Uzlaşının yumuşak karnı: Türk-İran rekabeti

Uzlaşının yumuşak karnı: Türk-İran rekabeti

Türkiye'nin, Rusya ve İran’la  Suriye hakkında uzlaştığı metni ne anlama geliyor. 

Türkiye, Rusya ve İran’ın Moskova’da uzlaştığı metni uygulamaya geçirebilmesi durumunda Suriye’de güç dengesinin değişebileceğine dikkat çeken Ahi Evran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Serhat Erkmen, zayıf noktanın “Türkiye-İran rekabeti” olduğu görüşünde.

Deutsche Welle Türkçe’ye yazan Erkmen, “Üç ülke arasındaki girişimin en önemli özelliği planların sahaya yansıtılabilme olanağının bulunması. Bu etken de girişimi öncekilerden ayırıyor. Nedeni ise tarafların Suriye’de en etkin 4 aktörden üçü olmaları. Elbette, masanın etrafında ABD’nin bulunması uzlaşıyı başka bir noktaya getirebilirdi. Fakat Trump dönemiyle Suriye’de Rusya ile uzlaşma sinyalleri veren ABD’nin ve Yemen’de saplandığı bataklıktan çıkamayan Suudi Arabistan’ın, Suriye’de oynayabileceği rol bir yıl öncesine göre sınırlı hale geldi” dedi. 

Suriye’deki iç savaşın başladığı dönemdeki uluslararası dengeler ile mevcut uluslararası dengelerin farklılaştığına dikkat çeken Erkmen, sekiz maddelik anlaşma metni için şu yorumu yaptı: “Rusya, İran ve Türkiye’nin Suriye’deki öncelikleri hâlâ tam olarak örtüşmese de her bir aktör kendi öncelikleri çerçevesinde bir uzlaşıyı mümkün görüyor. Fakat, bu durum henüz her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Uzlaşı metni sekiz maddeden oluşuyor. Ortak metinde öne çıkan hususlar arasında; Üç ülke tarafından Suriye’nin egemenlik, bağımsızlık, birlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi; Suriye’deki çatışmanın askeri bir çözümü bulunmadığına inanıldığının belirtilmesi; Doğu Halep’te sivillerin gönüllü ve silahlı muhalefetin organize bir biçimde şehri terk etmelerine izin verilmesi; Genişletilmiş bir ateşkes uygulaması ve insani yardımların devamı; Suriye hükümeti ve muhalefet arasında bir anlaşmanın müzakere edilmesi ve üç ülkenin anlaşmanın garantörleri olması ve IŞİD ile el Nusra’yı silahlı muhalefetten ayırarak bunlara karşı ortak mücadele edilmesi”

METNİN KRİTİK NOKTALARI

Rusya, İran ve Türkiye anlaşmasında 3 kritik nokta olduğunu yazan Erkmen bunlardan birincisinin “Suriye’de askeri çözüm mümkün değil, siyasi çözüm gerekli” denmesi olduğunu dikkat çekti. 

Erkmen, “Ne var ki, sahada son derece karmaşık bir ittifak tablosu var. Bu tablo, çatışmalara da yansıyor. İran ve Rusya’nın ağırlığını koyması dengeyi Halep’te değiştirmiş olabilir. Ancak, sırada Rakka’nın olduğu görülüyor. Elbette, Suriye ordusundan şaşırtıcı ve bir o kadar stratejik bir el Bab hamlesi beklenebilir. İran ve Rusya arasında belli fikir ayrılıkları bulunsa da uzlaştıkları nokta bir an önce askeri üstünlüğü siyasi başarıya çevirip rejim değişikliği ihtimalinin sözünü dahi sona erdirmek. Üstelik her iki ülke de İdlib’deki grupları büyük ölçüde ‘düşman’ hatta ‘uzun vadeli rakip’ olarak algılıyor. Türkiye’nin devreye girmesi olmaksızın İdlib’e girmeleri çok uzun sürebilir. Bu nedenle, Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısıyla, Türkiye’nin bu masadaki rolünü belirleyen asıl faktör Fırat Kalkanı Operasyonu olmaktan ziyade Türkiye’nin Suriye muhalefeti üzerindeki ağırlığı” değerlendirmesinde bulundu. 

Metnin son maddesine işaret ederek, “Nusra ile diğer grupların ayrılmaması halinde İdlib’in rejimin kontrolüne girmesi Halep’ten daha uzun sürebilir. Türkiye’nin en büyük sorunlarından birisi bu olabilir” tespiti yapan Serhat Ermen, “Son dönemde Türkiye’de el Nusra’ya yönelik güvenlik güçlerinin operasyonlarında bir artış var. Önümüzdeki dönemde bunun sayısının daha da artması güçlü bir sinyal olacaktır” diye yazdı. 

PYD VE HİZBULLAH MESELESİ

“PYD ve Hizbullah’ın ismi metinde geçmiyor” diye devam Erkmen, bu iki meselenin Türkiye ve İran için çok önemli olduğunu hatırlatıyor. PYD’nin 2014’ten bu yana ABD ile yakınlaşmasının arttığına vurgu yapan Erkmen, ABD’nin geri plana çekilmeye başlamasının PYD için iyi haber olmadığı görüşünde. Erkmen, “Elbette, uzlaşı PYD’yi kısa sürede etkilemeyecek. Ancak, orta ve uzun vadede yeni bir denklemle karşı karşıya kalabiliriz” yorumunda bulunuyor.

Erkmen, “üçlü uzlaşının muhtemelen en zayıf noktası” dediği Türkiye ve İran rekabeti için ise şu yorumu yapıyor: “Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun basın toplantısında Hizbullah’ın adını zikretmesi küçümsenmemeli. Türkiye, Suriye ve Irak’ta, İran’ın çeşitli milis gruplarını destekleyerek yarattığı mezhepçi çatışma dinamiğinden hâlâ çok rahatsız. Şu anda bölgesel dengeler uzlaşıyı gerekli kılmış olabilir. Türkiye-Rusya, İran-Rusya ilişkileri fikir ayrılıklarına rağmen önemli iş birliği noktaları taşıyor. Ancak aynısı İran-Türkiye için söylenemez. Bu nedenle muhtemelen bu uzlaşının zayıf karnı Türkiye ve İran arasındaki rekabetin sürmesi olacaktır.” (DIŞ HABERLER)

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.