Amed Film Festivali'nde 'zulmün ölmeyen izleri'

Amed Film Festivali'nde 'zulmün ölmeyen izleri'

Tarihin zulmünün izlerinin sürdüğü 'Ötekiler' belgeseli, Amed Film Festivali 'nde perde aldı.

Amed Film Festivali panel, söyleşi ve yönetmen katılımlı filmler ile sinemaseverlerin yoğun katılımıyla devam etti.

TMMOB Mimarlar Amed Şubesi’nde Yönetmen Ayşe Polat‘ın Van’da çektiği Ötekiler belgeseli gösterildi. Belgeselde, Kürtlerin, Türklerin ve Ermenilerin kültürel simgelerinden kedileriyle meşhur bir Kürt ili olan Van, 1915´e, yani tehcir ve öldürülmelerine kadar Ermenilerin tarihi vatanıydı. Bugün ise geriye kalan, yalnızca harap kiliseler ve çoğu itiraf etmekten çekinse de Ermeni kökenli olan az sayıdaki Vanlı. Ötekiler, Ermeni trajedisinin ağızdan ağza aktarılan feci öykülerini konu alıyor. Ali, ölüm döşeğindeki son dileği imamlar tarafından yerine getirilmeyen büyükannesi Piroze´yi açık açık anlatıyor. Amcası, yanında vesikalık bir fotoğrafını taşısa da kendi annesinden bahsederken, ‘ötekiler’ diyor. Film, tarihin zulmünün izlerini sürerken geçmişin asla ölmediğini gösteriyor.

ÇOCUKLUK ARKADDAŞLIĞININ RESMİ

Yönetmen Ekrem Haydo’nun Rojava ve Ermenistan’da çekimini yaptığı Cennetim filmi de Eğitim Sen’de izleyicilerle buluştu. Filmde okul arkadaşlığının bir resmi, 25 yıl önce Rojava’da Serêkaniyê şehrinde çekilmiş. Bu resim Serêkaniyê’deki çok uluslu ve çok dinli mozaiğin bir refleksiyonu idi. Serêkaniyê’de Kürt, Arab, Ermeni, Çeçen, Müslüman, Hıristiyan ve Ezidîler asırlardır, birlikte huzur içinde yaşıyor. Film büyüyen ve her biri bir yere dağılmış olan okul arkadaşlığının izini sürüyor. Eski dost ve komşular şu an birbirlerinin düşmanı olmuş, aynı zamanda okul dostlukları da aynı durumda. Ermeni Ara, okul arkadaşlığı için ilginç bir örnektir. Ara, çeteler yüzünden göç etmek zorunda kalıyor, tıpkı yüzyıl önce Ermeni dedesinin Farqîn’den (Silvan) Osmanlılardan kaçarak, Serêkaniyê’ye göç edip, yerleşmesi gibi. Göç ve iç çatışma arasında, film karakterleri arkadaşlığın anlamını ve bir yurt arıyorlar. Film, yönetmenin doğup büyüdüğü şehre olan yolculuğunun izini sürüp, bölgenin mozaik yapısı ve sorunlarını dile getirmekle beraber, umut da vaat ediyor.

SÜRGÜNDE ANNE VE VATAN ÖZLEMİ

Pir Sultan Abdal ve Cemevi Derneği’nde Yönetmenliğini Bülent Gündüz’ün yaptığı 2015 yapımlı Kürdistan Kürdistan filmi sinemaseverlerle buluştu. Film, 90’lı yıllarda bir düğünde Kürtçe şarkı söylediği için sürgün edilen Kürt sanatçı Delil Dilanar’ın 20 yılın ardından yurduna dönüşünü ve köyünde ustası Egîdê Cimo ile karşılaşmasını anlatıyor. Film, bir müzisyenin ruh hâlinin çerçevesinde, aile bireyleriyle yabancılaşma, anne, toprak ve vatan özlemini sorguluyor.

TMMOB’ta gösterilen bir diğer film de belki de bu yılın en iyi filmlerinden olan, ödülden ödüle koşan 2016 yapımlı Kıvanç Sezerin, Babamın Kanatları filmi. Filmin hikayesi, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen inşaat işçisi İbrahim için yaşamdaki en değerli şey uzaktaki ailesidir. Yeğeni Yusuf ise yükselme hırsıyla dolu genç bir işçidir ve amcasının durumunu anlamaktan uzaktır. Çalışma şartlarının giderek zorlaştığı şantiyede kendini giderek daha değersiz hisseden İbrahim’in zihninde şu soru daha belirgin hale gelir: Geride ailesine bırakacağı ne vardır: Yaşamı mı, ölümü mü?

Festival bugün Eğitim Sen 2 Nolu Şubede çocuk canlandırma film gösterimi ile devam edecek ve kapanış filmini Eğitim Sen 1 Nolu’da Kalandar Soğuğu ile yapacak. (DİHABER)

www.evrensel.net