DİSK: Çarşı pazardaki gerçek bu mu!

DİSK İstanbul'da TÜİK’in bir işçinin asgari yaşam maliyeti olarak 1669 lira rakamını açıklamasına tepki gösterdi.

DİSK TÜİK’in bir işçinin asgari yaşam maliyeti olarak 1669 lira rakamını açıklamasına tepki gösterdi: “TÜİK geçen yıl 1600 TL olarak açıklamıştı. Buna göre asgari yaşam maliyeti sadece yüzde 4 artmıştır. Çarşıda pazarda karşılaştığımız gerçek bu mudur?” DİSK, asgari ücretin en az net 2 bin lira ve vergi dışı olmasını istedi. 

DİSK ve bağlı sendikaların üye ve yöneticileri asgari ücrete ilişkin taleplerini dile getirmek için Şişli Cevahir AVM önünde basın açıklaması düzenledi. Halka taleplerin yer aldığı bildirilerin de dağıtıldığı eylemde açıklamayı DİSK Genel Sekreteri Arçzu Çerkezoğlu yaptı. Türkiye’de 5.5 milyona yakın işçinin asgari ücretle çalıştığı, en az 8 milyon işçinin asgari ücret artışından doğrudan etkilendiği kaydedilen açıklamada, asgari ücretin tüm işçilerin ücret zamlarında belirleyici olduğu için bütün çalışanları ilgilendirdiği ifade edildi. 

Hükümet ve sermaye çevrelerinin asgari ücreti düşük tutmak için abartılı ve gerçek dışı açıklamalar yaptığı belirtilen açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) bir işçinin asgari yaşam maliyetini 1669 lira olarak açıklamasına tepki gösterildi: “TÜİK geçen sene bu rakamı 1600 TL olarak açıklamıştı. Bu hesaba göre bir yılda asgari yaşam maliyeti sadece yüzde 4 civarında artmıştır. Çarşıda pazarda karşılaştığımız gerçek bu mudur? Soruyoruz: TÜİK enflasyon oranını yüzde 7-8 civarında açıklarken, asgari yaşam maliyetinin sadece yüzde 4 artmasını neye dayanarak iddia edebilmektedir?”

BES’İN GEREKÇESİ ÇÖKTÜ

İnandırıcılıktan uzak, çelişkili açıklamalar yapmanın devletin tüm kurumları için alışkanlık haline geldiği ifade edilen açıklamada, geçtiğimiz günlerde de milli gelir hesaplama yöntemleri değiştirilerek kişi başına milli gelirin artırıldığı hatırlatıldı. Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Yasası için gerekçe olarak ileri sürülen “Türkiye’de tasarruf oranları düşük” tezinin de yine TÜİK’in verilerinin çürüttüğü kaydedilen açıklamada, “Maliye Bakanının yüzde 13.5 olarak açıkladığı tasarruf oranları TÜİK tarafından dünya ortalaması ile benzer düzeyde yüzde 24.8 olarak açıklanmıştır. Böylece zorunlu BES uygulamasının temel gerekçesi çökmüştür” dendi. 

GERÇEKLER FARKLI

Gerçeklerin farklı olduğu ifade edilen açıklamada, “Nüfusun en düşük gelir grubunu oluşturan yüzde 20’lik diliminin milli gelirden aldığı pay yüzde 6. Buna karşın nüfusun en yüksek yüzde 20’lik grubunun milli gelirden aldığı pay yüzde 46. İşçiler verimlilik ve milli gelir artışından payını alamıyor ve bu nedenle gelir dağılımı ülkemizde oldukça bozuk” dendi. Borç ve taksiti olanların oranının yüzde 67 olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi: “İki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını karşılayamayanların oranı yüzde 71’dir. Asgari ücretin satın alma gücü OECD ülkelerinin büyük çoğunluğundan daha düşüktür. Türkiye 26 ülke içerisinde 20’inci durumdadır. Ücretin milli gelir içindeki payı ve iş gücü maliyeti giderek düşmektedir. 1999’da ücretlerin milli gelir içindeki payı yüzde 52 iken 2015 yılında yüzde 34 seviyesine gerilemiştir. 2000 yılında 100 olan iş gücü maliyeti, 2015 yılında 27 puanlık düşüşle 73’e gerilemiştir. Bu nedenle patronların ağlamaları yalandandır.”

PATRONA TEŞVİKİ EMEKÇİ ÖDÜYOR

Asgari ücretin patronlara maliyetinin giderek azaldığı vurgulanan açıklamada, “2016 itibariyle asgari geçim indirimi hariç asgari ücret 1300 TL değil, 1177 TL’dir. İşveren tarafından işçiye ödenen net asgari ücret budur. Sadece SGK prim teşvikleriyle işverenlere Türkiye bütçesinin yüzde 4’ü aktarılmaktadır. SGK prim desteğinin bütçeye getirdiği yük, 2010-2016 arasında 63 milyar TL’dir. Yani işverenlerin yükümlülükleri, vergiler yoluyla emekçilerin ve halkın sırtına yüklenmektedir” dendi. Asgari ücretin tek işçiye göre değil işçinin ailesi de göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’de işverenler işçileri daha uzun, daha yoğun ve daha ucuz çalıştırmaktadır. Sadece asgari ücret değil, ortalama saat ücreti de diğer ülkelere göre daha düşüktür. 26 Avrupa ülkesindeki ortalama saat ücretleri Türkiye’deki saat ücretlerinin üzerindedir.”

DİSK’İN TALEPLERİ

* Asgari ücret, geçim ücreti olmalı. Bir işçinin ailesiyle beraber insanca yaşayabileceği bir ücret olarak belirlenmeli.

* Asgari ücret tespitine ilişkin 131 sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na konulan çekince kaldırılmalı.

* Asgari ücretin tespitinde bütün işçi konfederasyonlarına katılım hakkı sağlanmalı.

* Asgari ücret bütün çalışanlar için ortak saptanmalı.

* Ülke büyürken işçilerin bundan pay almaması adaletsizliktir. Asgari ücret tespitinde geçim koşulları, verimlilik ve milli gelir artışı dikkate alınmalı.

* Asgari ücret tümüyle vergi dışı bırakılmalıdır.

* 2017 yılı için asgari ücret en az net 2 bin TL olmalı.

‘ACIMIZDAN ÖLÜYORUZ ÖTESİ BERİSİ YOK!’

“Kölece çalışmak istemiyoruz” “Asgari ücret 2 bin net” sloganları atan DİSK üyeleri, yapılan açıklamanın ardından Mecidiyeköy metrobüs durağına kadar yürüyerek halka bildiri dağıttı. Bu sırada bildiri alan bir kişi, “2 bin de yetmez” diyerek şöyle devam etti: “Acımızdan ölüyoruz ötesi berisi yok. Siz de görüyorsunuz. Gazeteciyseniz görüyorsunuz. Memleketin vaziyetini görüyorsun 1000 liradan aşağı ev kirası yok. Var mı? Güllük gülistanlık gösteriyorlar memleketi. Neyi güllük gülistanlık. BAĞKUR emeklisiyim ve 1050 lira maaş alıyorum. Bu yaşımda iş arıyorum. Akşama kadar bir simit yemeden gidiyorum eve. Bu üstümdeki montu taksitle aldım. Yalan söylemiyorum vallahi taksitle aldım.” (İstanbul/EVRENSEL)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 24 Aralık 2016 10:12
www.evrensel.net