamayan ürünler elde kalınca ucuz fiyattan piyasaya sürülmüştü. Böylece temel gıda ürünleri yüzde 20 ucuzlamıştı. Bu yıl tam tersi şekilde, gıda fiyatlarının artması gündeme gelecek.

Enflasyonu yükseltici bu gelişmelerin tek ilacı az tüketmek. Yani talebin az olması. Talep az olunca firmalar üretim maliyetini fiyatlara yansıtamıyor. Tüketim azalınca ekonomi büyümüyor ama fiyatlar dizginleniyor. Yani enflasyon artmıyor. Yani ya tüketmeyeceğiz ya da tüketirsek daha pahalı almaya razı geleceğiz. “40 katır mı kırk satır mı?” durumuyla karşı karşıyayız. Görünen o ki hem enflasyonda çift haneleri göreceğiz hem de ücretler ve maaşlar eriyeceği için tüketemeyeceğiz. 2017’de daha pahalı bir hayat bizi bekliyor.

www.evrensel.net