2016 yılı basın ve ifade özgürlüğü açısından kötü bir yıl

2016 yılı basın ve ifade özgürlüğü açısından kötü bir yıl

TGC, TGS ve DİSK Basın İş 148 gazetecinin yeni yılı cezaevinde karşılamasına tepki gösterdi.

Eylem NAZLIER 
İstanbul

15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP Hükümeti olağanüstü hal (OHAL) ilan etti. OHAL’le birlikte basın özgürlüğü de ağır darbeler aldı. OHAL’le birlikte çıkartılan kanun hükmünde kararnamelerle 170’e yakın medya organının kapatıldığı binlerce basın emekçisi işsiz kaldı.

2016 yılının basın ve ifade özgürlüğü açısından kötü bir yıl olduğunu belirten Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve DİSK Basın İş, gazetecilerin tutuklu olmasına tepki gösterdi. Sendikalar ve cemiyet tutuklu gazetecilerin durumuna işaret ederek, dayanışmanın ve örgütlülüğün önemine vurgu yaptılar. 

ONLARLA BERABERİZ, OMUZ OMUZAYIZ

İktidarın gazetecilere soluk aldırmadığını söyleyen TGC Başkanı Turgay Olcayto, “Hiçbir gazeteci meslektaşımızın cezaevinde olmasını istemiyoruz. Bunun kesinlikle karşısındayız” dedi. Olcayto şunları ifade etti: “Gazeteciler tutuksuz yargılanmalı, hakkında yargı kararı olmadan gözaltına alınıp tutuklanmamalı. Gazetecilik halkın haber alma kanallarını açık tutmaya çalışan bir meslektir. Bu mesleği parmaklar arkasında tutmak fevkalade yanlış bir tutum. Dünyada çağdaş demokrasilerin hiçbirinde bu tür uygulamalar görülmüyor. Bizi bazı totaliter ülkelerle göstermenin ayıbıdır, utancıdır. Kısa sürede vazgeçilmelidir. En azından yeni yılda iktidarın bazı kararlar almasını bekliyoruz.” Dayanışmanın önemine değinen Olcayto, “Biz bu dayanışmayı 3-5 meslek örgütü ile sağlamaya çalışıyoruz. Birlikte uğraş veriyoruz. Büyük çapta dayanışmayı sağlayamıyoruz. Arkadaşlarımızın bir kısmı mesleğe ihanet ettiler. Bu ihanet olduğu sürece biz birliğimizi sağlayamayız. Sağlayamayınca parçalanıp bölünüyoruz. Bu da bizi kullananların işine yarıyor” diye konuştu. Gazetecilik bir suç olmadığını vurgulayan Olcayto şunları söyledi: “Gazetecilik suç potansiyeli olan bir meslek değildir. Kısa sürede iktidarın bu tutumunda vazgeçmesi gerekir. Cezaevinde 148 arkadaşımıza selam gönderiyoruz. Onlarla beraberiz, omuz omuzayız. Onlar bugün parmaklıkların arasında ama biz de dışarıda soluk almada zorlanıyoruz. Gazetecilik hep yaşayacak. Üstesinden geleceğiz” 

ÖRGÜTLÜ OLURSAK SALDIRILARI PÜSKÜRTEBİLİRİZ

148 gazetecinin cezaevinde olduğunu belirten TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, şunları söyledi: “2016 yılı Türkiye’de birçok alanda olduğu gibi biz gazeteciler için de kara bir yıl oldu. Gazete ve televizyonlara atanan kayyımlarla birçok gazete ve televizyon artık yayını sürdüremiyor. OHAL’le birlikte çıkarılan KHK’lerle çok sayıda gazete ve televizyon kanalı mühürlenerek bir gecede kapatıldı. Tüm bu süreç bir yandan halkın haber alma hakkına yönelik bir darbe olurken bir yandan da binlerce meslektaşımız işsizlik kıskacında yeni bir yılı karşılıyor. Hükümet kendisine muhalefet eden, gerçekleri halka ulaştırma çabasında olan gazete, televizyon ve gazeteciler üzerinde sürekli bir ‘Demokles’in kılıcını’ hazır tutuyor.” 

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un  ‘Medyadaki bazı arkadaşlar ayaklarını denk alsın’ sözlerinin gazetecilere yönelik baskı ve tehdidi net bir biçimde ortaya koyduğunu anlatan Durmuş, “Bir yandan bu tehditler olurken diğer yandan da sudan sebeplerle sarı basın kartlarının iptal edildiği, gazetelere Basın İlan Kurumundan verilen paraların kesildiğine tanık oluyoruz. Yani gazeteler ve gazeteciler hem özgürlükleri hem de mali olarak baskı altına alınıyor” diye konuştu. Durmuş şunları söyledi: “Bugün artık ülkemizde gazetecilik en tehlikeli, yapılması en zor ve neredeyse cezaevine en yakın meslek grubu haline getirilmiş durumda. İş güvencesinden yoksun, sendikasızlığın dayatıldığı, gerçekleri yazan gazetecilerin çeşitli gerekçelerle susturulmak istendiği, işsiz gazeteci sayısının her geçen gün arttığı ülkemizde yeni yılda öncelikle cezaevinde tek bir gazeteci kalmamasını ve basın üzerindeki baskıların son bulmasını istiyoruz. Bunun için tüm meslektaşlarımızı sendikamızda TGS’de örgütlenmeye ve bu saldırılara karşı örgütlü olarak mücadele etmek için birleşmeye çağırıyoruz. Gazetecilerin örgütlü ve güçlü olduğu bir ortamda bu saldırıların püskürtülebileceğini biliyoruz.”  

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ AYAKLAR ALTINDA

2016 yılının gazeteciler için kötü geçtiğini söyleyen DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren şunları söyledi: “Sadece gazeteciler değil toplum için de kötü geçti. Çok sayıda meslektaşımız içerde, art arta bombalar patlıyor. Çok sayıda insan hayatını kaybetti. Basın ve ifade özgürlüğü ayaklar altında. Bu durumu, umarım 2017 yılında değiştiririz. Daha çok dayanışarak, birlikte mücadele ederek. Hapisteki meslektaşlarımızı çıkarırız ve ülkedeki bu kötü tabloyu tersine çevirebiliriz..”

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Aralık 2016 05:02
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.