HDP’li Aydoğan hakkındaki karar 13 Ocak'ta verilecek

HDP’li Aydoğan hakkındaki karar 13 Ocak'ta verilecek

Tutuklu HDP Milletvekili Nursel Aydoğan hakkında katıldığı eylem ve etkinlikler nedeniyle açılan dava, 13 Ocak'ta karar verilmek üzere ertelendi.

Tutuklu HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan hakkında 2011 yılında Diyarbakır’da katıldığı basın açıklamaları, yürüyüş ve cenaze töreni gerekçe gösterilerek açılan davanın 13'üncü duruşması Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. “Örgüt propagandası yapma”, “Örgüt üyesi olma” ve “2911 Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet etmek” iddialarıyla hakkında 18 yıl hapis cezası istenen Aydoğan, duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Duruşmaya ayrıca Aydoğan’ın avukatlarının yanı sıra HDP’li vekiller Ziya Pir, Sibel Yiğitalp ve Meral Danış Beştaş da katıldı. 

Duruşmada savunma yapan avukat Abdulkadir Güleş, müvekkili Aydoğan hakkındaki iddianameyi hazırlayan savcı ve kendisini yargılayan mahkeme üyelerinin FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edildiğini, kimilerinin ise tutuklandığını hatırlattı. HSYK’nin görevden ihraç edilen mahkeme üyeleri için yaptığı “Örgütün amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdikleri” şeklindeki açıklamasını anımsatan Güleş, “Bu davaya gölge düşmüştür. Adalet Bakanlığı’na söz konusu heyet üyelerinin bu davaya dönük örgüt faaliyetleri kapsamında bir faaliyetlerinin olup olmadığını sorulmasını istiyoruz” dedi. 

'ATTIĞIMIZ HER ADIM HAKKINDA FEZLEKE HAZIRLANDI'

Müvekkilinin, iddianamede yer alan 16 Mayıs 2011 tarihli basın açıklamasından daha önce beraat ettiğini ancak bu açıklamanın tekrardan dosyaya konulduğunu ifade eden Güleş, devam eden davanın müvekkilinin beraat ettiği dava ile birleştirilmesini istedi. Güleş’in ardından savunma yapan avukat Devrim Barış Baran ise, "Örgüt Propagandası"nın vasfının değiştiğini belirterek, müvekkilinin propaganda yapıp yapmadığına dönük bilirkişi raporu istedi. Son olarak savunma yapan avukat Fatma Kobikoğlu, müvekkilinin kendisini seçen halkın taziyesine katılıp yanında bulunduğu için yargılandığını söyledi. 

Avukat beyanlarının ardından savunma yapan Aydoğan, Kürt sorununun en ağır etkilerinin görüldüğü Diyarbakır’da milletvekili olduğunu dile getirerek, şunları aktardı: “Ne yazıkki kentte attığımız her adım emniyet tarafından kontrol edilerek, hakkımızda fezleke hazırlandı. Ne yazıkki vekillik yapmamız engellenmek isteniliyor.” Bingöl’de 6 kolluk gücünün tecavüzüne uğrayan bir lise öğrencisinin davası için Bingöl Adliyesi’nde bulunmasının dahi davaya dönüştüğünü söyleyen Aydoğan, “Dosyalarımız böyle şişirilerek topluma suçluymuşuz gibi lanse edilmek isteniliyor” ifadelerini kullandı. 

'ACELENİZİ ANLAMIYORUM'

Yapılan savunmalarının ardından ara veren mahkeme heyeti, avukatların taleplerinin dava sürecini uzatacağını belirterek, tüm talepleri ret etti. Mahkeme heyetinin “Hakkında karar vereceğiz son olarak ne söylemek istersin?” sorusuna Aydoğan, “Türkiye’de her mahkeme celselerce sürerken bu acelenizi anlayamıyorum. Savunmaya hazırlanmadığım için diyecek bir şeyim yok. Süre verilmesi halinde hazırlanabilirim” yanıtı verdi. 

Mahkemenin son savunmalarını istediği avukatlardan Güleş, dosyada eksikliklerin bulunduğunu belirterek, “Heyet bu eksikliklere rağmen ceza vermek istiyor. Ceza verilse dahi Yargıtay’da bozulacaktır. Müvekkilimin yanında bulunan önceki davasına ilişkin tebligatı bile mahkemeye sunmasına izin vermiyorsunuz” diye konuştu. Avukat Baran, savunma için süre talebinde bulunurken, avukat Kobikoğlu ise, “Bu kadar eksikliğin bulunduğu bir dosya için esasa ilişkin savunma yapmamız mümkün değildir” dedi. 

Avukatların süre talebini dikkate alan mahkeme heyeti, duruşmayı 13 Ocak'a erteledi. 

‘HÜKÜMET YENİ BİR TEZGAH PEŞİNDE'

Duruşma sonrası açıklama yapan HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş, Aydoğan’ın katıldığı yürüyüşlerin bir araya getirilerek “Örgüt üyesi” denildiğini ifade ederek, şunları aktardı: “Mahkemenin bugün çok çok acele ederek karar vermek istemesi dikkat çekiciydi. Açıkçası 4 Kasım’dan bu yana gözlemlerimiz var. Hükümet yeni bir tezgah peşinde. Bu tezgah alelacele dosyaları karara bağlayarak arkadaşlarımızın milletvekillikleri düşürülmeye çalışılıyor. Bu da önümüzdeki süreçte Türkiye açısından çok çok önemli bir karar durumudur.” (DİHABER)
 

www.evrensel.net