Erik Olin Wright’ın ‘Sınıflar’ı

Erik Olin Wright’ın ‘Sınıflar’ı

Elin Orik Wright’ın yazdığı 'Sınıflar' adlı kitap Semra Toral’ın çevirisi ile Türkçeye kazandırıldı.

Arif KOŞAR
İstanbul

Sınıf analizinin kuşkusuz en önemli isimlerinden birisi olan Elin Orik Wright’ın bir kitabı daha Türkçeye kazandırıldı. Wright’ın 1985 yılında yazdığı Sınıflar, Semra Toral’ın çevirisi ile Notabene Yayınları’ndan çıktı. Katılıp katılmamak ayrı bir konu ancak kitap, sınıf ve toplumsal hiyerarşiler üzerine düşünenler için önemli tartışmaları içeriyor. Bu alanda gerçekleştirilen tartışma ve yorumların Wright’a değmemesi, eleştirel olsa bile onu dikkate almaması kolay değil. Bu açıdan çeviri Türkiyeli okuyucu açısından önemli bir katkı.

Wright, kitabında kendi sınıf yaklaşımının genel çerçevesini açıklarken, 1970’lerin üzerine bolca tartışılan konusu “orta sınıf” sorununa merkezi bir önem veriyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından batı Avrupa ülkelerinde “sosyal devlet” uygulamaları ile kamu ve hizmet sektörlerinin genişlemesi, üretim teknolojisindeki gelişmeler ile kimi profesyonel meslek gruplarının kitleselleşmesi, şirket yönetiminin giderek hukuki mülkiyetten ayrılması (profesyonel bir yönetici elitin genişlemesi), işçi sınıfının kimi katmanlarının ücret ve sosyal açıdan önemli haklar elde etmesi gibi olgular işçi sınıfının nasıl tanımlanacağı ve “orta sınıflar” konusunda yoğun bir tartışmanın ateşleyicisi oldu. 

Dönemin düşünürleri kendi yaklaşımlarına uygun bir işçi sınıfı tanımladıktan sonra, yönetici, profesyonel meslek grupları, “denetim emeği” gibi kategorilerin bir bölümünü ya da tamamını “orta sınıf”a dahil etti. Bu genişleyen kategoriler yeni orta sınıf (Carchedi, 1977), yeni küçük burjuvazi (Poulantzas, 1975), profesyonel-yönetici sınıf (Ehrenreich ve Ehrenreich, 1977), çelişkili sınıf mevkileri (Wright, 1985) gibi kavramlarla tanımlandı. Dönemin düşünürlerinden Ross’a göre; bu kategorileri tanımlama çabası sosyal bilimlerde, ileri endüstri toplumlarında tekerleği yeniden keşfetmenin yarattığı heyecandan çok daha ciddi bir heyecan yarattı (Ross, 1978).

Erik Olin Wright da, bu dönemde saldırı altındaki Marksizmi ve sınıf analizini, “modern sosyal bilim yöntemleri”ni de kullanarak “yeniden inşa etme” iddiasında oldu. 1970’lerde yoğun bir biçimde tartışılan “orta sınıf” sorununu çözmek amacıyla yeni bir sınıf yaklaşımı geliştirdi. Kendi “Marksist” sınıf kavramlarını ampirik araştırmaları ile karşılaştırarak sürekli güncellemeye çalışan Wright, sınıf analizi tartışmalarında hem önemli bir referans hem de yoğun bir eleştiri konusu oldu.

ORTA SINIFTAN ÇELİŞKİLİ SINIF MEVKİLERİNE

Wright’ın ampirik araştırmalarından yola çıkarak ortaya attığı temel soru şu: ideolojik “orta sınıf” kategorisini bilimsel bir kavrama nasıl dönüştürebiliriz? Bu sorun, kaçınılmaz olarak kapitalizmde sınıf ve sınıflar arasındaki ayrıma ilişkin genel bir tartışmayı da açıyor.

İşçi sınıfı ve burjuvazi içerisinde tanımlayamadığı kesimleri tek bir “orta sınıf” kavramı ile tanımlamayı doğru bulmayan Wright, bu kesimlerin tutarlı bir sınıf karakterine sahip olmadığını, birden fazla sınıfın özelliklerini bir arada bulundurabileceğini ifade etmiştir.

Sınıf analizinde, başlangıçta denetim ilişkilerine ağırlıklı bir rol veren Wright, daha sonra bu konumu hakkında öz eleştiri verdi. “Sömürü” yerine denetim ilişkilerini geçirdiğini, böylece farklı denetim düzeylerine sahip sınıflardan oluşan çok sayıda “çelişkili sınıf mevkii”ne ulaştığını ifade etti. Bu yaklaşımından geri adım atan Wright, bu sefer sömürü ilişkilerine dikkat çekmiş, ancak bunu yaparken “sömürü”nün içeriği ve anlamını oldukça genişletmiştir. Öyle ki, bu analizinde de denetim ilişkilerini korumuş, ancak bu sefer bunu “sömürü” olarak tanımlamıştır.

Roemer’in neoklasik iktisat ve denge teorisine dayanan sömürü kuramını kendi sınıf analizinin merkezine almıştır. Buna göre sömürü, işçi ile kapitalist arasındaki üretim ilişkisinin sonucu olmak zorunda değildir. “Marksist sömürü”, sömürünün olsa olsa özel bir durumudur. Başkaca sömürü biçimleri de olduğu gibi, işçi ile kapitalist arasındaki sömürü ilişkisinin açıklayıcısı da, Marx’ın ifade ettiği gibi artı-değere el konulması yani emek-değer teorisi değildir. 

Roemer’de sömürü; dört “üretken varlığın” (üretim araçları, emek gücü, beceri ve statü) mülkiyetinin eşitsiz dağılımından kaynaklanmaktadır. Böylece sömürü, Marksizmde ortaya konduğu gibi işçi sınıfı ile kapitalist arasındaki artı-değer sömürüsü olmaktan çıkartılarak; “varlıkların” eşitsiz dağılımından kaynaklanan gelir dağılımı ya da çalışma süresindeki farklıklara indirgenir. 

Wright, kapitalizmde farklı üretim tarzları ve sömürü biçimlerinin eş zamanlı olarak yürürlükte olduğunu ifade etmiştir. Bu sömürü biçimleri; sermaye (üretim araçları), örgütsel varlıklar ve beceriye dayalı varlıklar üzerindeki eşitsiz dağıtıma dayanmaktadır. Wright, Roemer’ci farklı sömürü biçimleri üzerinden yaptığı analiz ile 12 farklı sınıf konumu belirler. Üretim ilişkilerinin yanına denetim ve beceri farklılıklarını sınıf kriterleri olarak ekleyen bu analiz; ampirik çalışmalar açısından dikkat çekici olmakla birlikte önemli eleştirilere konu olmuştur.

Erik Olin Wright’ın sınıf analizinin eleştirisi

WRIGHT’A ‘ÖZET’ BİR ELEŞTİRİ

Wrıght’ın sınıf teorisi, çoklu sömürü kuramına dayandığı için bir ölçüde karışıktır. Bu nedenle eleştirisi, önce teorinin ayrıntıları ile ortaya konulmasını gerektirir ki, bu da bir kitap tanıtımı yazısının sınırlarını oldukça aşar. En genel anlamda söylenecek olursa:

Wright’ın sınıf teorisini dayandırdığı sömürü yaklaşımı, onun iddiasına rağmen, sınıflar arasındaki ilişkiselliği ve karşıtlığı göz ardı etmektedir. Sömürüyü, üretim araçlarının mülkiyeti temelinde karşıt sınıfların karşıt çıkarlar doğuran ilişkisi olarak değil çeşitli “varlık” (sermaye, beceri, örgütsel konum) sahipliğindeki eşitsizliklerle tanımlamaktadır. Böylece üretim sürecinde üretilen artı-değere el koyma ile gerçekleşen sömürü, farklı düzeylerdeki varlık sahipliğine indirgendiğinde, sömürüye dayalı sınıf analizinden varlık sahipliğine göre derecelendirmeye dayalı Weberyan analize doğru önemli adım atılmış olmaktadır. 12 sınıfın tespit edilmesi bunun sonucudur. Ayrıca çeşitli varlıkların, örneğin beceri düzeyinin bir sömürü varlığı olarak tanımlanması gibi olgular, günümüz kapitalizminde kimi vasıflı mesleklerdeki işçileşme süreçlerini açıklamaktan oldukça uzaktır.

Uzatmadan ifade edecek olursak; Wright’ın hatası, sınıflar arasındaki kimi geçiş unsurları ve ara tabakalara dikkat çekmesi değil, bu konumları temel sınıf ilişkilerinden kopartarak, her birini ayrı bir sömürü tarzı ve sınıf olarak tanımlamasıdır. Bunlar sınıfları ayıran değil, sınıf içi farklılaşmaları tanımlayan kriterler olarak daha faydalı olabilirdi.

KAYNAKLAR

Carchedi, G. (1977) On the Economic Identification of Social Classes, London: Routledge and Kegan Paul.
Poulantzas, N. (1975) Classes in Contemporary Capitalism, London: New Left Books.
Ehrenreich, B. ve Ehrenreich, J. (1977) “The professional-managerial class”, Radical America, 11(2).
Wright, E. O. (1985) Classes, London: New Left Books.
Wright, E. O. (2016) Sınıflar, Çeviren: Semra Toral, İstanbul: Notabene Yayınları.

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Aralık 2016 08:06
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.