Antakyalılar yeni yılda barış ve kardeşlik istiyor

Antakyalılar yeni yılda barış ve kardeşlik istiyor

Antakya halkı, kendilerine dayatılan, reva görülene karşı yeni yılın huzur ve barış yılı olmasını diliyor.

Burak ŞEFKAT
Antakya

Bereketli toprakların, denizden esen rüzgarın, Amik Ovası’na can veren Asi Nehri’nin, kiliselerin, camilerin ve havranın iç içe olduğu Antakya, üç-dört yıl öncesine kadar huzur ve barış kentiydi. Arap, Türk, Ermeni, Kürt değişik milliyetlerden halklar iç içe yaşıyordu. Agop, Naseh, Ahmet ve Semir’in birlikte büyüdüğü, portakalla pamuğun, tütün ile zeytinin birlikte kök saldığı, avlularında nar ağaçlarının olduğu bir kardeşlik kentiydi. Son dört yılını Suriye’de yaşanan savaşın, çatışmanın kaygısı, korkusu ile geçiren, Gezi direnişi döneminde bütün öfkesini dışa vuran, isyanın, itirazın kenti Antakya’nın halkı, kendilerine dayatılan, reva görülene karşı yeni yılın huzur ve barış yılı olmasını diliyor.

‘TÜM DÜNYADA BARIŞ OLSUN’

Gazetemize konuşan Arap Alevisi Nursen Buğdaycı, yeni yıldan beklentisini “barış” kelimesiyle özetliyor. Buğdaycı “Suriye’de savaş başladığından beri Hatay’da huzur kalmadı herkes birbirine korkuyla bakıyor. Daha önceleri Hatay’da herkes huzur içinde, kardeşlik içinde yaşıyor diye övünürdük. Ama şimdi öyle mi; mahallemizde sokağımızda yaşayan insanlar değişti. Komşularımız değişti. Suriye’den göçüp gelen binlerce insan sokağımıza yerleşti. Kim cihatçı, kim mağdur ayırt edemez olduk. Bir tek Suriye’de mi savaş var? Türkiye de aynı. Her gün bir yerlerde bomba patlıyor. Artık savaşlar bitsin, insanlar ölmesin. Herkes gerçekten huzur içinde yaşasın. Tüm dünyada barış olsun” dedi.

'SINIRDAN ÇAY, ŞEKER DEĞİL CİHATÇI GEÇİYOR'

Kıraathanede konuştuğumuz Ali Hatun, Hatay’ın ekonomisinin bittiğini, kentte fabrikaların olmadığını, huzurun ve barışın kalmadığını vurguladı. Hatun, “Suriye’de savaş başlamadan önce sınır ticareti yapıyordum. Suriye’den şeker, çay getirip Hatay’da satıyordum. Bir ben değil, Hatay’ın ekonomisi sınır kapılarının üzerine kuruluydu. Şimdi sınırdan çay, şeker değil cihatçı geçiyor. Benim 2017’den beklentim geçtiğimiz günlerde başlayan barış görüşmelerinden kalıcı gerçek bir barışın çıkması yönünde. Suriye’de barış olursa Hatay’da da barış olur. Ekonomi canlanır her şey eskiye döner yoksa halimiz perişan” diye konuştu.

HAYAT İKİYE BÖLÜNÜYOR

Kentin işlek caddesinde esnaflık yapan Ohannis Çizmeciyan isimli Ermeni yurttaş ise Hataylıların tek özleminin barış ve kardeşlik olduğunu belirtti. Çizmeciyan, “Daha düne kadar burada kimse birbirini mezhebi, inancı yüzünden yargılamıyordu. Suriye’de savaşın başlaması ve mezhepçi yaklaşımlardan Hatay oldukça etkilendi. Şimdi Hatay mahalle mahalle ayrılmış durumda. Aleviler, Sünniler ikiye bölünüyor. Bu bölünme kentteki kardeşliği, barışı yok ediyor. Bu yüzden yeni yıldan tek beklentim savaşın bitmesi ve kardeşliğin bu kentte tekrar yeşermesidir” dedi.

Habib-i Neccar Camiinin avlusunda sohbet ettiğimiz Abdullah Akıcı da Hatay’ın barış ve kardeşlik şehri olduğunu vurguladı. Hatay’ın Suriye’den en fazla göç alan şehir olduğunu ifade eden Akıcı, “Bu kadar göçten sonra başka bir kent olsa ortadan ikiye ayrılırdı. Hatay dün de barışın kardeşliğin kentiydi bugün de. İlimize sığınanları bağrına basmasıyla kardeşliğin kenti olduğunu göstermiştir. Yeni yılda ülkemiz daha huzurlu olacak buna inanıyorum. Kardeşlik, huzur ve barış tek dileğimiz” dedi.

www.evrensel.net