Kör terör kutuplaşmadan başka bir şey getirmiyor

Kör terör kutuplaşmadan başka bir şey getirmiyor

İstanbul’da bir sağlık emekçisi, Beşiktaş’ta yaşanan bombalı saldırı sonrası hastanede yaşadıklarını Evrensel’e yazdı.

Sağlık emekçisi
İstanbul

Zor bir hafta geçirmiştik. Hastane artık oturmuş hasta sayısı artmıştı. Biz ameliyathane bölümünde çalışıyoruz (kapalı alan). Steril olması gereken bir bölüm bu nedenle çok acil bir durum gerekmedikçe hastanenin diğer alanlarına çıkmıyoruz sadece yemekhane odasına inip yemeğimizi yedikten sonra hemen çıkıyoruz ki diğer arkadaşlarda sırayla inebilsinler. Dediğim gibi zor bir haftaydı mekanikleşmiştik. Adeta vakayı transfer olan teslim alıp gideceğimiz bölüme taşıyoruz ameliyathanenin içinde vakanın neden ameliyat olacaksa oda önceden hazırlanıp ona göre cihazları ayarlanır ve kişi odaya getirilerek pozisyonu veririz. Anestezi uygulandıktan sonra üzeri steril örtülerle kapatılana kadar her aşamasında ekip ve hastayla kalıyoruz. Cumartesi akşamı mesai bitti. Akşam evlerimize gittik. Akşamın ilerleyen saatlerinde İstanbul’da patlama olduğunu öğrendik kimi Taksim diyordu kimi Beşiktaş.

Meğerse maç varmış ve orada gerçekleşmiş o gece beni aradılar çağırmışlar (icab) bazı yaralı memurlar bizim hastaneye sevk edilmiş.

HALKLARA MAL EDİLEMEZ

Pazartesi işbaşı yapmak için girdiğimizde odanın önünde yoğun bakım arabası dikkatimi çekti. Odada bir ameliyat ya da pansuman var. Haftalık listede olmayan Beşiktaş’ta ağır yaralanan polis memurlarından biriymiş, ben de girdim. Gördüğüm manzara karşısında şaşkın ve üzgündüm. Çünkü savunmasız biri ameliyata hazırlanıyordu. Yaklaştım yoğun bakım yatağında sağ kaburgasında içeriye girmiş şarapnel, kaburgada bir delik etrafı yanmış tüm vücudunda sıyrıklar ameliyat masasına alınıyordu. Artık üryandı ayağının üstü ikiye ayrılmış ayaklarının altı yanık. Dokundukça inliyordu gözleri bildiğiniz kan toplamış. “Görüyor mu?” diye sordum, görüyormuş. O an yanımdaki genç, “Abla sen içeride kal ben çıkıyorum” dedi. Hastanın pozisyonunu verdik ben diğer hasta odalarını hazırlamak üzere çıktım. Gence sen soğukkanlıydın neden çıktın diye sordum. “Ben önümüzdeki hafta annemlerin yanına gidecektim” dedi. Hastane işlemlerini yapıldıktan sonra yoğun bakıma gönderildi odayı temizlemek ve yeni hastane hazırlamak için, hep beraber odaya girdik herkes öfkeliydi. Bunu “Kürtlerin yaptığını” söyleyip duruyorlardı. Benim dilim döndüğünce yapılan saldırının kör terörden başka bir şey olmadığını kim olursa olsun bu yapılanın doğru olmadığını, benim de Kürt olduğumu ama hastanın yaşadığı acıyı kabullenmediğimi ve hastanın başından ayrılmadığımı, bu durumun halklara mal etmenin doğru olmadığını anlatmaya çalıştım. O anda gece göreve çağrılan arkadaşımız sinir haliyle “Beşiktaş’tan geçtiğini kendinin ya da başkalarının da bu saldırıda ölebileceğini” söyledi. 

ARKADAŞ ODAYI TERK ETTİ

Onu da geçtim o gece bizi göreve çağırdılar, sizler görmediniz deyip ses tonunu kontrol edemez haline geldi. Ben yine aynı şeyi tekrar ettim, nerede yaşanırsa yaşansın kabul edilemez olduğunu ama bunun halklara mal edilip ayrıştırmaya gidilmesinin sadece kutuplaşmayı hızlandıracağını anlattım. Arkadaş önce odayı terk etti bana tepkiliydi, sonra bir süre sonra odaya döndü. Belki kendince düşündü konuşulanları bilemiyorum, bir süre konuşmadı bir süre sonra buzlar çözüldü ve normal halimize döndük. İkinci gün yoğun bakımdan diğer yaralı polis getirildi. Nasıl bir şeydi? Ayağı parçalanmıştı. Ayağının kaval kemiğine demirler monte edilmiş. Ayak açıldı. Drenler takılıydı, hepsi çıkarıldı. Ayağının sağ tarafı üç yerden oyuk, içlerine yerleştirilmiş özel süngerlerin hepsi çıkartıldı. Bağırdı (birkaç kez) sonra belli belirsiz bir şeyler söyledi. “Sağ tarafım ağrıyor” dedi. 

Pansuman yapıldı, tekrar süngerler kesilip yerleştirildi, direnler takıldı. Hastanın yüzü ve kafası ciddi yanıklarla doluydu. Hasta odadayken onu görenler öfkeliydi, teröre lanet ediyorlardı. Bu durum dinleme odasında da devam etti.

Kayseri patlamasından sonra insanlar ne oluyor derken söylemler değişti, argolaştı. Hatta ileri gidenler oldu “Ülke parçalanmayacak biz de onlara aynı şeyleri yaparız” diyenler oldu. Ayrışma keskindi bulunduğumuz alanda. Öfke seli oldu. 

Gördük ki nasıl ve ne şekilde olursa olsun kör terör sadece halklar arasındaki kutuplaşmadan başka bir şey getirmiyor.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.