AKP döneminde yaşam tarzını hedef alan ifadelerden örnekler

AKP döneminde yaşam tarzını hedef alan ifadelerden örnekler

Bianet, 14 yıllık AKP iktidarında, başbakanlar, bakanlar ve Erdoğan tarafından yaşam tarzını hedef alan ifadeleri derledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 33. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada kullandığı “Asla temsil ettiğim kamu gücünü kullanarak, kimsenin hayat tarzına müdahale sayılabilecek bir yola başvurmadım. Bu yönde bir uygulamaya asla tevessül etmedim. Kurucusu olduğum siyasi partinin de bu yönde girişimi, adımı hiçbir zaman bu noktada olmamıştır” sözleri siyasetçilerin yaşam tarzını hedef alan söylemleri gündeme getirdi.

Erdoğan, toplantısında “14 yıllık iktidarımızda yaşam tarzı baskısına maruz kalan tek bir kişi var mıdır?” ifadelerini kullanmıştı.

Bianet, 14 yıllık AKP iktidarında, başbakanlar, bakanlar ve Erdoğan tarafından yaşam tarzını hedef alan ifadeleri derledi. O ifadeler şöyle:

SAĞLIK BAKANI: DOĞUM KONTROLÜ GİBİ ÇAĞDIŞI KALMIŞ BİR UYGULAMAMIZ YOK

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “doğum kontrolünün çağ dışı bir uygulama” olduğunu söylerken, Bakanlığın hizmetlerini “çağdaş üreme sağlığı” kavramı çerçevesinde yürüttüğünü açıkladı.

“Bakanlığımızın ‘doğum kontrolü’ şeklinde çağdışı kalmış bir uygulaması yoktur. Bakanlığımız ‘Çağdaş Üreme Sağlığı’ kavramı çerçevesinde hizmetlerini yürütmektedir.”

BAŞBAKAN: KOCAN HİDDETLENDİĞİNDE ‘PEKİ’ DEMESİNİ BİL

Başbakan Binali Yıldırım, kardeşi Eyüp Yıldırım'ın kızı Emine Yıldırım'ın nikah töreninde “evliliğin sırrı”nın “itaat” olduğunu söyledi. Evlilikte mutluluğun formülünün "peki" demek olduğunu savunan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Evliliğin sırrı nedir biliyor musunuz? “İtaat et, rahat et. Emine, sen de havaya girme. Gökhan hiddetlendiğinde 'peki' demesini bilmelisin."

BAŞBAKAN: HOŞUNA GİTMEYEBİLİR, MIRILDANIRSIN

Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul’da bir erkeğin bir kadına “şort giydiği” bahanesiyle saldırması hakkında 22 Eylül’de Hürriyet köşe yazarı Ahmet Hakan’a konuştu. Başbakan Yıldırım, saldırganın “normal biri olmadığını” savundu. Eğer bu durum erkeğin hoşuna gitmediyse “mırıldanabileceğini” söyledi.

BAKAN KAYA: TÜRK KADINI ADAM GİBİ ÖLMESİNİ BİLİR

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Erdoğan’ın sözleri üzerine 19 Ekim’de Meclis’te “Türk kadını adam gibi ölmesini çok iyi bilir” dedi.

ERDOĞAN: ADAM GİBİ ÖLMEK, MADAM GİBİ ÖLMEK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan toplu açılış törenleri gezisinin ikinci durağı Rize’de konuştu:

“Bir adam gibi ölmek var, bir şey söyleyecektim ama onu söylemeyeceğim, bir de madam gibi ölmek var. Ölelim ama adam gibi ölelim.”

ERDOĞAN: DOĞUM KONTROLÜYMÜŞ, HİÇBİR MÜSLÜMAN AİLE BÖYLE BİR ANLAYIŞIN İÇERİSİNDE OLAMAZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı'nın (TÜRGEV) kuruluşunun 20. Yıldönümü için 30 Mayıs 2016’da yaptığı konuşmada salondaki kadınlara ve kız çocuklarına “anne adayı” diye seslendi, "Doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayışın içerisinde olamaz" dedi.

“Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayışın içerisinde olamaz. Rabbim ne diyorsa, Sevgili Peygamberimiz ne diyorsa biz o yolda gideceğiz. Buna bakacağız.

“Bunun içinde birinci derecede görev annelerindir. Neslin asıl sahibi annedir. Anne olduğu için cennet annelerin ayaklarının altındadır, babalarının ayakları altında değil. Onun için annelerin ayaklarının altı öpülür, orada cennetin kokusu var, orada cennet var. Babanın değil. Onun için ben siz anne adaylarından hele hele yetişmiş, kaliteli anne adaylarından ayrıca bunu da bekliyoruz.

MECLİS EŞİTLİK KOMİSYONU’NDA LGBTİ’LER HAKKINDA “YATAK ODASI” YORUMU

 Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun 16 Şubat 2016’daki toplantısında CHP ve HDP LGBTİ'lere yönelik ayrımcılığı dile getirdi.

AKP'li Ayşe Doğan, komisyonun "bayan ve erkeklerin iş değerlerini" konuşmak için kurulduğunu ve "Farklı grupların yatak odasındaki özel cinsiyetlerini" konuşmayacağını söylerken LGBTI’lerin toplumda oluşabilecek en büyük tehdit olduğunu iddia etti.

AKP vekili Sait Yüce’den kadın avukata: Ben sana haddini bildirmeye çalışıyorum

Meclis’te boşanmaları araştırmak için kurulan komisyonun bir toplantısında AKP Isparta vekili Sait Yüce, sunum yapmak için davet edilen Eşitlik İzleme Kadın Grubu’ndan (EŞİTİZ) avukat Hülya Gülbahar’a “Konumunuzu bilerek konuşun”, “Gidin dışarıda konuşun”, “Ben sana haddini bildirmeye çalışıyorum” gibi ifadeler kullandı. (19 Şubat 2016, Cuma)

BÜLENT ARINÇ: KADIN OLARAK SUS!

Eski Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın Meclis’te “Toplumsal barışı tehdit eden artan terör olaylarının nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergesi" için düzenlenen olağanüstü toplantıda HDP vekili Nursel Aydoğan’a “Bir kadın olarak sus” dedi.

Tepkiler üzerine açıklama yapan Arınç, bu sefer de “Bir kadın olarak sus” cümlesini “Meclis disiplini gereği” söylediğini öne sürdü. (29 Temmuz 2015)

VALİ AKSOY: ESKİDEN ‘KOCANDIR, SEVER DE DÖVER DE’ DERDİK, ARTIK DEMİYORUZ

Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı tarafından kadına yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin çalıştayda konuşan Vali Hüseyin Aksoy şöyle demişti:

“Şiddete uğrayan sadece kadınlar değil, zaman zaman erkekler de şiddete uğruyor. Eşinden veya başka bir tarafta şiddete uğrayan erkeklerin ŞÖNİM’lere başvurduğunu biliyoruz. Önceki dönemlerde, şiddete uğrayıp karakola başvuran kadınlarımıza ‘Kocandır, sever de döver de’ nasihat edilerek gönderilirdi. Bugün artık bu yapılmıyor. Türkiye’de şiddet konusunda çok önemli bir değişimin yaşandığını görüyoruz.” (Ocak 2015)

SAĞLIK BAKANI: KADININ TEK KARİYERİ ANNELİK KARİYERİ

Eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu yılın ilk bebeğini ziyareti sırasında üç çocukları olduğunu söyleyen bebeğin babasına "O zaman sen söz dinleyenlerdensin" dedi. “Anneler, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir. Merkeze iyi nesiller yetiştirmeye almalılar" diye konuştu. (02 Ocak 2015)

ERDOĞAN: KADINLA ERKEĞİ EŞİT KONUMA GETİRMEK FITRATA TERSTİR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın düzenlediği “Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi”nde kadın-erkek eşitliği olmadığı görüşünü tekrar etti.

Eşitliği “Mağdur olanın mağdur eden seviyesine çıkarılması” olarak tanımlayan Erdoğan, “Feministlere bunu anlatamazsın” derken, “Ben annemin ayağının altını öperdim. Ayağını çekme, orası cennet gibi kokuyor, derdim. Bunu feministlere anlatamazsın!” diye konuştu. (24 Kasım 2014)

ARINÇ: DAYANAMAYIP DİREĞE ÇIKANLAR

Bülent Arınç kahkaha açıklamasının ardından gelen eleştirilere ise şu cevabı verdi:

“O konuşmamdan bir kısım alınmış. Sadece kadınlar kahkaha atmasın dediysem akıl dışı bir iş yapmışımdır. Ama orada ahlak kurallarıyla ilgili bir konuşma yaptım. Kocasını bırakıp tatile çıkanlar, direği gördüğünde dayanamayıp direğe çıkanlar... Böyle bir hayatın içinde siz olabilirsiniz, size kızmanın ötesinde acıyabilirim.” (Temmuz 2014)

HÜSEYİN ÇELİK: ÖYLE BİR KIYAFET GİTMİŞ Kİ...

Beyaz TV’de bir programa katılan Hüseyin Çelik, “Dün bir kanaldaki, yarışma programında sunucu öyle bir kıyafet gitmiş ki olmaz bu yani. Kimseye karıştığımız yok ama çok aşırı. Dünyada da kabul edilemez” diye konuştu. Çelik’in açıklamasından sonra sunucu Gözde Kansu işten çıkarıldı. (Eylül 2013)

ERDOĞAN: ANNE, BABA KIZININ BİRİLERİNİN KUCAĞINA OTURMASINI İSTER Mİ?

Dönemin başbakanı Erdoğan, Gezi protestoları sırasında Habertürk’te Fatih Altaylı’ya verdiği röportajda Dolmabahçe’deki ofisinden kadınların kıyafetlerini incelediğini söylemişti:

“Değerlerine önem veren anne, baba kızının birilerinin kucağına oturmasını ister mi? Dolmabahçe’de ofisimin önünden Kadıköy’den gelenlerin filan orada durumunu görüyorum. Bütün bunları gördüğüm zaman, bunlar benim aslında kendi değerlerimle uyuşan şeyler değil. Buna rağmen benim toplumumun insanıdır diyorum, giyimine kuşamına şusuna busuna karışamam diyorum…” (Haziran 2012)

GÖKÇEK: TECAVÜZE UĞRAYAN KADIN ÖLSÜN

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, kürtajın yasaklanmasıyla ilgili tartışmalar sırasında tecavüz sonucu gebeliklerde kürtaj konusu tartışılırken, "Anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor. Anası kendisini öldürsün" dedi. (Haziran 2012)

ERDOĞAN: KADIN MIDIR KIZ MIDIR?

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 2011’de bir Konya mitinginde, Hopa'daki olayları protesto etmek için tank üzerine çıkan ve polis müdahalesi sonucu kalçası kırılan Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu üyesi Dilşat Aktaş hakkında “O kadın, kız mıdır kadın mıdır?" diye konuştu. (11 Haziran 2011)

'KÜRTAJ CİNAYET'

Recep Tayyip Erdoğan, 25 Mayıs 2012’de İstanbul'daki Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı'nın uygulanmasına ilişkin 2012 Uluslararası Parlamenterler Konferansı'nın kapanış oturumunda yaptığı konuşmada sezaryen doğuma karşı olduğunu ve kürtajın cinayet olduğunu söylemişti.  

Erdoğan, ertesi gün de AKP Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi'nde "Her kürtaj bir Uludere'dir' dedi ve kürtajın "milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan" olduğunu söyledi.

'ALKOL YAŞAM TARZI DEĞİL'

Tayyip Erdoğan 26 Nisan 2013’te Yeşilay tarafından düzenlenen Global Alkol Politikaları Sempozyumu’nda alkol kullanımının yaşam tarzı olarak savunulacak bir yanının olmadığını söyledi.

24 Mayıs 2013’te, yıllık içki tüketiminin kişi başı ortalama 1,5 litre olduğu Türkiye’de gençleri alkolden korumak adına içki tüketimi ve satışına ilişkin bir dizi yasak getirildi.

Marketlerde ve bakkallarda gece 22.00 ile sabah 06.00 arasında içki satılması yasaklandı. Film, klip ve dizilerde içkiye özendirici görüntüler yasaklandı. İçki firmalarının festival, konser gibi organizasyonlara sponsor olması yasaklandı.

28 Mayıs 2013’te Erdoğan, yasakları yasalaştıran AKP milletvekillerine teşekkür ettiği konuşmasında “Kimse alkolü bir kimlik meselesi haline getirmemelidir. Çıkan düzenleme kimsenin yaşam tarzına müdahale anlamında değildir. İçeceksen yine alkollü içeceğini al evinde iç. Yine git ne içeceksen iç” demişti.

‘O KADAR DA DEKOLTE OLMAZ’

6 Ekim 2013’te bir televizyon programına katılan dönemin Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ATV’de yayınlanan bir yarışmada sunuculuk yapan Gözde Kansu’nun dekoltesinin çok açık olduğunu belirterek şunları söylemişti:

“Dün bir kanaldaki, yarışma programında sunucu öyle bir kıyafet gitmiş ki olmaz bu yani. Kimseye karıştığımız yok ama çok aşırı. Dünyada da kabul edilemez.”

Çelik’in bu sözlerinden sonra Kansu’nun işine son verilmişti.

‘KIZLI-ERKEKLİ KALINAMAZ’

Erdoğan 5 Kasım 2013’te AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada “Denizli ilinde şahit olduk. Yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey’e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak” demiş ve sözlerine şöyle devam etmişti:

“Aynı apartmanın içindeki daire komşuları ihbarı yapıyor. Buralarda nelerin olduğu belli değil. Karma karışık her şey olabiliyor. Anneler babalar feryat ediyor. Bu adımlar atılacaktır. Bunlara da kusura bakmasınlar muhafazakar demokrat olarak müdahil olmak zorundayız. Bu yaşam tarzına müdahale değildir. Böyle bir sorumluluğun manen altına giremeyiz. Bu ülkede annelerin babaların kahir ekseriyetini bu işlere asla müsaade etmeyeceğini bilen insanım. Bu işte biz kararlı adım atmaya mecburuz.

Erdoğan ertesi gün Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında kendisine valilerin “kızlı erkekli” evlere müdahale yetkisi olup olmadığına ilişkin soru sorulması üstüne “Yasal değişiklikle gerekli yetkiyi alırlar” demiş ve eklemişti:

“Kişilerin müstakil özel evlerinde bir farklı kız bir farklı genç, ikisinin aynı evde kalması ne denli acaba uygun olabilir? (…) Eğer bir yasal düzenleme yapılması da gerekiyorsa biz bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi yaparız. Şu an valiliklerin bu konuda inisiyatifleri varsa bu inisiyatifleri de kullanması gerekir.”

‘KADIN KAHKAHA ATMAYACAK’

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 28 Temmuz 2014’te AKP Bursa teşkilatının Merinos Parkı'nda düzenlediği bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada “iffet”in önemine değinirken, şunları söylemişti:

“Ahlaken bir geriye gidiş var. (…) Nerede öyle yüzüne baktığımız zaman yüzü hafifçe kızarabilecek, boynunu öne eğebilecek, gözünü bizden kaçırabilecek iffet sembolü haya sembolü kızlarımız. İffet çok önemli. Kadın için de bir süstür, iffet. Erkek içinde bir süstür. Erkek de iffetli olacak. Zampara olmayacak. Kadın ise o da iffetli olacak. Mahrem-namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak, iffetini koruyacaksın.”

‘1, 2, 3, 4 ÇOCUK, GERİSİ ALLAH KERİM’  

2011’den bu yana kadınların üç çocuk doğurması gerektiğini ileri süren Erdoğan, en son 22 Aralık 2014’te katıldığı bir düğünde kadınların daha da fazla çocuk sahibi olması gerektiğini ileri sürmüştü.

“Bir olur garip olur, iki olur rakip olur, üç olur denge olur, dört olur bereket olur, gerisi Allah Kerim...” diyen Erdoğan, doğum kontrolüyle Türkiye’nin neslinin kurutulmaya çalıştığını da iddia etmişti. (HABER MERKEZİ)

HABERİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
 

www.evrensel.net