Cumartesi Anneleri'nin 2017’den dileği kayıplarına ulaşmak

Cumartesi Anneleri'nin 2017’den dileği kayıplarına ulaşmak

Cumartesi Anneleri: Yeni yıldan beklentimiz kayıplarımıza ulaşmak, kaybedenlerden hesap sormamızı sağlayacak demokratik bir rejimin inşası.

Cumartesi Anneleri, 614'üncü kez İstanbul Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek yeni yıl dileklerinin kayıplarına ulaşmak ve kaybedenlerden hesap sormalarını sağlayacak demokratik bir rejim olduğunu söyledi.

Cumartesi Anneleri'nin bu haftaki eylemine HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve tutuklu yuargılandığı Özgür Gündem davasında geçtiğimiz gün tahliye edilen Dilci Necmiye Alpay da katıldı.

İlk olarak söz alan Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, 21 yıldır yaz-kış kaybedilen insanları ve geç kalmış adaleti aradıklarını söyledi.

“Sesimiz dünyayı inletti ama ülkeyi yönetenler bizi bilmedi” diyen Yıldız, elindeki fotoğrafları kaldırarak “Hadi bizi bilmiyorsunuz devletin güvenlik güçleri tarafından kaybedilmiş bu gençleri de mi tanımıyorsunuz” diye sordu. Yıldız, “Anayasa değişikliği konuşuluyor ama anayasada ne işçi ne emekçi hiçbirimiz yokuz. Anayasa diye kuyu kazıyorlar, o kuyuya Başbakan Binali Yıldırım'ın kendi de düşecek. Yalnız inmek istemiyor yanına Devlet Bahçeli'yi de almak istiyor” dedi.

FATMA ANNE OĞLUNUN KEMİKLERİNİ BULAMADAN GİTTİ

Eylemde, geçtiğimiz hafta içinde hayatını kaybeden Cumartesi Annesi Fatma Morsümbül anıldı. Fatma Morsümbül, gözaltında kaybedilen Hüseyin Morsümbül'ün annesiydi. Fatma Morsümbül'ü de anan Yıldız, “Hep derdi ki ‘oğlumun bir kemiğini bana versinler ölene kadar taşıyacağım.’ O kemiği bulamadın ama çocukların seni orada yanına almıştır. Tüm insanlığa sesleniyoruz. Hiç ağlamayan bir ana kaldı mı? Ölen askerin de, polisin de, vatandaşın da tek sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir” diye konuştu.

1995 yılında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, “20 senedir birlikte olduğumuz Asiye Anne ve Fatma Anne'yi kaybettik. Bu meydanlarda coplandık, gaz yedik, gözaltına alındık. Ama vazgeçmedik. Fatma Anne, ‘Keşke o kemikleri bulup ölene kadar koynumda taşısaydım’ derdi. Hüseyin'i kaybettiği yerde yatıyor şimdi. Sana söz veriyoruz failleri ortaya çıkana kadar Hüseyin'in fotoğrafı elimizden düşmeyecek” dedi.

1980 yılında kaybedilen Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır da “Fatma anne giderken omuzlarımıza sorumluluk yükleyerek gitti, mücadelesi mücadelemizdir” dedi.

Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak ise devletin işlediği insanlık suçlarıyla yüzleşmesi için 21 yıldır adelet arayışında olduklarını belirterek, “Adalete erişmeden Asiye Karakoç gibi Fatma Anne de aramızdan ayrıldı. Fatma anne hep önde dururdu, ‘Siz arkamda durun ben cop yiyeyim’ diye bizi korumaya çalıştı” dedi.

'2016 KAPKARANLIK BİR TÜNELDİ'

Eylemde söz alan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, her takvim gününe bir ölümün düştüğünü belirterek, “Her güne bir yıkım sığdıran başka bir tarih yok dünyada. 2016'da her güne bir ölüm düştü 2017'de anmalarını yapacağız. Bu tarihe lanet olsun. Bu meydan adalet için vicdan için unutturmuyor. Bu vicdanı ve adaleti Türkiye'ye tattırıncaya kadar bu meydanda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise Cumartesi Anneleri'nin sesinin duyulduğunu kaydederek, “Kapkaranlık bir tüneldi 2016 yılı. Ama bütün karanlık tünellerin sonunda mutlaka bir ışık vardır. Cesaretimiz birbirimizin cesaretine cesaret katacak” dedi.  

'GÖZALTINDA KAYBETME VE CEZASIZLIĞA KARŞI MÜCADELE SÜRECEK'

614'üncü haftanın basın açıklamasını İHD Gözaltında Kayıplar Komisyon'undan Sebla Arcan okudu. Arcan, “Bizim yeni yıl dileğimiz kan ve gözyaşının değil, hukukun üstünlüğünün, huzurun ve barışın bu topraklarda egemen olmasıdır. Bizim yeni yıl dileğimiz, kayıplarımıza ulaşmamızı, kaybedenlerden hesap sormamızı sağlayacak demokratik bir rejimin inşasıdır” dedi. 2016 İçerisinde İnsan Hakları Derneği'ne 3 kayıp iddiasıyla başvuru yapıldığını söyleyen Arcan, İHD'nin kayıplara ilişkin resmi makamlara başvurmasına rağmen hükümetin hiçbir aşamada kamuoyuna açıklama yapmadığını kaydetti.

Arcan, “Hurşit Külter, Müjgan Ekin ve Taşkın Yasak'tan günlerce haber alınamaması kayıt dışı gözaltı işlemi yapıldığını ve keyfi sürecin işletildiğini gösteriyor. Üçünün de yaşıyor olması bizim için sevindiricidir. Bu insanları kayıt dışı gözaltında tutan, işkence yapan kişileri açığa çıkarmak, onlara ne olduğunu açıklamak iktidarın sorumluluğudur. Müjgan Ekin'i kim nasıl TSK ve ÖSO'nun hakimiyetindeki Cerablus'a götürdü sorumuzu cevaplamaya çağırıyoruz, devlet yetkililerini. 2017 yılında da gözaltında kaybetme ve cezasızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Açıklamanın ardından Cumartesi İnsanları ellerindeki karanfili göğe fırlattı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.