19 yaşındaki kiralık işçi yaşadıklarını anlattı

19 yaşındaki kiralık işçi yaşadıklarını anlattı

Kiralık işçilik sistemi işçilere çağ dışı yaşam ve çalışma koşulları dayatıyor. 19 yaşındaki kiralık işçi yaşadıklarını Evrensel'e anlattı.

Vedat YALVAÇ
İstanbul

Henüz 19 yaşında. Şu an Horoz Lojistikte çalışıyor, ancak kağıt üzerinde Horoz Lojistikin işçisi olarak görünmüyor. Çünkü o kiralık işçi. Anlattıkları kiralık işçiliğin nasıl kölece bir sistem olduğunu gözler önüne seriyor. Bugün bir işyerinde yarın başka bir yerde çalıştırılabiliyor. Nerede çalışacağı yerini dahi bilmediği bir şirketten açılan telefonla belirleniyor. Ne iş olursa olsun günlük 50 lira verilen işçiye, gönderildiği işyerinin patronu yapılan işi beğenmezse ücret de ödenmiyor. Çalıştığı işyerlerindeki kadrolu işçilerin de durumunun iyi olmadığını söyleyen işçi, kiralık işçilerin bu kötü koşullardan bile mahrum olduklarını anlattı. 

ŞİRKETİN YERİNİ HİÇ GÖRMEDİM

Bağlı olduğu şirketi ve çalışma biçimini soruyoruz. Şöyle yanıt veriyor: “Bir taşeron şirket var. Onun da altında bir başka şirket. Biz ona çalışıyoruz. Erka şirketin ismi. Esenyurt Depo’da yeri varmış. Ben görmedim hiç. Her zaman beni arıyor. Burada iş var diyor ben de oraya gidiyorum. 5 lira da yol ücreti veriyor.” Sigorta primleri de günlük ödeniyor. 

Çalışma süreleri belli değil. Gittiği bazı işlerde 8 saat çalışan işçi, genelde 10 saat çalışıldığını söylüyor. Hangi işte çalışırsa çalışsın günlük 50 lira veriliyor. İşin ağır olması, uzun saatleri bulması bu ücreti hiç mi hiç değiştirmiyor: “İşin zorluğu fark etmiyor. Yaptığımız işler genelde ağır işler. Yükleme yapıyoruz gün boyunca. 1 saat yemek molası dışında ful çalışıyoruz. Yükleme işi bitse bile hemen başka bir iş buluyorlar. Hiç boş bırakmıyorlar.” 

Şu an Horoz Lojistikte çalışıyor. Daha önce Lojistikte çalışmış. Oradaki çalışma koşullarını da şöyle anlatıyor: “Orada 8-4 çalışıyordum. Çok zor ama sürekli yükleme, sevkiyat. 12 lira yemek ve yol parası veriyor. Sonra çıkıp onları dağıtıyoruz. Bazı koliler çok ağır abi. Hele bir de bazı işyerlerinde asansör olmuyor o zaman canımız çıkıyor.” Daha önce çalıştığı Best Eller Lojistikte de Horoz Lojistikte olduğu gibi 10 saat çalışıyormuş.

ZORUNLU MESAİ DAYATILIYOR

Filo ve Best Eller gibi diğer lojistik firmalarına giden arkadaşlarının da olduğunu aktaran işçi şöyle devam etti: “Genelde yükleme ve boşaltma işlerine gidiyoruz. Zorunlu mesai kalıyoruz bazen. Saati 7 lira mesai parası veriliyor. Mesai kalacaksın diyorlar zorla. Taşeron arıyor o da  kal diyor. Sen de mecbur olduğun için kalmak zorunda kalıyorsun. 6 saat mesai kaldığımda aldığım para 42 lira. Yani 16 saat karşılığında 82 lira ücret veriyorlar bize. 5-6 gibi gelip mesai kalacaksın diyorlar. Hiç senin bir işin var mı? Bir planın var mı diye bakmıyor.”

Hadımköy toplu taşıma araçlarının 20.00’den sonra çalışmadığını söyleyen işçi, “Gece 12’ye kadar mesai bırakıyor. Zor bela bizi bırakıyorlar arabalarıyla. Tartışıp konuşmasan onu da yapmayacaklar. İş bitti ne halin varsa gör modundalar” diye konuştu.

ÇALIŞMA GÜNLÜK, ÜCRETLER 15 GÜN SONRA 

İşçileri günlük çalıştıran bu taşeron firmalara işçilere ücretleri ise 15 günde bir veriyor. Bir günde çalışsan 15 gün sonra alıyorsun, 15 gün çalışsan da 15 gün sonra alıyorsun. Ücretlerin elden verildiğini belirten işçiler, “Eskiden günlük çalışanı günlük ücret veriyorlardı. Şimdi o da değişti. Artık bir gün çalışsan bile 15 gün sonra veriyorlar. Bazen günlük sigorta da yapılmıyor. Takip etmen gerekiyor. Cumartesi günü çalışmadığın zaman ücretinden kesiliyor” dedi.

İŞ KIYAFETLERİ VERİLMİYOR

Çalıştığı yerlerde çalışan kadrolu işçilerin de koşullarının çok iyi olmadığını söyleyen genç işçi, kadrolu işçilerin o kötü koşullarına dahi sahip değil. Hadımköy’deki fabrikada Cips rafları, Kıraç’taki fabrika da ise buzdolabı gibi ağır malzeme yüklemelerine rağmen kendilerine ne iş ayakkabısı ne de iş elbisesi veriliyor. 

Soğuk havalara rağmen her şeyi kendi imkanları ile karşıladıklarını söylüyor. 

Çalışan işçi sayısının her gün değiştiğini anlatan işçi gelen bazı işçilerin çalışmasını beğenmeyen patron ücretini de ödemeden gönderdiğine dikkat çekiyor: “Geçenlerde bir işçi getirdiler. İşyeri o kişiyi beğenmedi öğlene  kadar çalıştırıp ne ücretini ne de yemeğini vermeden gönderdi.” 

17 YAŞINDAN BERİ ÇALIŞIYOR

Kiralık işçiliğe başlayan bu işçinin 2 yıl öncesine dayanan bir çalışma öyküsü de var tabii. Ailesinin ekonomik durumunun kötüye gitmesi onun liseyi son sınıfta bırakmasına Van’dan İstanbul Esenyurt’a taşınmasına ve genç yaşta çalışma hayatıyla tanışmasına neden olmuş. Açık öğretimden okumaya devam eden ve üniversite hayali olan bu işçi çalışarak geçirdiği 2 yılını şöyle özetliyor: “17 yaşında yemek fabrikasında başladım ve 6 ay çalıştım. Servis elemanıydım dağıtım yapıyorduk. Daha sonra babamla birlikte Kıraç’ta bulunan Boy boy tekstilde çalışmaya başladım. Makineci olarak çalışıyordum. 12 saat çalışıyordum. Çalışma şartları çok ağırdı. Sağlık açısından çok kötü. Çok tozluydu ve yerimiz çok soğuktu. Her pazar çalışıyordu. Ücretleri geç alıyorduk. Abi zaman geçmek bilmiyordu. Eve geliyorsun yorgunluktan uyuyorsun sabah tekrar işe gidiyorsun. Tüm bunların karşılığında 1600 lira ücret alıyordum. Belim ağrımaya başladı ben de dayanamayıp 7-8 ay sonra çıktım.”

Babası halen aynı yerde çalışan bu işçinin abisi de günlük işlerde çalışıyor.

AKP’Lİ VEKİLLERİN OYUYLA MECLİSTEN GEÇTİ

Özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması, güvencesiz ve esnek çalışma modelini kapsayan yasa tasarısı 6 Mayıs 2016 tarihinde sendikaların ve işçilerin tüm karşı çıkışlarına rağmen AKP’li vekillerin oylarıyla Meclisten geçti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylandı.

www.evrensel.net