“Güzel günler göreceğiz çocuklar”

“Güzel günler göreceğiz çocuklar”

Merhaba Ekmek ve Gül okurları. Ben İstanbul’da Gazi mahallesinde oturuyorum. İki çocuk annesiyim. Eşim işçi. Bir çocuğum ilkokul birinci sınıfa gidiyor. İnanın okullar açıldığı zaman kızım kadar ben de heyecanlıydım. Ama eğitim sisteminde yapılan bir değişiklik yasasıyla bizi alıp bir kaosa, bir bilinmeyen denkleme, ne olacağı bel

Gülbahar Çiçek -Sibel Yiğit-Kezban Avseve

Merhaba Ekmek ve Gül okurları. Ben İstanbul’da Gazi mahallesinde oturuyorum. İki çocuk annesiyim. Eşim işçi. Bir çocuğum ilkokul birinci sınıfa gidiyor. İnanın okullar açıldığı zaman kızım kadar ben de heyecanlıydım. Ama eğitim sisteminde yapılan bir değişiklik yasasıyla bizi alıp bir kaosa, bir bilinmeyen denkleme, ne olacağı belli olmayan bir sisteme attılar. 4+4+4 olacak dediler. Akşam onaylayıp sabah yürürlüğe koydular, hepimizi allak bullak ettiler. Uykularımızı kaçırdılar. Birinci sınıfa başlayan bir öğrencinin tam okula alıştı derken, en başından hayallerini yok ettiler okumadan soğuttular. Beşinci sınıfa başlayan öğrencinin fikrine onay sordular, sen meslek seç dediler. Üniversite okumak isteyen öğrencilere “okuyup ne yapacaksın işçilik sana yakışır” dediler.
4+4+4’ü hayatımıza koymakla beraber okuyan öğrencilerin sınıf düzenlerini, velilerin yapmış olduğu bir kısım masrafları, en önemlisi öğrencinin psikolojisini düşünmeden okul ayrımı yapmaya kalktılar. Bunun olmaması için, mahallemizdeki okullarda veli arkadaşlarımızla birlikte bir çalışma başlattık. Sınıf öğretmenimiz ve diğer okullardaki öğretmenlerimiz de destek verdi. Mahallemizde toplam on okul var, bunların sekizi ilköğretim okulu ikisi lise. İlk önce bütün okullarda bildiriler dağıtarak yaklaşık yüz kadının katıldığı bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıya mahallemiz muhtarları da destek verdi. Buradan çıkan sonuçla her okulun önünde basın açıklamaları yapma kararı aldık. Veliler olarak dört okulda bildiriler dağıtarak basın açıklamalarına halkımızı çağırdık. Yaptığımız bütün basın açıklamalarımız renkli ve kalabalık geçti. Önceleri çocuklarımız için okul heyecanımız vardı, şimdi ise “acaba basın açıklamasını okuyabilir miyim?” heyecanı sardı. Bağıra bağıra sloganlarımızı atarak Açıklamalarımızı yaptık. Bilmiyorum başarabilir miyiz ama, ben anne olarak 4+4+4 ü çocuğuma anlatamıyorum. Daha da önemlisi ikinci çocuğum olduğu için büyük bir endişe duyuyorum. Şunu da eklemek istiyorum. Din, dil, ırk farkı ayırt ederek iyi bir eğitim sistemi değil de, kapalı zihniyete sahip bir eğitim sistemi ile bizi yıpratmaya çalışıyorlar. 4+4+4 eğitim yasası ile çocuklarımızı küçük yaşlarda meslek hayatına atmalarına izin mi vereceğiz. Hayır. Yani bize diyorlar ki “ siz hep yoksulsunuz yoksul kalacaksınız” diyorlar. Bununla da yetinmiyorlar bir de kız çocuklarını erken yaşta evlendirmeye çalışıyorlar. Her ne kadar “ haydi kızlar okula denilse” de böyle bir yasa ile “haydi kızlar evlenmeye” sözü hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Ben sonuç olarak diyebilirim ki çocuklarımın ve çocuklarımızın geleceği için bu yasanın hayatımızdan geri çıkması için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduğumu bildirmek istiyorum. Ve buradan bir anne olarak ülkemdeki bütün çocuklarıma söz veriyorum “Çocuklar inanın, inanın çocuklar, Güzel günler göreceğiz, Güneşli günler” diyorum. Bütün anneleri bu anlamda parasız bilimsel, demokratik ve ana dilde bir eğitim için mücadeleye çağırıyorum. Unutmayalım her şey çocuklarımız ve gelecekleri için diyorum.

Sultangazi-İSTANUL

www.evrensel.net