Muhbirlik çağrısına tepki: Laiklik karşıtı iklim hedefte

Muhbirlik çağrısına tepki: Laiklik karşıtı iklim hedefte

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın muhbirlik çağrısı yapmasına hukukçulardan tepki geldi: Laiklik karşıtı iklim hedefleniyor.

Çağrı SARI
İstanbul

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kişisel sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı açıklamada vatandaşlara ‘teröristleri’ ihbar etmeleri yönünde bir çağrıda bulundu. Bakan Bozdağ’ın açıklamalarını değerlendiren CHP Milletvekili Eski Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner Adalet Bakanının çağrısınının sonucunda anayasal söz söyleyen, teröre karşı laikliği savunanlara dönük bir iklim yaratmasının kaçınılmaz olduğuna işaret etti. Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ da İçişleri Bakanlığının attığı tweete atıf yaparak, bu çağrının Halkevcilerin olayında olduğu gibi ‘Hangi vesile ile olursa olsun siz laiklik ve demokrasi talepli bir açıklamada bulunamazsınız, ben bunu terör eylemi sayarım’ demek istediğini ifade etti. 

HALKI ‘MANEN’ SORUMLU TUTTU

Reina Katliamı’nın ardından hükümet yetkilileri vatandaşa adeta ‘muhbirlik’ çağrısında bulunmayı sürdürüyor. Bu çağrılar sıklaştıkça da sosyal medyada nefret söylemleri de artıyor. Önceki gece İçişleri Bakanlığının laiklik çağrısı yapan iki gencin ‘terörist’ denilerek ihbarını değerlendirmesi ve göründüğü yerde gözaltına alınacağına dair skandal bir tweet atması, tehlikenin boyutunu gösteriyor. İçişleri bakanlığı tepkiler üzerine tweetini sildi fakat hedef gösterilen kişi de gözaltına alındı.  

‘Teröristlere dair görgü, duyum ve bilgileri yetkililere iletmenin, ahlaksızlık veya suç değil, vatandaşlık ödevi olduğunu’ söyleyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, halkı da saldırılardan ‘manen’ sorumlu tuttu. Bozdağ  “Eğer gördüğümüz, duyduğumuz ve bildiğimiz şeyleri yetkililere iletmezsek, terör saldırılarında şehit ve gazilerden manen sorumlu oluruz” ifadelerini kullandı. 

KENDİLERİ DIŞINDAKİNİ KRİMİNALİZE EDİYOR

Adalet Bakanlığının açıklamasını Evrensel’e değerlendiren CHP Milletvekili Eski Cumhuriyet Savcısı İlhan Cihaner, AKP’nin gelinen noktada kendilerini eleştiren, aleyhine söz söyleyen herkesi kriminalize ederek terörist ilan ettiğine dikkat çekti. Cihaner, Adalet Bakanlığın çağrısının anayasal söz söyleyen, teröre karşı laikliği savunanlara dönük bir iklim yaratmasının kaçınılmaz olduğuna işaret etti. 

İlhan Cihaner şu açıklamayı yaptı: TCK’de suç ya da suç delilini yetkili mercilere bildirmemek suç olarak tanımlanır. Reina ya da Beşiktaş saldırısı kuşkusuz ki alçakça terör eylemidir. Mahkum edilmesi gerekir. Böyle bir eylemin Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanması söz konusu. Ancak Adalet Bakanının açıklamalarına bakınca, Halkevinden gençlerin, laikliği savunan hiçbir  suç oluşturmayan eylemlerini ‘terör eylemi’ olarak adlandırılması suçtur. İhbar edilip bunun sürecinde gözaltına alındılar. Asıl amacın pek de saldırganlara yönelik olmadığı -ya da iyi niyet esastır diyelim- bunun tehlikeli sonuçları olacağını görmemiz lazım. Çünkü AKP’nin terör- terörist kavramı neredeyse altı ayda bir değişen ve artık gelinen noktada kendilerinin aleyhine söz söyleyen kendilerini eleştiren iyi niyetli olsa da herkesi kriminalize  ederek terörist olarak kodlandırılma noktasına vardı. Böyle olunca da bu tarz bir ihbar çağrısının, eline silah alan, insanları alçakça katledenlerden ziyade anayasal söz söyleyen, o haklarını kullanan tam da o yapının ürettiği teröre karşı laikliği savunan yurttaşlara yönelik olumsuz iklim yaratması kaçınılmaz. AKP kendileri dışındaki her siyasi hareketi kriminalize etmiş durumda. Bugün  Sabah gazetesinde yayımlanan yazıda (CHP saldırıya ilişkin sorumlu tutuldu) eğer o yazıyı yazanlar hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrikten haklarında adli işlem yapılmıyorsa; demek ki bu ihbarın terör - terörist gibi kavramların da işlevsel olarak iktidar tarafından kullanılması söz konusu. 

DEMOKRASİ TALEPLİ ÇAĞRILARI YAPANLAR HEDEFTE

Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ da İçişleri bakanlığının attığı tweete atıf yaparak, bu çağrının Halkevcilerin olayında olduğu gibi ‘Hangi vesile ile olursa olsun siz laiklik ve demokrasi talepli bir açıklamada bulunamazsınız, ben bunu terör eylemi sayarım’ demek istediğini ifade etti. 

Karadağ şöyle devam etti: “Bakan Bozdağ ilk olarak ‘Sosyal medyadaki paylaşımlarınıza dikkat edin’ yönünde açıklama yaptı. Bakın bu bir suçtur, açık tehdittir. Çünkü şu anda Türkiye’nin maruz kaldığı açık terör  eylemlerine yönelen sosyal medyadaki yorumlar genellikle demokrasi ve laiklik isteyen ve ancak terörün bu şekilde önleneceğine ilişkin öneriler. IŞİD terörüne karşı laikliği savunmak... İçişleri Bakanının tweetine de yansıyan, Halkevcinin söylediği de böyle bir çağrıydı. Bu doğru değil terörü önlemez. Bakanlık şöyle diyor: Hangi vesile ile olursa olsun, siz laiklik ve demokrasi talepli bir açıklamada bulunamazsınız. Ben bunu terör eylemi sayarım.

Türkiye’de siyasi iktidarın söylemlerinden bahsediyorum. ‘Türkiye’nin en çok birlik beraberliğe muhtaç olduğu zaman’ açıklaması ile bildiğini görüp söylemeyen ölümlerden de sorumludur ifadesi, ihbara teşvik. Ne yazık ki genel kamuoyunda IŞİD terör örgütü olarak anlamlandırılmıyor. Şu ana kadar olan IŞİD saldırılarına bakıyoruz, saldırgan gözaltına alınmış, serbest bırakılmış... Bir sürü ihmal zinciri... Biz gazetecilerin, avukatların hukukçuların  veya laiklik demokrasi talep edenlerin gözaltına alındığını görüyoruz.. Terörle mücadelede çifte standart uygularsanız altından kalkamazsınız. 
 

Son Düzenlenme Tarihi: 02 Ocak 2017 16:39
www.evrensel.net