Aklımız başımızda, vazgeçmiyoruz!

Aklımız başımızda, vazgeçmiyoruz!

Bursa Gemlik’te Kurulu Lear Trim, otomotiv fabrikalarına koltuk kılıfı üretimi yapan bir fabrika. Üç vardiya üretim yapan fabrikada 680 işçi çalışıyor. Ortalama ücret, primlerle birlikte 800 lira civarında. Ancak primler yüzde 100 randıman ve hatasız çalışılıyorsa ödeniyor, bu da puanlama sistemine bağlı. İş&cced

Lear Trim İşçisi Kadınlar

Bursa Gemlik’te Kurulu Lear Trim, otomotiv fabrikalarına koltuk kılıfı üretimi yapan bir fabrika. Üç vardiya üretim yapan fabrikada 680 işçi çalışıyor. Ortalama ücret, primlerle birlikte 800 lira civarında. Ancak primler yüzde 100 randıman ve hatasız çalışılıyorsa ödeniyor, bu da puanlama sistemine bağlı. İşçilerin anlattığına göre sendikalaşmadan önce bu sistemde 2 hata 4 puan götürüyordu. Pazar günü fazla mesaiye gelmediklerinde ya da rapor aldıklarında da primlerden iki basamak düşürülüyordu. Ayrıca pazar çalışmayanların sigorta priminden de bir gün kesildiğini ve işçilere ihtar imzalatıldığını, üç ihtarı olan işçinin tazminatsız olarak işten çıkarıldığını anlatıyorlar. Lear Trim fabrikası 2010 yılında Teksif’le sendika mücadelesine başladı. İlk başta sendikalı olmaktan çekinen işçiler, daha sonra birbirlerini ikna ederek örgütlenmeyi başardılar. Sendikalaşmayı duyan fabrika yetkilileri, işçilerin üzerindeki baskıyı artırdı. Sendikadan istifa etmeye zorlanan işçilerden 15 işçi’i işten atıldı. Ancak işçiler, örgütlenmeyi sürdürerek işyerinde çoğunluğu sağladılar. İşveren TEKSİF’in yetkisine itiraz etti. İşçiler işten atıldı, işe iade davası açıldı, işçiler davayı kazandılar. Patron sendikayı kabul etmek Ancak baskılar devam ediyor. İşçiler ise greve çıkmaya hazırlanıyor.Lear Trim’de bütün bu zorluklarla çalışan kadın işçiler dergimize bir mektup yazdılar. Sizinle paylaşıyoruz:
Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı serbest bölgede Lear Trim fabrikasında çalışıyoruz. Ekmek ve Gül dergisinde daha önce örgütlenme sürecimizde yaşadığımız sorunları anlatmıştık. Şimdi geldiğimiz noktayı paylaşmak istiyoruz. Sendikaya üye olmamıza neden olan  o kadar çok sorunumuz vardı ki! Bir kere en küçük hatalarda dahi puanlarımız düşürülüp ücretlerimiz kesiliyordu.  Pazar mesaileri zorunlu tutuluyor ve mesaiye gelmediğimizde maaşımız kesiliyordu. Çalışma koşullarımız bu kadar ağır olmasına rağmen asgari ücretin dışında bir kuruşluk artış yapılmıyordu ücretlerimize. Teksif sendikasına 2010 Eylül ve Ekim aylarında üye olduk. Aralık ayında yetki kararı geldi ve patronun baskıları da arttı. İnsan kaynaklarından sorumlu Özlem Hanım “buraya sendika gelirse istifa ederim yâ da kapıya kilit vururuz, işsiz kalırsınız” demişti. İşten atılan arkadaşlarımız oldu, uzun süren dava süreçlerinden sonra nihayet kazandık. Şube başkanımız Muammer Hanım fabrikaya geldi ve sözleşme sürecinin başladığını, bunu kutlayıp sözleşme taleplerimizin neler olduğunu görüşmemiz gerektiğini söyledi. Kutlamamızı çok kalabalık bir şekilde gerçekleştirdik, hem çok eğlendik hem de işçiler olarak neler beklediğimizi anlattık. Bu arada “ya ben giderim ya siz gidersiniz” diyen İnsan Kaynakları Müdürü Özlem Hanım işten ayrıldı. Patron ise yine de ayak oyunları yapmaya, hakkımızı vermemek için elinden geleni yapmaya devam ediyor. Bizim yapmamız gereken işleri aynı bölgedeki başka firmalara veriyor. Bizse sendikalı olmanın bize kazandırdıklarını görünce daha da direngen oluyoruz. Mesela bu sene hayatımızda ilk kez sendikalı olarak 1 Mayıs alanına gittik, o kadar heyecanlandık ki! Sigara molalarımızın sohbet konuları bile değişti artık. 1 Mayıs’tan sonra şube başkanımız fabrikaya geldi, bizlerle görüştü, bazı taslaklar üzerinde anlaşamadıklarını, 60 gün içinde greve çıkabileceğimizi, haklarımızı almanın başka yolu olmadığını, 2 yıldır baskılara rağmen direndiğimizi, bundan sonra da birlik olmamız gerektiğini söyledi. Bunun hemen ertesi günü fabrikanın müdürü bizi toplantıya çağırdı,  işten ayrılmak isteyen varsa kıdem tazminatlarını ödeyeceklerini, çalışmak isteyenlerle de bugüne kadar nasıl çalıştılarsa bugünden sonra da devam edeceğini söyledi. Ancak bir şey daha ekledi : “sizler akıllı insanlarsınız, aklınızı başınıza alın, aramıza başkalarının girmesine izin vermeyin”. Evet bizler akıllı insanlar olduğumuzdan sendikaya üye olduk, aklımız başımızda olduğu için de vazgeçmiyoruz! Fabrikada vardiyalarda arkadaşlarla görüştük, çoğunluk grevde kararlı, biz de kararsız olanlarla konuşup ikna ediyoruz. Bu bizim hakkımız, greve gidiyoruz ve biz kazanacağız!

www.evrensel.net