Gazeteciler: Meslektaşlarımız serbest bırakılsın

Gazeteciler: Meslektaşlarımız serbest bırakılsın

Gazetecilere artan baskılara yönelik yapılan açıklamada 13 gündür gözaltında tutulan gazetecilerin derhal serbest bırakılması istendi.

Birgün Gazetesi çalışanları, İstanbul merkezli operasyon sonucu gözaltına alınan ve 13 gündür İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde tutulan gazeteciler Mahir Kanaat , DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, Metin Yoksu, Diken yazarı Tunca Öğreten, ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan ve Yolculuk Gazetesi İmtiyaz Sahibi Eray Sargın için TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nda(MMO) basın toplantısı düzenlendi. Açıklamada kurulan kürsüde, gözaltında bulunan gazetecilerin kurum temsilcileri söz aldı.

Basın açıklamasında BirGün Gazetesi Yayın Danışmanı Barış İnce, Diken yazarı Mehveş Evin, ETHA editörü Arzu Demir, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren birer konuşma gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.

'GERÇEĞİN PEŞİNDE KOŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Ortak basın açıklamasını okuyan Birgün Gazetesi Yayın danışmanı Barış İnce, Avukat Özcan Kılıç'ın, 2 Ocak'ta müvekkillerinin gözaltında tutulmasıyla ilgili İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne itirazda bulunduğunu, fakat itirazın olumlu sonuçlanmadığını ifade etti. Savcı'nın tatilini bahane ederek gazetecileri yaklaşık 15 gündür gözaltında tutmasının kabul edilemez olduğunu belirten İnce," Bu mağduriyetle ilgili bir gazeteci arkadaşımızın da gözaltında açlık grevinde olduğunu biliyoruz. İşkenceye dönüşen gözaltılar bir an önce son bulmalıdır" dedi. İnce, Wikileaks ve kimi hacker gruplarından bazı kişilerin, gazetecilere buldukları bazı yolsuzluk ve rüşvet yazışmalarını yolladığını, bu iddiaların teyit edilmeden verilmediğini, çok fazla konuşulduğu için gazeteciler tarafından iddia olarak verildiğini belirtti. "Gazetecileri yazarları, farklı düşünen herkesi trolleriyle, tehditleriyle, mahkemeleri ile sindirmek istiyolar" diyen İnce, gerçeğin peşinden koşmaya devam edileceğini söyledi. Mahir Kanaat'ın eşinin doğumu sırasında yanında bulunamadığını, gazeteci Ahmet Şık'a 3 gün su verilmeyerek tecrit işkencesi yapıldığının belirtildiği açıklamada, gazeteciler, yazarlar, milletvekilleri, meslek örgütü temsilcileri,  siyasi parti yöneticileri ve aileler olarak gazetecilerin derhal serbest bırakılması talep edildi.

'YAPTIĞIMIZ HABERLERİN ARKASINDAYIZ'

ETHA Editörü Arzu Demir, Derya Okatan'ın hukuksuz bir şekilde gözaltına alındığını, 13 gündür açlık grevinde olduğunu ve sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Okatan'ın sağlıksız bir ortamda bulunduğunu, doktor kontrolleri için girişimlerde bulunduklarını belirten Demir, "Derya'ya tuz, su ve şeker veriliyor fakat 13'üncü gün. Sağlık risklerinin artacağı bir döneme girdi" dedi. Etha adına, "Biz o haberleri yaptık" diyen Demir, Enerji Bakanı Berat Albayrak'a ait olduğu iddia edilen maillerin toplumu ilgilendiren bilgiler olduğunu, gazetecilerin bu tür meseleleri haber yapmak zorunda olduğunu ifade etti. Demir, "Yaptığımız haberlerin arkasındayız, gazetecilik yaptık" dedi. 

'30 GÜN GÖZALTI KORKUNÇ BİR ŞEY'

Diken yazarlarından Mehveş Evin, kişisel hesaplarından ve avukatlar aracılığı ile gözaltındaki gazetecilere destek olduklarını belirtti. "30 günlük gözaltı korkunç bir şey" diyen Evin,  gündemin karışıklığı sebebiyle bazı şeylerin unutulabildiğini, bu hukuksuzluğun her zaman gündemde kalması gerektiğini vurguladı. Savcının izinli olduğu yönündeki iddialarla beraber izinli olmadığı yönünde de iddiaların olduğunu söyledi. 

'ARTIK HABERCİLİK YAPILSIN İSTENMİYOR'

TGS Başkanı Gökhan Durmuş, gözaltıların 5'inci gününde 6 gazeteci için basın açıklaması yaptıklarını fakat aynı gün gözaltıların 30 güne çıkartıldığını hatırlattı. "Görünen tabloda, artık haber ve habercilik yapılsın istenmiyor" diyen Durmuş, TGS olarak üyeleri ve bütün gazetecileri haber yapmaya davet ederek gözaltındaki gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep etti.

'30 GÜN GÖZALTI İŞKENCEDİR'

DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren, tutuklu gazetecilerin sayısının sürekli artmakta olduğunu, basın ve ifade özgürlüğüne kısıtlamaların yanı sıra yaşamsal sorunların söz konusu olduğunu ifade etti. 12 Eylül sürecinde gözaltı süresinin 45 gün olduğunu ifade eden Eren, "Bir insanı 30 gün gözaltında tutmak açıkça işkencedir. Bir insana 3 gün su vermemek onu ölüme terk etmektir. 75 yaşındaki bir siyasetçiyi hastaneye götürmemek onu ölüme mahkum etmektir" dedi. Açık bir faşizme gidildiğini belirten Eren tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti. (İstanbul/EVRENSEL)
 

www.evrensel.net