Mersin Emek ve Demokrasi Platformu 2016 yılını değerlendirdi

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu 2016 yılını değerlendirdi

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla 2016 yılını değerlendirdi.

Turan DAL
Mersin

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 2016 yılını değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenledi.

Mersin Valiliğinden izin alamadığı için Özgür Çocuk Parkı’nda gerçekleştirilmek istenen açıklama; mek Eğitim Sen Mersin Şubesi’nde yapıldı. 2016 yılının değerlendirildiği açıklamaya işten çıkarılan ATAŞ işçileri de katılırken, platform adına açıklamayı Mersin Tabip Odası Başkanı Ful Uğurhan yaptı.

Açıklama öncesinde konuşan BES Mersin Şube Başkanı Yusuf Kaya, “Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak 2016’ya ilişkin değerlendirmemizi ve 2017 yılına dair beklentilerimizi basın ve kamuoyuyla paylaşmak içi Mersin Valiliğine müracaatta bulunduk. Ama ne yazık ki; OHAL ve KHK’ler gerekçe gösterilerek sendika önündeki Özgür Çocuk Parkı’nda yapmak istediğimiz basın açıklamasına izin verilmedi. Geçen hafta başka sendikalar valilik izni ile bizim kurumlarımızın önünde basın açıklaması yaptı. Diliyorum ki, bu yasaklardan bir an önce vazgeçilir ve emekçilerin ülkeye ve geleceğe ilişkin sözlerini söyleyebileceği bir ortam sağlanır” dedi.

“2016’ya ülkemizin emek ve demokrasi güçlerinin çağrıcılığında 10 Ekim 2015 günü Ankara Tren Gar’ında yapılan barış mitinginin katliamla sonuçlanmasının acısıyla girdik” sözleri ile konuşmasına başlayan Mersin Tabip Odası Başkanı Ful Uğurhan, “Ülkemiz tarihinin bu en kanlı katliamı ne yazık ki, ne ilkti ne de son oldu. Katliamlar yıl boyunca ülkenin dört bir yanında güvenlik güçleri ve sivil ayrımı yapmaksızın kimi zaman işten eve dönerken, kimi zaman düğünde eğlenirken, kimi zaman seyahat ederken, kimi zaman görevi başında iken yüzlerce canı aramızdan aldı” diye konuştu.

Bölgede yaşanan çatışmalara ve sokağa çıkma yasaklarına da tepki gösteren Uğurhan, “Bütün bu olanları sessizce izlemek yerine gidişata dur diyebilmek, barış dünyasında yaşama isteğini dillendirmek için imza atan akademisyenlere karşı büyük bir ihraç girişimi başladı. Hiç kuşku yok ki, demokrasimiz için en büyük tehdit 15 Temmuz gecesi TBMM’nin bombalanması, yüzlerce insanımızın ölmesi, binlerce insanımızın yaralanması ile sonuçlanan darbe girişimi idi” dedi.

“Çabamız laik, çağdaş, hukukun üstün olduğu, demokratik, doğanın dengelerinin korunduğu özgür, eşit, barış içinde bir ülkede yaşamak içindi” diyen Uğurhan, “Bu hedefimize ulaşmak için Emek ve Demokrasi Güçleri olarak 2017’de de büyük bir umutla var gücümüzle çalışacağız” açıklamasında bulundu.

www.evrensel.net