AKP'nin 2016 yılı kadın istihdamı politikası

AKP'nin 2016 yılı kadın istihdamı politikası

Necla Akgökçe AKP'nin 2016 yılında uyguladığı kadın istihdamı politikasını mercek altına aldı.

Necla AKGÖKÇE

2016 yılı emeği ile geçinenlerin tümü açısından zor bir yıldı. Hükümet bu yıl içinde emek piyasalarını esnekleştirip, çalışmayı işçiler için güvencesiz ve düşük ücretli hale getirme yasalarını ve bunlara ait yönetmelikleri birer ikişer çıkarttı. Darbe girişimi ertesinde “FETO’ya karşı mücadele” için uygulamaya konulan OHAL, bu işçi düşmanı yasaların çıkarılması içinde fırsat oluşturduğu gibi yüksek enflasyon karşısında gittikçe eriyen ücretleri artırma maksatlı, grev ve direnişleri yasaklayarak, patronları da rahatlattı. 

Esnek ve güvencesiz çalışma denilince ilk akla gelen kesim elbette kadınlar. 2012’de hazırlanan Ulusal İstihdam Stratejisi (UİS) belgesinde kadınlar, gençlerle birlikte özel politika gerektiren gruplar arasında yer almış ve Türkiye’de çok düşük olan kadın istihdamını artırmak için çözüm olarak esnek çalışma biçimlerine yönelmemiz gerektiği tespiti yapılmıştı. UİS belgesinde kadına yönelik esnek istihdam biçimleri kısmi süreli çalışma, belirli süreli çalışma, özel istihdam büroları aracılığıyla uzaktan çalışma, çağrıya bağlı çalışma olarak tanımlanmıştı. 

Strateji belgesinde yer alan ve kadınlara reva görülen bu düşük ücretli, güvencesiz çalışma biçimlerini düzenleyen bir süredir tartıştığımız yasalar ve bunların pratikte nasıl uygulanacağını gösteren yönetmelikler 2016 yılında yürürlüğe konuldu. Çoğu zaman torba yasalara eklenerek çıkarılan kadın istihdamını “düzenleyen” maddeler ve kadınlara ne getirip, onlardan hangi hakları alıp götürdüğü, her yasa bağlamında çok yazıldı, çizildi. 

Kısmi zamanlı çalışmayı yasal ve meşru hale getiren Gelir Vergisi Kanunu’nda Değişlik Yapılmasına Dair Torba Yasa ile bu yasaya bağlı çalıştırılacak kadınların özel istihdam büroları aracılığıyla nasıl kiralanacağını düzenleyen ve Özel İstihdam Büroları Yasası da dediğimiz İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kadınların çalışma hayatını temelden değiştiren iki yasa oldu. Bu iki yasa ve ardından çıkarılan yönetmelikler neoliberal, islamcı-cinsiyetçi bir hükümetin, kadın istihdam politikasının temel eğilimlerini ortaya koyuyor. 

KISMİ ZAMANLI ÇALIŞMA MEŞRU

Bilindiği üzere ilk yasada “doğum yapmış kadınlara kısmi zamanlı çalışma hakkı” diye yeni bir hak (?) getirildi. Bu hak ile kamuda çalışan kadınların altı ay günde 3 saat, daha sonra da günde 1.5 saat olan emzirme izni ortadan kaldırıldı. Çünkü doğum yapan kadının kısmi zamanlı çalışabilmesi için emzirme izninden feragat etmesi gerekiyordu. İşçi kadının da doğum izni sonrası “kısmi çalışma hakkı”ndan yararlanması için 600 gün işsizlik sigortası fonuna para ödemesi, kocasının çalışması vs. gibi bir dolu şartı yerine getirmesi lazımdı. Yasa uygulamada kadınların işine yaracak gibi görünüyordu. Ancak amaç emek piyasasındaki cinsiyetçi uygulamaların ortadan kaldırılması değil, kısmi zamanlı,  güvencesiz, düşük ücretli çalışma biçimini doğum yapmış ve doğum yaptığı için onun yerine yarım gün çalışmayı kabul etmiş kadınlar, yani zor durumda kalmış kadınlar üzerinden meşru hale getirmekti. Bunu yaptılar.

KADINLARIN GELECEĞİ KÖLELİK BÜROLARINA DEVREDİLİYOR

UİS belgesinde kadınların kısmi süreli ve uzaktan çalışmasını uygulamaya koyacak olan kurumların özel istihdam büroları olduğu belirtilmişti. Özel İstiham Büroları Yasası ve yönetmeliği  ise fabrikalarda büyük işletmelerde çalışan işçiler için altı aylık, iki defa olmak üzere işçi kiralayabilme ve kiralık işçi sayısını düzenli çalışanların dörtte birini geçmeyecek şekilde ayarlama gibi nispeten de olsa, kısıtlamalar getirirken, kadın işleri diye adlandırabileceğimiz mevsimlik tarım işçiliği, temizlik işçiliği, hasta ve yaşlı bakımı işleri gibi işçilik ve işlerde özel istihdam bürolarının sürekli işçi kiralayabileceğini, söylüyordu. 10 kişiye kadar işçi çalıştıran küçük işletme sahiplerinin 5 işçiye kadar geçici işçi çalıştırabilme imkanı ise işletmesahipleri tarafından desteklernirken -Türkiye’de işçi kadınların büyük bölümünün küçük işletmelerde çalıştığı düşünüldüğünde- işçi kadını özel istihdam bürolarının insafına terk ediyordu.  Kısacası ‘kölelik yasası’ denilen, Özel İstihdam Büroları Yasası’nda da işçi çalışmasını kurala bağlayacağım, diye kadınların geleceği özel istihdam bürolarına devrediliyordu.
 

KADINLARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER 'KÜLTÜREL MİRAS' OLDU! 

AKP 2016 kadın emek piyasalarını düzenli ve güvenceli çalışma aleyhine yeniden düzenlerken, bir ilke daha imza attı. Kadın istihdamının önünde en büyük engel teşkil eden patriyarkal gelenekleri, gözetilmesi ve korunması gereken bir “kültürel miras” olarak yasalara nakşetti. Gelir Vergisi Kanunu’nda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair Torba Yasa’nın 8 Kasım 2016 günü yayımladıkları, kadınlara kısmi zamanlı çalışmayı dayatan yönetmeliğin 4. bölümünün 15. maddesinin 1. fıkrasında “Kısmi süreli çalışmanın belirlenen günlük haftalık çalışma süresi içerisinde yapılacağı zaman aralığı, o yerin gelenekleri, işçinin yapmakta olduğu işin niteliği ve işçinin talebi dikkate alınarak işveren tarafından belirlenir.”

Bu madde kadının kısmi zamanlı çalışmasını patrona o yerin geleneklerine göre ayarlama hakkı tanırken, kadınların en temel haklarından biri olan özgür çalışma hakkını, patriyarkal geleneklere uygun bir biçimde düzenleme yetkisi verdi. Bu yetki İLO’nun eşit çalışma hakkı başta olmak üzere pek çok uluslararası sözleşmeyle de uygunluk teşkil etmiyor. Türkiye’nin ilk imzacılar arasında yer aldığı İstanbul Sözleşmesi’nde daha ilk maddesinde kadın çalışmasını kısıtlayan geleneklerle mücadeleyi devletlere yükümlülük olarak getirdiğini söylemek lazım. Yani kendi imzaladıkları sözleşmelere bile uymayan bir devletle karşı karşıyayız. Sendikaların ya da kadın emeği ile uğraşan kadın örgütlerinin ileride kadının, çalışma hakkına yüz tane şart getirecek bu uygulamayı gözden kaçırmaları, uluslararası sözleşmelere bağlı olarak bu konuda suç duyurusunda bulunmaları gerekiyor.

ZORUNLU BES KADINLARA NE GETİRİYOR?

OHAL koşullarında alelacele çıkarılan Zorunlu Bireysel Emeklilik Yasası’na değinmeden geçemeyeceğim. İşçilerin ücretlerinden zorunlu kesintiyi öngören ve sendikaların tepkilerine yol açan bu yasadan en çok asgari ücretliler, dolayısıyla çoğu asgari ücretle iş gören kadınlar zarar görecek. Bunun dışında kadın istihdamının en yoğun olduğu yaş grubu 24-44 yaş arası olduğu için genç kadınlar gelir kaybına uğrayacaklar.

KADIN İŞSİZLİĞİ TIRMANIŞTA

2016 yılında kadın istihdamında görülen önemli gelişme (gerileme) de; kadın işsizliğinin tırmanışa geçmesi. İstihdam yaratmayan bir ekonomide, işsizlik rakamları ciddi bir biçimde yükselirken, gerek devletin resmi kurumu olan TÜİK’in Eylül 2016 Hane Halkı İşgücü Araştırmasında  gerekse de bundan hareketle DİSK’in hazırladığı işsizlik raporunda, kadın işsizliğinin zirve yaptığını görüyoruz. DİSK raporuna göre toplam işsiz sayısı 3 milyon 523 bin, bu işsizlerin 1 milyon 974 binini erkekler oluştururken, kadın işsizlerin sayısı 1 milyon 550 bini buldu. Son iki yılda işsiz sayısı 475 bin artarken kadın işsiz sayısı 331 bin arttı. İşsizlerin yüzde 44’ünü kadınlar oluşturdu. Rakamların sıkıcılığını biliyorum ama Eylül 2016 döneminde tarım dışı kadın işsizliği 2.8 puanlık artışla yüzde 21.1 olarak hesaplanırken tarım dışı genç kadın işsizliği 2.4 puan artarak 32. 9 olarak gerçekleşti. Genç eğitimli kadın işsizliğini artıran nedenlerden birinin, darbe girişimini takiben ilan edilen OHAL’de çıkarılan KHK’lerle kamuda, üniversitelerde, hastanelerde Eğitim Sen, BES, SES üyesi binlerce kadının işten çıkarılması olduğu söylenebilir. İstihdamda olan kadınları istihdam dışına iterek kadın istihdamını artıramazsınız.

Ama TÜİK’in gerçeğe yakın kadın işsizliği rakamlarını bu yıl gündeme getirmesinin ardında başka politikalar da yatabilir. Sürekli rakamlarla oynayıp bizi aldatan kuruma niye güvenelim… Buna dikkat etmek lazım, yukarıda saydığımız yasa, yönetmeliklerin hızlı bir biçimde yürürlüğe konması hükümet tarafından kamuda işten çıkarılan ve düzenli güvenceli işlerde çalışan kadınların yerine kısmi zamanlı, güvencesiz kadın işçileri ikame etmenin bir fırsatı olarak olarak görülebilir. Alın size özel istihdam büroları aracılığıyla kısmi zamanlı bir çalışma uygulaması. Kadın işsizliğinin yüksekliği eğitimli genç kadın nüfusunu seçeneksizliğe mahkum ettiğinden, bu bir çözüm olarak görülebilir. 

2017: NE YAPMALI

Önümüzdeki yıl, kadın istihdamı açısından esnek çalışma biçimlerinin uygulamaya konulduğu bir yıl olacak. Bu konuda hükümet tarafından atılan her geri adıma karşı kadın emek hareketi olarak ortak mücadele yürütmemiz şart. Sendikalar kadın çalışmasına ve kadın istihdamı sorunlarına yaklaşımları açısından pek güven vadetmiyorlar. Kadınların kadın dayanışmasından başka çareleri yok. Kadının ücretli çalışmasına kadın hareketi olarak biraz daha mesai harcamamız gerekiyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Aralık 2016 08:20
www.evrensel.net