Mülteci kadınlar: Kimlik yok, sefalet ve nefret söylemi var

Mülteci kadınlar: Kimlik yok, sefalet ve nefret söylemi var

Konak Mülteci Meclisi toplantısına katılan Suriyeli mülteci kadınlar; sefalet, sömürü ve nefret söylemi içindeki yaşamlarını anlattı.

Dilan TAŞDEMİR
İZMİR

Suriyeli mülteci kadınlar, Konak Mülteci Meclisinin toplantısına katılarak sorunlarını anlattı. Kadın mültecilerin yaşadıkları sorunların başında, kimlik verilmemesi, dil probleminden kaynaklı çalışma yaşamına katılamamaları, katılsalar bile maaşlarını alamamaları ve karşı karşıya kaldıkları nefret söylemleri geliyor.

Suriyeli kadınlar, en çok kimlikleri olmadığı için zorluk yaşadıklarını anlatıyor. Bazen aylar süren kimlik alma çabaları çok büyük  mağduriyetlere yol açmış. Kimlikleri olmadığı için hastanelerden geri çevrildiklerini söyleyen kadınlar, çocuklarını okula yazdıramamaktan, çalıştıkları yerlerden ücretlerini alamamaktan şikayetçi.

‘KANSER HASTASIYIM HASTANEYE GİDEMİYORUM’

Kimlik bekleyişi sırasında tedavi olamayan çok sayıda yaşlı, hasta, engelli yurttaş ve çocuk bulunuyor. Toplantıda söz alan bir kadın, 2 aydır Türkiye’de olduğunu belirterek, “Ben de eşim de öğretmeniz. 2 aydır kimlik için gidip geliyoruz. Hamileyim ve kanser hastasıyım. Kimliğim olmadığı için hastaneler beni almıyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.  Kocam da ben de işsiziz. 4 çocuğumuz var. Çocuklarımıza nasıl bakacağımızı bilmiyoruz” diye isyan ediyor. 1.5 yaşında engelli çocuğu olan bir başka kadın mülteci ise ise, kimlik alamadıkları için çocuğunun tedavisini yaptıramadıklarını ayrıca kalbi delik olan erkek kardeşinin de hastaneye alınmadığını anlatıyor.

ÇALIŞAN KADIN ÇOK AZ

Sosyal hayata ve çalışma yaşamına katılım Suriyeli kadınlar arasında oldukça düşük. Toplantıya katılan kadınların arasında çok sayıda üniversite mezunu olmasına rağmen çalışan kadın sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. İş arayıp aramadıklarını sorduğumuzda ise yine katılanların  çok az bir kısmı iş aradığını söylüyor. En büyük sebep ise dil problemi. Türkçeyi iyi bilmedikleri için çalışamadıklarını belirten kadınlar, çalışsalar da paralarını alamadıklarını söylüyor.

‘SURİYE’DE AVUKATTIM, BURADA HAKKIMI SAVUNAMIYORUM’

Toplantıda konuşan Suriyeli bir kadın mülteci, avukat olduğunu, Türkiye’ye gelince mesleğini yapamadığını anlatıyor. Bu nedenle bir tekstil atölyesinde işe girdiğini belirterek şöyle devam ediyor: “Patron 2 aylık maaşımı vermedi. Suriyeli olduğum ve dil bilmediğim için vermedi maaşımı, ben de kime şikayet edeceğimi bilmediğim için paramı alamadan işten çıktım. Etrafımdaki her Suriyeli yaşıyor bu problemi, kimse maaşını düzgün alamıyor. Orada avukattım, burada kendi hakkımı bile savunamıyorum.”

IRKÇI VE AYRIMCI SÖYLEMLER HER YERDE

Hastane ve kamu dairelerindeki tercüman yetersizliğinden de yakınan kadınlar, hiçbir yerde muhatap bulamadıklarını söylüyor. Dışarıda ayrımcı tutumla karşı karşıya kaldıklarını belirten kadınlar, çocuklarının mahalleli tarafından dövüldüğünü de anlatıyor. Sokakta ayrımcı uygulamaya maruz kalan çocuklarının okulda da hem öğretmenleri  hem de yaşıtları tarafından ırkçı ve ayrımcı söylemlerle karşılaştığını vurgulayan kadınlar, çocuklarının bu nedenle okula gitmek istemediklerini dile getiriyor.
 
Toplantı sonrası konuştuğumuz kadınlar bu zamana kadar kendilerini ifade etmeleri için hiç böyle bir fırsat verilmediğini, bu yüzden kendilerini anlatabilmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.