Aydeniz: 'Referanduma kadar  ses çıkmasın istiyorlar'

Aydeniz: 'Referanduma kadar ses çıkmasın istiyorlar'

Demokratik Toplum Kongresi Başkanlık Divanı Üyesi Saliha Aydeniz: DTK illegalize edilmek isteniyor.

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

Barış ve çözüm süreci döneminde devlet ve Öcalan görüşmelerinde önemli rol oynayan, devlet tarafından resmi statüye kavuşturulması gündeme gelen Demokratik Toplum Kongresinde (DTK) görev alan isimler bir bir tutuklanıyor. DTK’nin illegalize edilme çabalarını ve tutuklamaları değerlendiren DTK Başkanlık Divanı Üyesi Saliha Aydeniz, “2009’da siyasi operasyonları KCK’ye bağladılarsa bugün de siyasi tutuklamaları DTK’ye bağlama derdi var. DTK illegalize edilmek isteniyor. Tutuklama ve baskıların son dönemde artmasının anlamı, açıktan ‘Biz referanduma kadar önümüzde engel olabilecek kesimleri susturacağız’ın dile gelmemiş ve uygulamaya konulmuş halidir” şeklinde değerlendirdi.  

7 Haziran seçimleri sonrası Kürt siyasetçilere, barış ve çözüm isteyen tüm kesimlere yönelik artan gözaltı ve tutuklama furyası durmaksızın sürdürülüyor. Son olarak, DTK faaliyetleri gerekçe edilerek HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Seydi Fırat, HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Cabbar Leygara, DTK Eski Başkanlık Divanı Üyesi Edip Yaşar’ın da aralarında bulunduğu 9 kişi tutuklandı. 

‘BAŞKANLIĞA KARŞI ÇIKAN TÜM SESLER HEDEFTE’

Tutuklamaları ve DTK’nin illegalize edilme gayretlerine tepki gösteren DTK Başkanlık Divanı Üyesi Saliha Aydeniz, “Türkiye’de son iki yıldır Kürdistan’da ağırlıklı görülüyor ama her yerde bir savaş söz konusu. Bu savaş politikaları başkanlık üzerine kurulmuş ve buradan bir milliyetçi ağ kurulmasıyla sürdürülüyor. Bu eksende özellikle 7 Haziran’dan sonra siyasetçiler, kadınlar, gençler, milletvekilleri, belediye eş başkanları, sol sosyalist kesimlerin temsilcileri, gazeteciler gibi saymakla bitmeyen kesimlere yönelik farklı ses çıkardıkları, saray gibi bakmadıkları için herkes hedeftedir. Dolayısıyla bu durum başkanlığın kabul ettirilmesi ve milliyetçi bir kesimle baskı ve faşizan bir yöntemle herkesin susturulmasıyla yapılabileceği düşünülmektedir ve buna uygun da yürütülüyor” şeklinde değerlendirdi. 

‘SİYASİ TUTUKLAMALARA KILIF YAPILIYOR’

DTK’nin terörize edilmesinin kabul edilemez ve anlaşılır olmadığına vurgu yapan Aydeniz, “2013 ve 2015 yılları arasında bir diyalog süreci söz konusuydu ve Hatip Dicle DTK Eş Başkanlık Divanı adına İmralı Heyeti’nde yer almıştır. O DTK ismi altında götürüldü. DTK 2007 yılından itibaren meclis şeklinde çalışmasını yürüten bir kurumdur. 2007’den beri yeri, belli olan, tabelası olan, çalıştay ve kongreleri basına açık şekilde yürütülmüş sonuç bildirgelerini basınla paylaşan bir kurumdur. 2009’da siyasi operasyonları nasıl KCK’ye bağladılarsa ve on binlerce siyasetçiyi tutukladılarsa bugünde siyasi tutuklamaları DTK’ye bağlama derdi var. DTK illegalize edilmek isteniyor, bunun nedeni siyasi tutuklamalara bir kılıf olarak kullanılmasıdır” dedi.

‘BASKI POLİTİKALARI DEVAM EDİYOR’

Tutuklama ve gözaltı furyasının arttığına vurgu yapan Aydeniz, şöyle devam etti: “Tutuklanan siyasetçilerimiz daha önce başkanlık divanında yer alan, komisyonlarda basına açık şekilde faaliyet yürüten kişilerdir. Burada yapılmak istenen şey, başkanlık sürecine karşı çıkanları susturmak, cezaevine atarak etkisizleştirmektir. Özellikle referandum sürecine kadar bunun daha da artarak devam edeceğini görebiliyoruz. Tutuklama ve baskıların son dönemde artmasının anlamı, açıktan ‘Biz referanduma kadar önümüzde engel olabilecek kesimleri susturacağız’ın dile gelmemiş ve uygulamaya konulmuş halidir. Bunlar yeni gördüğümüz şeyler değil, asimilasyon ve savaş politikalarıyla on yıllardır devam ediyor. Yıllardır baskıya, ölümlere rağmen bir mücadele nasıl devam ettiyse bundan sonra da devam edecektir.”

www.evrensel.net