16 başlıkta sporda 2016

16 başlıkta sporda 2016

2016 sporda trajedilerin, film gibi şampiyonluk hikayelerinin, dopingin, yolsuzluğun ve isyanın yılıydı.

Mithat Fabian SÖZMEN

Muhammed Ali: ‘Büyük insanlığın en büyük sporcusu’nu 3 Haziran 2016’da kaybettik. 1960 Yaz Olimpiyatlarıyla adım attığı sahne, hiçbir zaman spordan ibaret olmadı. Önce ABD halkının sonra tüm dünyanın sevgilisi oldu. Afrika’dan Türkiye’nin ücra köyüne onun adını ezberlemeyen, onun maçları için gecenin bir vakti uyanmayan kalmadı. Gerçekçi olup imkansızı isteyen ’60 kuşağının süper yıldızıydı. 2016’da spor her şeyden evvel Muhammed Ali’nin ebedi vedasını ettiği yıl olarak hatırlanacak.

Johan Cruyff: Futbolun gelmiş geçmiş en büyük ismi kimdir? Bence bu sorunun yanıtı ne Pele ne Maradona. 24 Mart 2016’da yaşamını yitiren ‘Sarı Fare’nin futbolun en yetenekli sanatçılarından biri olduğu muhakkaktır. Ama Cruyff’u zirveye yerleştiren bugün dahi dünya futboluna egemen olan ekolün mimarı olmasıdır. Günümüzün dünya kupası şampiyonları (İspanya, Almanya), en büyük kulüpleri (Barcelona, Manchester City), en başarılı teknik direktörleri (Pep Guardiola) onun izinden gidiyorsa o zaman Cruyff’un yeri herkesten ayrıdır.

Rio 2016: Olimpiyat yılındaysanız o senenin gündemini Olimpiyat belirler. Rio 2016, artık dünya çapında tepki çeken neoliberal olimpiyat mantığının en yüksek perdeden eleştirildiği platform oldu. Ekonomik ve sosyal açıdan Brezilya’ya yarardan çok zararı dokunan Olimpiyatları yine de Michael Phelps, Usain Bolt, Simone Biles, Mo Farah gibi yıldızlarıyla hatırlamaya çalışacağız.

Euro 2016: Fransa’da düzenlenen 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası pek çoklarına göre fazlasıyla sıkıcıydı. Yine de İzlanda, Galler gibi sürprizler ve tribün şovları unutulmazlar arasına girdi. Portekiz’in, Cristiano Ronaldo’nun sakatlandığı final maçında Eder’in muhteşem golüyle ev sahibini devirip ilk şampiyonluğuna uzanması da turnuvayı özetleyen performans oldu.

Copa America 2016: Copa America, yüzüncü yılında üst üste 2. kez Şili-Arjantin finali ve Şili’nin şampiyonluğuyla sonuçlandı. Lionel Messi’nin kaçırdığı penaltı ve büyük yıldızın hayal kırıklığı finale damga vurdu. Messi final sonrası o kadar mutsuzdu ki milli takımı bıraktığını açıkladı ancak anın sıcaklığıyla verilen bu karardan dönmesi uzun sürmedi.

Leicester City: 2016’da pek çok büyük sürprize tanıklık ettik ancak bunların içinde en acayibi Leicester City’di. Sezon başında şampiyonluğuna 1’e 5 bin verilen Ranieri’nin öğrencileri, muazzam bir maratonu sekmeden koştu ve Premier Lig’i şampiyon tamamladı. İnsan hâlâ inanamıyor.

Cleveland Cavaliers: Şampiyonluk hasretinden kuruyan memleketine borcunu ödemek için dönen LeBron James, normal sezonda galibiyet rekoru kıran Golden State Warriors’ı, 3-1 geri düştüğü final serisinde mağlup ederek spor tarihinin en özel hikayelerinden birine imza attı. Cavs ilk şampiyonluğunu kazandı. Cleveland şehrinin 52 yıllık laneti sona erdi ve LeBron James, “Bu, senin için Cleveland” diyerek gözyaşı döktü. Film gibiydi…

Chicago Cubs: “Film gibi” şampiyonlukların bir diğeri de beyzboldaydı. Finalde Cubs da kazansa Cleveland Indians da kazansa uzun bir hasreti sona erdirecekti. 3-1’den geri dönüp kazanan Cubs oldu ve 108 yıllık bekleyiş sona erdi.

Colin Kaepernick: Muhammed Ali yaşama veda ederken ABD, onun izinden yürüyen pek çok aktivist sporcu kazandı. 2016 bu açıdan verimli bir yıldı ve bu isimlerin başında Colin Kaepernick geldi. San Francisco 49ers’ın QB’si ülkedeki ırkçılığı, eşitsizliği ve polis şiddetini ulusal marş sırasında diz çökerek protesto etti, ona katılan pek çok sporcu oldu.

Amedspor: Geride bıraktığımız yılın nasıl bir felaketler silsilesi olduğunu düşünürsek Türkiye’den listeye Amedspor’u almak daha anlamlı hale gelir. Devlet, bir spor kulübüne adeta savaş açarken onun yeşil sahalardan dillendirdiği barış talebini ağır cezalarla karşıladı. Amedspor’un nezdinde barış isteyen herkes susturulmak istendi. Yine de geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Kaptan Şehmus Özer ve Amedspor’un çabaları asla unutulmayacak.

Doping: Kazanmaya dayalı, madalya odaklı spor, dopingi yani hileyi kaçınılmaz hale getirirken 2016’nın bu konudaki baş aktörü, Rusya Devleti oldu. Rusya, 2016 Rio’da 111 atletinden yoksun yarışmak zorunda kaldı. Putin ve Spor Bakanı Mutko ise IAAF ve WADA’ya ‘reform’ sözü verip suçu sporcuların ve antrenörlerin omzuna yükledi.

Yolsuzluk: FIFA ve UEFA, korkunç düzeydeki rüşvet ve yolsuzluk skandallarının ardından Sepp Blatter’le Michel Platini’ye yol verilmesinin ardından yeni başkanlarını seçti. Gianni Infantino ve Aleksander Ceferin’in vadettikleri değişimi yapmaları mümkün değil. Çünkü dayandıkları güç odakları aynı.

Cinsel istismar: Ada’yı sarsan futbolda cinsel istismar, The Guardian’ın yayımladığı haberler sonrası çığ gibi büyüdü. 21 Aralık itibariyle 148 kulübü kapsayan 155 şüpheli antrenör ve mağdur olduğunu açıklayan 429 kişi vardı. Skandal futbolla sınırlı kalmadı. ABD’de son 20 yılda en az 368 jimnastikçinin antrenörleri tarafından cinsel istismara uğradığı şikayetinde bulunduğu ortaya çıktı.

Çin futbolu: 10 yıl içinde 850 milyar dolarlık bir futbol endüstrisi oluşturmayı ve 2026 ya da 2030 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmayı hedefleyen Çin, bu uğurda futbol ekonomisinde dengeleri değiştiren transferlere imza attı. 2016 kış sezonunda harcanan para, İngiltere Premier Lig’i geride bırakmıştı. Son olarak Chelsea’li Oscar’a ödenen 60 milyon sterlin bizi nelerin beklediğinin ipucunu veriyor.

Paul Pogba: 105 milyon avroluk (89 milyon sterlin) bonservisiyle yaza damga vuran isimlerden oldu.  Henüz Juventus’taki formunu bulamaması bir yana, 105 milyon avro edecek bir futbolcu olup olmadığı daha uzun süre tartışılacak. Ancak şurası kesin, piyasayı epey yukarı çekti.

Chapecoense: 2016’da başımıza gelmesi şaşırtmayan trajedilerden biri. 28 Kasım 2016’da Copa Sudamericana finali için Kolombiya’ya giden Brezilyalı Chapecoense kulübü futbolcularını taşıyan uçağın düşmesi sonucu 77 yolcudan 71’i yaşamını yitirdi. Chapecoenseli futbolculardan yalnızca 3’ü hayatta kaldı.

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Ocak 2017 14:57
www.evrensel.net