‘Posanızı çıkaracağız,imanınızı güçlendirin’

‘Posanızı çıkaracağız,imanınızı güçlendirin’

Ford işçisi açık kapı toplantısını Evrensel’e değerlendirdi: Ford yönetimi ‘Posanızı çıkaracağız’ sendikacı ‘İmanınızı güçlendirin’ dedi.

Bir Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Alışılageldiği üzere her yıl aralık ayı son haftasında yapılan ve bütün bir yılın muhasebesinin yapıldığı açık kapı toplantısı bu yıl da Ford Otosan Gölcük fabrikasında yapıldı. Fabrika ve Türk Metal Sendikası yöneticilerinin konuşmalar yaptığı toplantı, bu toplantıda sarf edilen sözler biz işçilerce değerlendirmeye muhtaç olduğu için bir işçi olarak bu mektubu kaleme alma ihtiyacı duydum. Toplantıda yapılan konuşmaları akılda kaldığı kadarıyla aktarmaya çalışırken, bir işçi olarak çıkardığım sonuçları ve sormak istediğim soruları gazeteniz aracılığıyla işçi arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum. 

Açık kapı toplantısında ilk sözü Gölcük Fabrikası Müdürü Müjdat Tiryaki aldı. 2016 yılında Gölcük fabrikasının başarısına değinen Müjdat Beyin işçilerce verilen öneriler, bu öneriler doğrultusunda otomasyon sisteminde yapılan iyileştirmeler konusunda söyledikleri üzerinde durulması gereken sözler bence. Müjdat bey dedi ki “Daha kaliteli, hızlı ve verimli olmalıyız. Kaynak atölyesinde 23 farklı projede, 58 robot devreye aldı arkadaşlar. Atölyenin her köşesinde farklı ekipler robot devreye alıyor, bu inanılmaz gurur verici bir olay. Boyahanede inanılmaz işler yapıldı. Aynı metrekarede hem araba üretiyorsunuz, boyuyorsunuz manuel, hem de 20 robotu devreye alıyorsunuz. Montaj atölyesinde yine ihtiyaca uygun çözümleri arkadaşlarımız kendileri tasarladılar ve de devreye aldılar.” 

BİR YANDAN POSAMIZ ÇIKARKEN...

Kendisinden öğrendiğimiz kadarıyla 2016 yılında 1200 çalışan tarafından öneriler verilmiş ve bu öneriler toplamında öneri verenlere toplamda 442 bin lira ‘ödül’ verilmiş. Kendi sözleri ile devam edelim Müjdat Bey’in “Sürekli iyileştirme kültürü. Kazandığını paylaşma. Kazandır, kazan. Fark yaratanı mükafatlandırma gibi kültürümüze, geleneğimize yerleşmiş davranışların en güzel göstergelerinden biri. Kazandıkça paylaşıyoruz, kültürümüzde var”. 

Sevgili müdürüm çalışanlarca verilen önerilerle yeni robotların devreye alındığını söyledi. Robotların devreye alınması neye mal oldu peki? Hattın hızının artmasına ve kimi işçilerin boşa çıkmasına. Daha az sayıda işçi ile daha fazla üretmek işte en büyük hayal bu. Bir yandan artan tempo ile posamız çıkarken, bir taraftan da boşa çıkan işçiler nedeniyle herkes diken üstünde. Kafalarda “acaba işten çıkarmalar olur mu” sorusu. 

150 BİN YETMEZ 170 BİN ARAÇ

Bu sene 138 bin Custom araç üretildiğini söyleyen Müjdat Bey, önümüzdeki yılın hedefini de 150 bin olarak açıkladı. Toplantıda son konuşmayı yapan Genel Müdürümüz Haydar Yenigün ise hızını alamadı hedefi 170 bin olarak koydu. Üstüne üstlük bizden üretimi yüzde 100 artırmamızı beklediğini de söyledi. İşte sevgili müdürlerimizin bize yeni yıl hediyesi. Kısaca diyorlar ki önümüzdeki yıl ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getireceğiz. 

Sevgili Müdürüm hat hızlanıyor. Dolayısıyla günlük üretimimiz artıyor. Hani, fabrikamızın kültürü “kazandıkça, paylaşıyoruz” demiştiniz. 7.5 saatte ürettiğimiz artarken, kazandığımız niye yerinde sayıyor? Öyle ya, kazandırdığımız kadar niye kazanamıyoruz? Kazanmak sadece ve sadece bizim kendi mezarımızı kazan önerilerle mi mümkün? Mektubun başında da yazdım bu öneriler bize daha çok iş yükü, daha az işçi ile daha çok işi yapmak olarak dönerken, size artan kâr olarak dönmüyor mu? O zaman kazanan kim oluyor, kaybeden kim?

BU KAHVALTILARA KİMLER KATILIYOR?

Toplantıda anlı şanlı sendikamızın, Türk Metal’in anlı şanlı genel sekreteri de söz aldı. Yine direnişten çıkan dersler, diyalogun önemine ilişkin uzun söylevinden sonra 2017 sözleşmesinde verilen sözlerin tutulacağını söyledi. Biz 2017 sözleşme taslağının işçilerle birlikte hazırlanmasını talep ederken o şube başkanı tarafından organize edilen kahvaltılara katılmamızı istedi, çünkü o kahvaltılarda bizden gelecek talepleri alacaklarmış. Valla, Yücel Bey beni kimse bu kahvaltıya çağırmadı. Kimler bu kahvaltılara katılıyor bilmiyorum. Fabrikadaki 5 bin 900 işçi ile mi yapılacak bu kahvaltılar? Hani yaptınız diyelim işçilerden önerilerini aldınız, taslak bu önerilerle mi hazırlanacak? Sözleşme sürecine işçiler nasıl dahil edilecek, bunu niye söylemiyorsunuz? Yine söylediğiniz şu aslında “Bize güvenin gerisini merak etmeyin.” Hâlâ anlamadınız mı SİZE GÜVENMİYORUZ!

SENDİKACININ KANITI!

Yücel Yücel her konuşmasında yaptığı gibi işçilerin dini duygularına, milliyetçi yanına seslenmekten geri durmayarak nasıl da ‘milli ve yerli bir sendikacı’ olduğunu da ortaya koydu. Sendikal demokrasi ve maaşlarda iyileştirme talebi ile yapılan direnişi karalamak için kullanabildiği tek kanıtı da kendi sözleri ile yazalım. Yücel Yücel “Doğal olarak paranın olduğu yerde huzur vardır insanlar hep böyle görürler. Ama imanın olduğu yerde de huzur vardır. Geçmişte eylem yapan arkadaşların talepleri vardı. Bir şekilde demişlerdi saat ücretimize 1 lira, 2 lira zam yapılsın diye. Haklılardı da kesinlikle bir eleştiri söz konusu değil ama o eylem yerinde hiç kimse şunu söylemedi. ‘Bir ibadet yeri istiyoruz, biz namaz kılamıyoruz, cumaya gidemiyoruz’ demedi” diye konuştu. 

Biz o direnişe kardeşçe çıktık Yücel Yücel. Kimseyi dini inancı, etnik kökeni, siyasi görüşü nedeniyle dışlamadık. Direniş alanında herkes birdi. Herkes ibadetini özgürce yaptı. Bizi bununla bölemezsin sen de biliyorsun ama derdin başka. İşçinin gerçek sorunlarını tartışmasını, yan yana gelmesini istemiyorsun ‘ülke tehdit altında’ diyerek, bizlerin gözlerini boyayarak haksızlıklar karşısında susmamızı istiyorsun. O nedenle ‘cuma namazına gidişleri sağladık, bölümlerde mescit açtırdık’ diye övünüyorsun. Sanma ki, namaz kıldı diye atılan arkadaşlarımıza göz yumduğun günleri unuttuk ve unuttururuz. 

İŞÇİYE CAMİ YAPILACAK

Hakkını da yemeyeyim, milliyetçilik ve dini hassasiyetleri kullanarak işçilerden haklarına yönelik saldırılarda sessiz kalmasını beklediğini de açık açık söyledin. Ne dediğini paylaşmakta yarar var “Memleket iyiye gitmiyor. Memleket iyiye gitmezken insanların işine ve ekmeğine, yuvasına, ailesine, ülkesine ve vatanına sahip çıkması gerekiyor. Geçmiş aylarda arkadaşlardan bir tanesi kıdem tazminatını sormuştu. Memleket böyle giderse kıdem tazminatının falan önemi kalmayacak. Bunu herkes böyle bilsin.”

Koca koca müdürler ‘Önümüzdeki yıl sizin posanızı çıkaracağız ey işçiler’ derken suskun kalan sen, bize genel başkandan müjde getirmeyi de ihmal etmedin. Yücel Yücel’in müjdesi “Yeniköy Sanayi Sitesi’nin içerisinde bir arazi belirleniyor. Gölcük Belediyesi ve diyanetten izin alarak bir cami inşaatına karar verildi. Biz size verdiğimiz sözü tutacağız bundan hiç şüpheniz olmasın. Yeter ki siz bu millete, bu vatana sahip çıkın” oldu.
 

www.evrensel.net