Laiklik demek de suç oldu

Laiklik demek de suç oldu

Laiklik çağrısı yapanlar gözaltı ve tutuklamaların hedefi oldu.

Eylem NAZLIER
Vedat AYDEMİR
İstanbul

Barışı savunan, basın özgürlüğü diyenlerden sonra gözaltı ve tutuklama furyası laiklik çağrısı yapanlara uzandı. IŞİD’in düzenlediği Reina saldırısının ardından Okmeydanı’daki bir kahvede laiklik çağrısı yapan Halkevi Üyesi Ayşegül Başar ile Hamit Dışkaya, İçişleri Bakanlığının talimatıyla gözaltına alınmalarının ardından önceki gün “Halkı kin ve öfkeye tahrik etmek” iddiasıyla tutuklandı.

Başar ve Dışkaya’nın Avukatı Yeşinil Yeşilyurt, tutuklama kararına “Burada yaşanan olayı bir hukukçu olarak yorumlayamıyorum. Müvekkillerimiz laikliği savundukları için tutuklular. Hukuk yok bunu bir kez daha görmüş olduk” sözleriyle tepki gösterdi.

‘KARAR YUKARIDAN VERİLDİ’

Yeşilyurt, Okmeydanı Halkevi üyelerinin kahvehane sahibinden izin alarak, “Biz bir mahallede yaşıyoruz. Bu tarz insanları görüyoruz. İzin vermeyelim mahallede bu insanların olmasına çünkü can güvenliğimiz yok” şeklinde bir konuşma yaptıklarını söyledi.  

Müvekkilleri aleyhine İçişleri Bakanlığına Veysel isimli bir şahıs tarafından atılan ihbar tweeti ile Bakanlığın harekete geçtiğini söyleyen Avukat Yeşilyurt, ortada “Terörle Mücadele ekiplerine iletildi” yazılı tweet dışında hiçbir şeyin olmadığını söyleyerek, “Bakanlık tepkiler üzerine tweeti sildi. Yani tutuklamayı gerektirecek hiçbir bir delil ve dayanak yok. Tamamen keyfi olarak tutukladılar. Yukarıdan gelen bir talimatla verilen karardır” dedi.

“Laikliği savunmak suç değildir” diyen Yeşilyurt, “Müvekkillerimizi alacağız, biz de avukatları olarak bu metne imzamızı atıyoruz. Birçok milletvekili, duyarlı insan gibi, biz de sonuna kadar arkasındayız. Müvekkillerimiz sadece laikliği savundukları için tutuklular” ifadesinde bulundu.

LAİKLİK, SADECE SEKÜLER KESİME DEĞİL HERKESE LAZIM

Laiklik çağrısı yapanların gözaltına alınması ve tutuklanmasını Evrensel’e değerlendiren Tarihçi-Yazar Erdoğan Aydın, “Bu yaşananlar, laiklik çağrısının giderek bir suç haline getirilmeye çalışıldığı bir döneme girdiğimizin göstergesidir. Nefret suçu işleyen, kendilerine farklı gelene kin kusan, özellikle radikal İslamcılığa sürekli beslenme alanları açan bir rejim, ne yazık ki laiklikten yana en küçük söze tahammül edemiyor, tam tersine laiklik savunucusunu Anayasaya rağmen suçlu haline getirmeye, terörle eşleştirmeye çalışıyor” dedi. Laikliğin herkes için ekmek ve su kadar önemli olduğunun altını çizen Aydın, şu uyarıları yaptı: “Laiklik sadece seküler kesim açısından değil, herkes için gerekli. Çünkü laikliğin olmadığı yerde gerçek anlamda bir inanç özgürlüğü olmayacağı gibi sosyal güvenceler de tasfiye edilecektir. Laikliğin olmadığı yerde, en mütedeyyin olanların bile inanç özgürlüklerini yaşaması zorlaşacaktır. Laikliğin olmadığı yerde, din bir ideoloji gibi siyaset aracı kılınacağı için bir inanç olmaktan çıkartılıp ideolojik olacaktır. Bu da mütedeyyin insanın inancının sömürülmesinin sorgulanamaması gibi bir anlam getirir.” İktidarın her şeyi söyleyebildiği ama muhaliflerin terörize edilmeye çalışıldığı ve aynı zamanda “çifte standart bir ortam”ın yaşandığına dikkat çeken Aydın, “Ne hukuk, ne çoğulculuk ne de farklı olana saygı söz konusu” diye konuştu.

NEFRET SUÇLARINA SORUŞTURMA YOK

Laiklik için bildiri dağıtanlara, metro ve kahvehanelerde konuşma yapanlara göz açtırılmazken; ırkçı-ayrımcı söylem ve tutumlarla gerçekleştirilen nefret suçlarına göz yumulması tepkilere neden oldu. Bunlardan öne çıkan başlıca örnekler şunlar:
- 28 Aralık tarihinde Aydın’ın Nazilli ilçesinde Alperen Ocaklarına bağlı bir grup, yılbaşı kutlamalarını protesto etmek için temsili ‘Noel Baba’nın başına silah dayadı.

- “Reina gibi tarayacağım’ dediği için gözaltına alınan bir kişi; suç unsuru bulunmadığı iddiasıyla serbest bırakıldı.

- Yeni Şafak Yazarı Hikmet Genç, TV 24’te yayımlanan ‘Günün Manşeti’ programında,  Cumhuriyet gazetesinin manşetinde yer alan ‘Laiklere gözdağı’ haberini göstererek, “Ahlaksız şerefsiz alın lan Cumhuriyetinizi” dedi ve gazeteyi yırtıp fırlattı. Ayrıca Cumhuriyet’in kapatılması gerektiğini söyledi.

- Türkmen Alevi-Bektaşi Derneği Başkanı Özdemir Özdemir, Alevi kurumlarının başkanlarına Kanal A televizyonunda tehditler savurdu. Özdemir, Alevi örgütleri başkanlarını “Zaman gelir ortalık karışırsa, o yalıda oturan Alevi vakıf başkanlarına sesleniyorum. O yalıları başınıza yıkarlar, orada oturamazsınız. O paralarınızı elinizden alırlar, sizi bu Türkiye’de öldürürler” diye tehdit etti.

www.evrensel.net